Düşünce Kahvesi

İstanbulun kayıp camileri

Posted by: dusuncekahvesi on: Şubat 6, 2010

İstanbul’un tarihi yarımadasındaki Fatih ilçesi sınırları içinde bulunan 281 cami ve mescit, resmi kayıtlarda yerleri belli olmasına rağmen artık yerinde yok. Bazılarının arsaları üzerinde özel mülkiyet binaları varken, bazıları yıkık dökük halde ve işgal altında.

En acı durumda olanlar ise, ibadethane ahkamına çok ters düşen işler için kullanılanlar.. Örneğin Sirkeci Garı bitişiğindeki cami, yeniden cami olarak restore edilmeden önce pavyon olarak kullanılıyordu.

281 cami yok oldu
Yazının devamını oku »

Bir Eski İstanbul

Posted by: dusuncekahvesi on: Şubat 2, 2010

Sağlıkta tam gün doktor’ası

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 31, 2010

Bakanlığa göre, Tam Gün Yasası’yla hizmet kalitesi artarken, doktorların imkânları iyileşecek. Tabipler Birliği’ne göreyse, piyasa ve kölelik şartları geliyor. Etik değerler hiçe sayılacak.

AK Parti Hükûmet’nin hazırladığı “Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, “Hekimler ve uzmanlık dernekleri olarak, bizler bu yasaya karşıyız. Bize rağmen bu yasa çıkarılamaz.” diyen Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) kopardığı büyük gürültüye rağmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
Yazının devamını oku »

Dualar Harabeler Ülkesi Haiti İçin

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 31, 2010


Tevhid Mescidi’nde Cuma namazını kılan Müslümanlar Haiti için dua etti. Hutbeyi okuyan imam, Müslüman ülkelere buradaki insanlık dramına seyirci kalmayın çağrısında bulundu.

Yazının devamını oku »

Zina ve Recim Cezası

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 31, 2010

Recim, Tevrat’ın hükmüdür.

İsa (AS)’da bunu uygulamıştır. Kur’an ise hükmü kaldırmıştır. İslam hukukunu uygulandığı iddia edilen bazı ülkelerden aktarılan Recim uygulamasına yönelik haberler basınımızda da zaman zaman gündeme gelmektedir.Ancak konu aydınlatıcı bir ilmi görüş ile birlikte tüm detaylarıyla ele alınarak kamu oyuna yansıtılmamaktadır. Dolayısıyla da bu tür uygulamalar dine, İslam’a ve Kur’an’a mal edilmektedir. Bu yolla tüm dünyada müslümanlar marjinalleştirilerek çağdışı bir uygulamanın sahibi olarak tanıtılmaktadır…
Yazının devamını oku »

Dicle’yi Ağlatan Ölüm

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 31, 2010

İslam’ın ilk mistik şehidi!

‘Başkalarının ölümlerinde bizleri çeken bir giz vardır.’ diye başlıyorum söze:

Bir ölümden neler öğrenebiliriz?

Bazı ölümler vardır ki idrakimizi aşar, anlayamayız. O ölümler ki hayatlarının son bir yansıması olupta kader sayfalarında yerlerini aldıklarında, uyduruktan hayatlarımıza bakıp nefsimizi kınarız… “Kendini kınayan nefse and olsun” deyip, o ölümlerden yine nefsimize pay çıkarırız da hatadan beri olmayız.
Yazının devamını oku »

Etiketler:

Bir Babanın Anneleri kıskandıran Sözleri

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 28, 2010

Elime alıp göğsüme yatırdığım şey, topu topu 51 santimetreydi. “İşte” dedim, kendi kendime “Hayal ettiğin şey bu”… Kafasını göğsüme yaslayıp, kımıl kımıl kımıldıyordu. O sırada başka bir faaliyet göstermemişti. Hatta bir süre sonra uyuyunca, kımıldanmaları da sona erdi. “Yaşıyor mu hala?” diye nefesini kontrol etme ihtiyacı duymuştum. Kızım ilk kez göğsümde uyuyordu. Uzun süredir baba olmayı hayal eden bir erkek olarak, hayallerimin gerçek olduğunu hissetmiştim, hatta emindim.

İtiraf edeyim, sonraları zaman zaman “ben bunu mu hayal ettim be?” dediğim zamanlar da oldu. Örneğin, hayal ettiğim şeyin gazını çıkartması için benim yardımıma da ihtiyacı yoktu (hatta gazı bile yoktu) … Günde 20 kere altının değişmesi de gerekmiyordu. Hayallerimde uykusuzluktan gözlerimin yanması, neden ağladığını bilmediğin bir yaratığın ciyak ciyak kulaklarımı parçalaması ve benim bu duruma çare bulamamam, gibi bir durum hayallerimin hiç bir köşesinde yer almıyordu.
Yazının devamını oku »

Kardelenler Açmayacak…

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 25, 2010

Varmadan sekizine, ergen oldu Ünzile,

Yağmuru kim döküyor, Ünzile kaç koyun ediyor..

