Düşünce Kahvesi

Archive for the ‘Zarif Kalem’ Category

Masumiyet

Posted by: dusuncekahvesi on: Kasım 20, 2009

Değişen biz değiliz zaman
Çekilin ey masum perdeler kat kat üstümüze
Hadi zaman koş ipe sende
Asıl bizim yerimize
Soyut kavramlığınla tüm suçu sana yıkıyoruz
Kalbimiz rahat
Vicdanımızı sızlatabilecek bir gözünde yok senin
Değişen ben değilim sensin

Ruh Risalesi I

Posted by: dusuncekahvesi on: Kasım 10, 2009

Sözler Acz’in Küfesinde
Sözler Bir Kovuğa Saklanmış
Ruhum Tarumar
Ruhum Hicran
Tüm Dinlemeler Dinlenmeler
Gerilerde Kalmış
İnşirâh 5 Harf
Ruhuma İplik İplik İşlensin İsterdim
Üstümde Yıkılmış Coğrafyaların Hüznü
Göğsümde Bir Ağırlık
İnsan Acısı Damlıyor Bedenimden
Dünyanın Tezatlığıyla Açtığı Çığ
Her Dağlaşıp Dağlaşıp Ruhumun Üzerine Düşüyor
Bir İslam Yıldızı

Acz’im

Posted by: dusuncekahvesi on: Nisan 28, 2009

Neydin Sen
Diye sorarken
zarif
usul
acz ile
akıverdin içime
bir lale zerafetinde kalbim
aydınlandı benliğim
kıvrıldım kendimliğinden
ilahi bir damla gibi içimde
lal gibi söz alıcı
benliğim önünde bir vav
nerden geldiğimi bildiğim
ilk
ve
yek
cemrem SANA
ACZ

Diyanet’in Halleri

Posted by: dusuncekahvesi on: Mart 5, 2009

Allah Rasulü (sav) buyuruyor: “Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu perişan etmez. Kişiye şer olarak Müslüman kardeşini horlaması yeter.” (Buhari ve Müslim)
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. [...]

İpleri Sağlamlaştırma Vaktidir

Posted by: dusuncekahvesi on: Mart 4, 2009

Hayatın keşmekeşinde her gün bir sıkıntı ile sızlanıp duruyor İslam Dünyası.
Sürekli ahir zaman işte… Penceresinden bakıp durmaktayız bizlerde.
Bin bir felaketten sınavdan geçeceğinden bahsedilirken mü’minlerin sınavlarında ,tahayyülde aciz kalan zihnim buhrana giriyor, rahmet yağmurundan emin olmasam biliyorum ki aklım ve hissiyatım beni terk ederdi.
Milyonlarız, La ilahe illallah diyen milyonlarca farklıyız. Lisanlarımız, bakış açılarımız, misyonlarımız milyonlarca çeşitlikteyiz… [...]

Dengeler

Posted by: dusuncekahvesi on: Şubat 26, 2009

Dengelerimiz vardır aklımızla fikir eksenimizi tutkallayan.
Dengelerimiz vardır ailemizin bireylerini tutkallayan.
Dengelerimiz vardır akrabalık bağlarımızı tutkallayan.
Dengelerimiz vardır dilimize nezih bir uslubu tutkallayan.
Dengelerimizi vardır kalbimize ihlası tutkallayan.
Dengelerimiz vardır toplumda duruşumuzu tutkallayan
Dengelerimiz vardır topluma adab-ı muaşereti tutkallayan.
Dengelerimiz vardır zevklerimizi kul hakkının mizanına tutkallayan.
Dengelerimiz vardır elimizin ayarını kalemin mütevaziliğine tutkallayan.
Dengelerimiz vardır aşkımızı ikilikten tekliğe tutkallayan.

Mahrem anlayısına farklı bir bakıs

Posted by: dusuncekahvesi on: Şubat 25, 2009

Günümüzde en asli meselelerden biride yitirilen mahrem anlayışıdır. Giderek herşeyi eriten ahir zamanda mahremiyet kavramıda önemi giderek yitirmiştir. Televizyonla başlayan yozlaşma sosyal hayatın içinde dahada artmıştır.
Mahrem kavramını çeşitli şekillerde açıklamak mümkündür ; çok çeşitli alanlarda mahremiyetlerimiz bulunmaktadır. Ama ben burada kişinin kendi özlük hakları ile ilgili mahremiyete değineceğim.

