
İnsan güzelleri onlar!
Onlar yolumuzu aydınlatanlar!
Onlar ömürlerini Hakk’a tanıklık ederek geçirdiler!
Onların itikatları belki seninki gibi temiz değildi tembel tüketim kültürü kurbanı ehl-i sünnet olduğunu iddia eden kardeşim! Ama onlar izzetin yanında, adaletin yanında bir hayat sürdüler! Nefret etmediler müslüman kardeşlerinden! İngiliz’in ya da herhangi bir sömürgecinin oyununa gelmediler!
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Yanlış şıklardan biri bile değil bu isimler
Onların isimlerini sizin dersanelerinizdeki gençler bilmiyor; hiç duymadı gençleriniz isimleri haysiyetle yan yana duran bu adamların adlarını! Üniversite sınavında yanlış şıklardan biri bile değil bu isimler!
Onların isimleri sizin partinizin ne kadınlar kolunda, ne gençlik kollarında, ne sayın belediye başkanının herhangi bir konuşmasında gündeme geliyor!
Gelmesin de!
Partinizin ismi de istediği kadar değişsin dursun, istediği kadar yenilesin dursun partileriniz kendilerini…
Başkanın adamları, yalakaları, modern görünümlü kadın kolları, takım elbiseli olmaktan başka özelliği olmayan kalabalığınızla ne kadar durmayacaksanız durmayın! Ne kadar farklı olursanız olun!
Biz, şehitlerin isimlerini dilimizde zikir gibi taşıyarak yürüyoruz yolumuzu!
Ayaklarımızın kaymaması için
Farkındayım, evradının arasında bu isimlere yer açamayan sufi kardeşim, ‘Niye böyle dedin ki, Allah’ın ismi mi ki bu isimler, zikir gibi taşıyorsunuz bu isimleri?’ diyecek!
Desin! Sufi kardeşime de bu mübarek isimleri ağzından düşürmemesini tavsiye ederek yoluma devam edeceğim.
Herkese ağzının payını vermek değil derdim. Benim bir yolum var kardeşim. Bu hayat yoldan ayaklarımızı, gözlerimizi kaydırıyor!
Ayaklarımızın kaymaması için bu güzel adamları, şehitleri, hayatlarını hakikate feda eden insanlık güzellerini unutmamalıyım, unutturmamalıyım!
Malcolm X
Aliya İzzetbegoviç
Seyyid Kutub
Abdulaziz Rantisi
Şeyh Ahmed Yasin
Fadlallah
Cevher Dudayev
Erbilli Esad Efendi
Sedat Yenigün
Metin Yüksel
Bilal Yaldızcı
Selami Yurdan
Mutahhari
Ali Şeriati
İmam Abdullah Harun
ve
İmam-ı Rabbani
Bizim şehitlerimiz saymakla bitmez.
Her biri ayrı ayrı besliyor bizi. Ayrı damarlardan tarihin kalbine kan pompalıyor şehitlerimiz! Şehit tarihin kalbidir ve şehadet, şehadet sururi inkılabest!
Dilimde şu beste.
Durmam ben, akıllanmam… Düşemem yitip giden birçok kardeşim gibi küçük hesapların peşine.
O büyüklerin isimlerinden, hayatlarından besleniyorum çünkü…
Kavgam karanlığa güneş adına
Bir önder var önümde yürür çağlara
Tahtı hasır izleri kaburgasında
Zindanlar durağım olsa ne olur
Yüreğim dünyayı taşır sonsuza
Zindan duvarları okşar başımı
Hicret yollarında çıplak ayaklar
Düşerler düşüme çöller yol olur
Miracın konuşu kutlu haberci
Gözyaşına secdelerle yön veren elçi
Gönülleri muştulayan yüce müjdeci
Kuşandım aşkını çile ne olur
GYY’nin notu: Bu güzel eseri “İmam-ı Rabbani” isimli, 90’lı yılların başında yayınlanmış bir bant tiyatrosunda ezgi olarak dinledik ilkin. Mesut Yabanigül’ün bestelediği bu güzel eserin sözleri şair Ahmet Mercan’a ait.
Eseri Ömer Karaoğlu ile Tamer Duman seslendirmişler. Sizin dinleyeceğiniz kayıtı Grup Genç seslendiriyor.
Klibi dunyabizim.com’dan Ömer Faruk Pekuz bizim için hazırladı.
Selam olsun marşlarımızı, ezgilerimizi unutmayanlara…
Asım Gültekin‘e sormayın neden böyle yazdın diye
// <



















