“Ayrılık” efsanesi bitti

ayrilik_1

Ayrılık bu kez Filistinlileri kızdırdı
İsrail ve Türkiye arasında krize neden olan ‘Ayrılık’ dizisi şimdi de Filistin ve Türkiye arasında ayrılık rüzgarları estirdi. Gazze merkezli ‘Kuşatmaya Karşı Halk Komitesi’ diziyi yayınlayan TRT’ye bir mektup yazarak, dizinin Filistin direnişine hakaret ve ihanet ettiğini bildirdi.
Akşam’ın haberine göre dizinin 3. bölümünde, ‘İsrail askerlerinin tecavüzüne uğrayan Filistinli kızların Filistinli silahlı kişiler tarafından öldürüldüğü’ yönündeki sahnelere tepki gösteren komite, mektupta direniş savaşçılarının dizide infaz tugayları gibi gösterildiğini belirterek isyan etti. Dizinin siyasi danışmanı Hakan Albayrak istifa etti.

Konuyla ilgili Timetürk’e açıklamada bulunan Albayrak dizi yapımcılarına ateş püskürürken izleyicilerden de özür diledi. İşte o açıklamanın tam metni:
“Ayrılık – Aşkta ve Savaşta Filistin” dizisi henüz proje aşamasındayken bir dostum “Bu dizide danışmanlık yapar mısın?” diye sordu.

“Mümkün değil, vaktim yok, ama Filistin’in hatırı için bir istişare toplantısı yapabiliriz” dedim. Yaptık. Gazze, Batı Şeria, genel olarak Filistin hakkında bildiklerimi anlattım ve hikâye taslağında bazı değişikliklere gidilmesini önerdim. Mesela; Türkiye’deki terör meselesine yapılan bir atfın kaldırılması, Batı Şeria yerine Gazze üzerinde durulması, zamanımızda geçen bir hikâyede direniş örgütü olarak El-Fetih yerine HAMAS veya başka bir örgütün tercih edilmesi (zira El-Fetih bugün direnişe karşıdır), İsrail ajanı erkek / direnişçi Filistinli kız aşkından vazgeçilmesi vs, vs, vs. Bu önerilerim kabul edildi ve benim için konu kapandı. “Gerisine karışmam” dedim. Her bölümün senaryosunu okuyup değerlendirmeye vaktim olmadığı için ve de okuyup değerlendirmediğim senaryoların sorumluluğunu kabul edemeyeceğim / paylaşamayacağım için, dizinin jeneriğinde ismimin kesinlikle geçmemesini istedim. Bu konuda anlaşmıştık, fakat adımı jeneriğe yine de koymuşlar. Dizinin Türkiye ve dünya gündemine girmesi ‘Türkiye-İsrail kavgası’ şeklinde olunca, hemen itiraz edemedim. İtiraz edemedim, çünkü böyle bir kavgada yer almaktan geri duramazdım. “İsmimin jenerikte geçmemesi gerekiyordu” deseydim, İsrail’le kavgadan kaçıyormuş gibi görünürdüm. Diziyi sahiplenmeye mecburdum ve bundan büyük mutluluk da duydum. Şimdi o fırtına geçtiğine göre (ve dizi maalesef Filistinlileri rencide edecek bir hal aldığına göre) ismimin jenerikten çıkarılmasını talep etmek durumundayım. Bunu geçen hafta yaptım ve TRT’ye teslim edilmiş olan ilk üç bölümün jeneriklerinde değişiklik yapmanın mümkün olmadığı, ama sonraki bölümlerin jeneriklerinde ismimin geçmeyeceği cevabını aldım.

İsrail’i rahatsız eden sahneler başım gözüm üstüne, gerisi bana göre değil. Hiç değil. Türkiye’deki müsbet Filistinli imajını zedeleyen ikinci ve üçüncü bölüm beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. Dizinin jeneriğinde adım geçtiği için suçluluk duyuyorum. Filistin halkına karşı mahcubum.
“Bu diziyi reyting şampiyonu yapalım” demiştim ya… Benim sözüme uyup ikinci ve üçüncü bölümleri seyreden -üstelik çocuklarına da “Filistin’i tanısınlar” diye seyrettiren- ve şimdi bana haklı olarak ateş püsküren kardeşlerimden özür dilerim. Kampanya tabii ki bitmiştir.