Flu

Posted by: dusuncekahvesi on: Şubat 3, 2009

Kendinden kaçamaz düşler
Vakit vakiti kovalar sokaklar arası
Her köşe dönemecinde kendine çarpar bu buhran
Bir sarmal olup
Kışın buz olma hakkını
Yazınki cıvıklığına istinaden
Sonuna kadar tüketen tüm
Duygusuz sevdalara inat
Topraklara serpilen ileriye dönük tohumlarda vardır coğrafyalarda
Nereden bakarsan bak
Biz bir savaşın içindeyiz
Başkalarına bakıp
Olmuş bir tarihten
Kendi insanımıza
Kendimize sonra
En ben yanımıza pay çıkarıp
Yürümeye çalışamayız

Visal

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 26, 2009

Visale akar yollar senin eşiğinden
Bir su durulur içimde
Bir zaman hatırlarım ki önceden ırmaktı
Okudukça devşirdikçe sesi duyulurdu
Kalbimin camlarından
Bir dinginlik dizilirdi güne
Okudukça devşirdikçe
Adına bir adım yaklaşırdım

Bilinmezlik Saltanatı

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 25, 2009

Uçlarına mahyalar takılmış minareler gibi
ne sen izlemekten vazgeçeceksin beni
ne ben izlemekten vazgeçeceğim seni
hep eskiye dair ılık ve sevdalı anıları
hep geleceğe dair sevdalı ve dualı umutları
hatırlatacağız

Savaşların Görevi : Yüksek Şiddetli Farkındalık

Posted by: dusuncekahvesi on: Ocak 7, 2009

Bismillahirrahmanirrahim
Savaşlar yüksek şiddetli farkındalık yaratır. İnsanları hayatlarındaki en ufak özel ayrıntılarından toplumsal-evrensel olayları fark etmeye sorgulamaya iter.  Eğer ortada bir katliam mevcutsa.
Misal, İsrail saldırısına karşı yapılan eylemlerde ne kadar geç kalındığını fark ettirir size. Şimdi yapmayı planladığınız ama aslında zamanında yapmadığınız bir çok şeyi getirir aklınıza.
Farkedersiniz ki aslında İsrail uzun zamandır Filistinde illegal bir katliam [...]

Mahkum

Posted by: dusuncekahvesi on: Aralık 1, 2008

Raddi dolar zihnin…
Bu gece
Tamda bu gece
Zemheri dedim
Hazan
Hüzün
Siyah
Kasvet
Tüm resitallerin aşındırdıktan sonra eşiğini
Bir tekrar daha;
Ele aldım kalbimi
önce parçalara ayırdım
baş edemediğim kalbimi
çıkarmadan önce onu oradan
uzun uzun düşündüm
yerine ne koyayım diye
cevap bulamadan boşverdim
soruları

Keşmekeş,feragat,biraz münzevi huzur

Posted by: dusuncekahvesi on: Kasım 24, 2008

Sus ve sadece dinle;
Çırpındıkça batıyorum,yazmaya hevesleniyorum bunalım anlarımda, kalemi elime aldığım an bitiyorum.
Yazı bitişe,
Söz bitişe,
Kağıt bitişe,
Kalem bitişe kitleniyor.
Delirmek üzereyim, hayat öyle boş ki kurtuluşu bilmek kurtulmaya yetmiyor. Balkona çıkıp çiçeklerle konuşuyorum tek tek. Denize bakıyorum,geceyi susturmak için,binbir şaklabanlık yapıyor benim. Ama yine katran siyahı zindanıma vuruluyor kalbim, onu susturamıyorum. Gidişi meçhul yolcular misali, bir de [...]

Bir gençlik Nagihanı

Posted by: dusuncekahvesi on: Kasım 11, 2008

Katre düsse suya kalbimden
ebruli karanfillerle bezense eteklerim
Bir nefes almadığım coğrafyadan
Taş olup kurtulmak istiyor benliğim
Şimdilerde…
Oysa bahar rengi türküler söylerdik bir vakit
Büyütülecek idealler filizdi saksılarımızda henüz
Topraklarımıza doğal yağmurlar düşerdi
Ekmeğimiz hep alın teri kokar
Terimiz saf su içerirdi…
Su buhar olunca geride
Anne kokan baba kokan bir tuz kalırdı
Öpmeye aşina dudaklarımızda…

Yağmura Düşülen Anı Defteri

Posted by: dusuncekahvesi on: Kasım 2, 2008

Bir yağmur vardı
Üzerime üşüşen buluttan hafif
Aczimle hecelenir
Gülşenimden damlardı.
Bir yağmur vardı…
Esamemin alnı kadar sıcak, tanıdıktı…
Renksiz isimsiz suretlere bürünür
Gecenin bir yarısı başucuma uğrardı…
Bir yağmur vardı…
Kururdu dudaklarım.
Suskunluktan susuzluğumu anlardı
Sözleri yudum olurdu.
Şefkatli, bebek kokulu ipeklere bürünür
Ağladığımda omuzlarıma konardı…


Eklenti Arşivi

Birgaripseyyahişte

İn a Way

I Love You (:

Yesemek-Taş Atolyesi

MersinPark



More Photos

Eş Dost ( Deli Zenciler )

Her Hakkı Mahfuzdur (Eylül 2008)

  • 89,454 KİŞİ BURADAYDI
KİŞİ BURADA