İşte böyle devam eden şarkının mısralarını terennüm edip duruyor iç sesim. Günlerdir televizyon ekranlarında ÇYDD’ nin dönüp duran reklam filmine takılıyor gözlerim. Baba beni okula gönder diye yola çıktıklarından beri tutarsızlıklarının ne boyuta gelebileceğini merak ederek takip ettiğim furyanın diğer bir sloganıyla tanışıyorum. Ünzile’ ler için çağdaş bir gelecek..

Sekiz yaşarlında küçük bir köy kızı koyunlarını güderken eleştiriyor solist, erkenden kadın oldu diyor köy kızı Ünzile için, şehirdeki yaşıtları olan küçük kadınların gayrı meşru hayatlarını unutarak. Ünzile’ nin hayatını eleştirme hakkı görüyor kendinde. Kahramanımız Ünzile’ nin yaşadığı dramatik tablodan, ancak ÇYDD’ nin uzattığı laik ve çağdaş el sayesinde kurtulabileceği vurgulanıyor filmde. Seyreden kişide zavallı kızcağız bu yaşında nelerle uğraşmak zorunda bırakılmış fikri uyandırılarak bağış isteniyor halktan daha aydınlık bir gelecek için(!).
Yazının devamını oku »

Evlenen kadın işçinin kıdem tazminatı

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 25, 2010

Özellikle bayan okurlarımızdan evlenme nedeniyle kıdem tazminatı ödenmesi konusunda sorular geliyor. 4857 sayılı İş Kanunu ile, 1475 sayılı İş Kanunu’nun kıdem tazminatına ilişkin 14. maddesi dışındaki maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu nedenle, kıdem tazminatına ilişkin hükümler yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar kıdem tazminatına ilişkin uygulama aynen devam ettirilmektedir.

1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin (e) bendinde; “Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi rızası ile iş sözleşmesini sona erdirmesi durumunda” kıdem tazminatına hak kazanacağı hükme bağlanmıştır.

Kadın işçiler, evlendikten sonra bir yıl içinde iş sözleşmesini feshetmeleri halinde kıdem tazminatına hak kazanmaktadırlar.
Yazının devamını oku »

Ayrılık Son’lu Bir Başlangıçtır

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 25, 2010

ayrılıklar hep zordu

son yapılan şeyler hep kalırdı akılda
Yazının devamını oku »

Etiketler:

Zarifçe Bir Eser : Mektuplar

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 24, 2010

Cahit Zarifoğlu’nun tüm eserlerini Beyan Yayınları okuyucularla buluşturmaya devam ediyor. En son Zarifoğlu’nun “Mavera” ve “Kadın ve Aile” dergisine gelen ürünlere verdiği cevapları “Okuyucularla” ismiyle kitaplaştıran Beyan Yayınları şimdi de Cahit Zarifoğlu’nun mektuplarını kitaplaştırıyor.
Aynı zamanda Mavera Dergisi şairlerinden de olan Mustafa Özçelik’in böyle bir çalışmanın altına girmesi bir okul görevi görmüş olan  Mavera Dergisi’nin eğitimine devam ediyor olduğunu da gösteriyor. Kendisinden bilgi aldığımda böyle bir çalışmanın güçlüğüne değinen Özçelik bu konuda katkısı olabileceklerden yardım istiyor. Bu sebeple Mustafa Özçelik’in iletişim adresini de veriyorum: m.ozcelik [at] gmail.com

Yazının devamını oku »