Albayrak daha önce diziye tepki gösteren İsrail için şu açıklamalarda bulunmuştu.
“O cümle neydi öyle: İsrail ordusunu çocuk katili gibi gösteren bir flim.. İsrail ordusu çocuk katili değil miymiş yani. Daha bundan birkaç ay önce en iyimser tabirle 1500 sivil insan öldürüldü Gazze’de. Muhtemelen daha fazla. Bunların 300-400 tanesi çocuk. Üstelik bir çoğu da kasten öldürüldü. Okullar bombalandı. BM’in okulu bile bombalandı. Yani çocuk katili değimliymiş adamlar. Muhammed Dura, çocuk değil miydi. Babası korumaya çalışırken taradılar çocuğu.Mezarı orada işte! Gitsinler baksınlar!
Katliamla kurulmuş bir devlet İsrail! Çoluk çocuk ayırımı yapmadan. Kaldı ki bunu itiraf ediyorlar. Gazze’de soykırım yapan İsrail birlikleri, orada yaptıkları mezalimi, çocukları nasıl öldürdüklerini anlatıyorlar. Tişörtleriyle de anlatıyorlar.
Oradaki bir takım radikal örgütler, ordu birliklerinden izin alarak bildiri dağıttılar. Komutanların izni ve teşvikiyle… Diyorlar ki “Sivil militan ayırımı yapmayın. Onların hepsi bizim düşmanımızdır. Hepsi potansiyel bir canlı bombadır.”
Eğer İsrail, çocuk katili denilmesinden rahatsız oluyorsa çocuk katletmekten vazgeçsin! Yaparken rahatsız olmuyor da filmde izlerken mi rahatsız oluyor. “Bu flimde yalan söyleniyor, İsrail’e iftira atılıyor” diyebilecek delikanlı beri gelsin!
Bu filmin zamanlaması da çok harika oldu.Esasında tasarlanmış bir şey değildi. Ben, filmin ne yapımcısıyım ne senaristiyim ne de yönetmeniyim. Süreci de çok takip etmiyorum. Yaptığım bir çok iş içerisinde bir iş bu. Arkadaşlar, bizden danışmanlık hizmeti istediler biz de memnuniyetle verdik. Filmin Salı günü TRT’de yayınlanacağı haftalar öncesinden ilan edilmişti. Fakat bana sorarsanız çok güzel dek geldi.
Lieberman, dünyanın en büyük faşistlerinden bir tanesidir. Yani adıyla şanıyla faşist bir adamdır. Herkes bunu bilir. Amerika’nın eksi dışişleri bakanı Colen Powel, Irak’a saldırmadan önce Katar’a gitti ve Katar emiri Şeyh Tani’den el Cezire’deki Amerika karşıtı yayınlarını durdurmasını istedi. Şeyh Tani, ise “ne yaparsa yapsınlar ben karışmıyorum” dedi. Herhalde biz de kendi yöneticilerimizin Şeyh Tani’nin gerisine düşmesini beklemiyoruz.

Yok elçiyi çağırmış yok ne yapmış. İyi o zaman Nazilerle ilgili bir film yapınca Almanya, Almanya’daki büyükelçimizi çağırsın. Ya da Cezayir filmini yayınlayınca Fransa Dışişleri Bakanlığı, elçimizi çağırsın. Gandi, filmini göstermiyor mu TRT? Orada İngiliz subay, sivil Hintlileri taramıyor mu?
Yani şimdi bizi Antisemitizmle suçluyorlar. Hindistan’daki olaylar anlatılınca biz İngiliz ırkına düşmanlık mı yapmış oluyoruz? Böyle bir şey var mı?
Kim İsrail aleyhinde bir kitap, makale, şiir ve film yapsa hep beraber ayağa kalkıyorlar ki İsrail’in bu gerçek yüzü açığa çıkarılmasın.”