M.İslamoğlu’nun Gazze’de Yaptığı Konuşma

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 23, 2010

Ebû Zer Mahkemeleri

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 23, 2010

Ruhumuzun gıdasına ihtimam gösterir, her konuşanı dinlemez, her mecmuaya bakmaz, sokakta yürürken bir ölçüde gözlerimizi kapatırdık. Gözün ve ruhun kirlenmemesini, midenin zehirlenmemesinden daha fazla önemserdik. İstiklal Marşı’nın otel odası şairlerinin kaleminden çıkmadığını konuşur, bu yüzden “büyük mevzularımızı” mütevazı mekânlarda tartışırdık.
Öfkenin de bir onuru vardı, kızınca: “Salli ale’n-Nebi/Allah Resulü’ne salevat getir.” der; müslümanı öldürmek için değil, oldurmak için eleştirirdik.
Faiz parasındaki tozun üzerimize değmesinden korktuğumuzdan bankaların olduğu caddelere girmekten uzak dururduk.
İki arkadaş bir araya gelince akdedilen sohbetlerin ana mevzuu, dünya müslümanlarının sorunları olur; Filistin, Keşmir, Çeçenistan gibi mazlum milletlerin yaşadığı coğrafyalar gündemdeki yerini hiç yitirmezdi.
Müslümanlar arasındaki ırki farklılıklar ya da mekânsal uzaklıkların hiçbir önemi yoktu. Haritada muhtelif devletlerin şehirleri gözüken Bağdat, Kahire, İslamabad, İstanbul yüreklerimizde aynı ülkenin başkentleriydi. Ruhlarımız, günde en az beş defa öteler ötesine seyahatlere çıkar, denizaşırı ülkelerde yaşayan kardeşleriyle hakikat fakültesinin “bünyân-ı marsûs”u yani duvarları birbirine kenetlenmiş binası olduğunu görürdü.
Henüz daha sabi-i mümeyyizken, İslam topraklarındaki bütün üniversitelerde aynı müfredatın takip edileceğine inanır, bunun için kitaplar bile belirlerdik. Mustaz’af müminleri kendi “ehl-i beytimizden” addeder, acılarını yüreklerimizde yaşardık. Bosna’da, Gazze’de bombalanan evlerde yaşıyor gibi üşürdük, titrerdik. Haremeyn gibi en ulvi mekânlar ve namaz sonraları gibi en muazzez zamanlarda önce kardeşlerimiz için dua ederdik.
Yazının devamını oku »

41 Bin Bedrettin Sokakta

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 23, 2010


Türkiye’de 41 bin çocuğun zorla dilendirildiği gerçekliğinde, Haliç Köprüsü’nün refüjlerinde ölüme terk edilen 5 yaşındaki Bedrettin K.nin hikayesini nereye koyacağız?

Talihsiz çocuğun ve kardeşlerinin Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın talimatıyla korumaya alınması, bu kocaman problemin kaçta kaçını çözebilir? Sokaklardaki çocukların sadece; Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Genel Müdürlüğü (SHÇEK)’nün 38 Çocuk ve Gençlik Merkezi ve bağlı 6 gözlemeviyle rehabilitesi mümkün mü? İnsan Hakları Başkanlığı’nın verilerine göre, sokaktaki 41 bin çocuğun 30 bini İstanbul, 6 bin 700′ü Ankara ve 3 bin 300′ü Diyarbakır’da. SHÇEK’in çocuk yuva ve ev sayısı 103. Toplam kapasite 8 bin 843. Kayıtlı 10 bin 41 çocuğun 6 bin 190′ı yatılı. 113 yetiştirme yurdu ve ünitelerinde ise 3 bin 570′i kız 10 bin 406 çocuk barınıyor. Özel kuruluşlarca 877 çocuğa sahip çıkılıyor. Ülke genelinde bu konuda 159 sivil toplum örgütü faal. İstanbul Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri 2004′te dilenen 1.657 çocuğa müdahale etti. Sayı 2009′da 2.334′e yükseldi. 5 yılda yüzde 40′lık artış.  Olay o kadar kompleks ki herkes el atmalı. Baba Ahmet K.ye Bedrettin’i göstermiyor hastane yetkilileri. O da son model arabasına binerek mahallesine gidiyor. Ağlanacak haldeyiz. Recep İvedik ve Yahşi Batı’ya gülüyoruz. İnanın hiç de ‘çok güzel hareketler’ değil bunlar.
Yazının devamını oku »

Erkek adam ev işi yapmaz!

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 23, 2010


Pek makbul değildir, evli erkeklerin ev işi ve çocuk bakımında kadınlara yardımcı olmaları. Zira evde benzeri işlerle uğraştıklarını ağızlarından kaçırırlarsa, kılıbık, pısırık ya da en moderninden ‘light erkek’ damgasını yerler.

Mizacım gereği öyle kolay kolay başkalarının hayatlarını mercek altına alıp insanların hâli vaktiyle ilgilenmem ve kimsenin bulunduğu konuma özenip yerinde olmak istemem ama ne yalan söyleyeyim, geçtiğimiz hafta gazetelerde hakkında çıkan haberleri okuduktan sonra Almanya’daki Yeşiller Partisi lideri Cem Özdemir’in evliliğine gıpta ettim.

Nadiren sahip olduğum hissiyatımın nedeni ise çok basit! Efendim, Yeşiller Partisi lideri Cem Özdemir, Arjantinli eşi Pia Castro’nun doğum yapması nedeniyle 6 haftalık izne ayrılmış ve Almanya’da bu nedenle izin hakkını kullanan ilk parti başkanı niteliğine sahip olmuş.
Yazının devamını oku »

Etiketler: ,

Eklenti Arşivi

Birgaripseyyahişte



Ellerimde Çiçekler (:

Sahnede Bir Çiçeeeeeek

Adam Olacak Çocuk

Gamlı Şehir

More Photos

kayadelen de “twitt”ler

İHH : İnsani Yardım Vakfı

Eş Dost ( Deli Zenciler )

Her Hakkı Mahfuzdur (Eylül 2008)

  • 113,008 KİŞİ BURADAYDI
web stats KİŞİ BURADA