Kampanya bitmiştir
Hakan Albayrak bu sözle bitiriyor açıklamasını. İlk bölümden devşirilen kahramanlık ile yetinin demeye getiriyor. İlk bölümden kotarılan vaveyla size, sonraki bölümlerde ortaya çıkan utanç tablosu yapımcıya aittir öyle mi sayın Albayrak? Madem siz sadece Filistin’in hatırı için bu “konsept danışmanlığı”nı kabul ettiniz madem her bölümün senaryosunu ayrı ayrı okuyup değerlendirmeye vaktiniz olmayacaktı? İlk bölümün akabinde yaşanan “anti-siyonist” direnişi anlatmak için onlarca demeci vermek için nasıl vakit buldunuz? neden “arkadaşlar abartmayın lütfen. ben sadece rica üzerine bir toplantıya katılıp fikrimi ve önerilerimi paylaştım. Mikrofonu yapımcı ve senariste uzatın lütfen” demediniz? Yoksa Albayrak ve türdeşi coşkulu İslamcı yazarlar AK Parti’nin dış politikayla ilgili “duygusal PR”ını mı yürütüyorlar?

Aynı tavrı İsrail’in sözkonusu olduğu başka karelerde görmek de mümkün

150 üye ülkeden temsilcinin katıldığı Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK)’nun Viyana’da düzenlenen 53. Genel Kurul Toplantısı’nda, Ortadoğu’da hem nükleer silah sahibi olan hem de Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) ve Güvence Denetimlerine taraf olmayarak nükleer tesislerini UAEK’nun hiçbir denetimine açmayan ve nükleer yetenekleriyle bölgenin istikrarını tehdit eden tek ülke konumundaki İsrail’le ilgili tarihi bir karar çıktı. Arap Birliği ülkelerinin öncülük ettiği “İsrail’in Nükleer Yetenekleri” başlıklı Karar Tasarısı’nın gündeme alınması için yapılan oylamada Kanada Temsilcisi Tasarı’nın oylanmadan gündemden düşürülmesini isteyince, 53 ülke bu talebin aleyhine, 45 ülke lehine oy kullandı. Türkiye bu oylamada çekimser oy kullandı. Tasarı oylanması için çoğunluk sağlanınca Karar Tasarısı’nın oylanmasına geçildi. Bu sırada salonda bulunan Türk Heyeti salonu terk etti. Türkiye böylece oylamaya katılmadı ve İsrail lehine bir tutum takınmış oldu.
Bu konuda AK parti iktidarı aleyhine Albayrak başta olmak üzere İslamcı yazarların çoğu hiçbir şey yazmadı. Köşelerinde övgüler yağdırdıkları hariciyenin patronunu rencide edecek tek bir cümle kurmadılar.
Ama AK Parti iktidarı döneminde Konya semalarında gerçekleştirilen ve İsrail’in de beş kez katılıp pilotlarını eğittiği Anadolu Kartalı tatbikatının 2009/3 periyodu Genelkurmay Başkanlığı’nın “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yıllık planlı tatbikatlarından olan Anadolu Kartalı (AE 09/3) Tatbikatı 10 23 Ekim 2009 tarihleri arasında, Dışişleri Bakanlığı marifetiyle ilgili ülkeler arasında yürütülen temaslar neticesinde, uluslararası katılım ertelenmiş olarak Konya’da icra edilecektir” açıklamasıyla iptal edilince Albayrak ve bilumum İslamcı yazar sevinç ve zafer çığlıkları atmakta gecikmediler. Oysa İsrail bu ortak tatbikata bugüne kadar AKP iktidarı döneminde katılmıştı ve bu “medeniyet muharriri” malum tayfadan bu konu hakkında hükümet aleyhinde çıt çıkmamıştı.

Fikirzamanı.com

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s