Kaplumbağalar da Uçar


Filmin Künyesi
Yönetmen : Bahman Ghobadi
Senaryo : Bahman Ghobadi
Yapım : Bahman Ghobadi, Hamid Ghayami, H. Karimi
Müzik : Hüseyin Alizadeh
Görüntü Yönetmeni : Şehriyar Assadi
Kurgu : Mustafa Khergheh Poosh, Hayedeh Safiyari
Süre : 98’
Orijinal Dil : Farsça
Yapım : 2004, İran – Irak ortak yapımı

Oyuncular:
Avaz Latif (Agrin)
Soran İbrahim (Uydu)
Saddam Hüseyin Faysal (Peşo)
Hireş Faysal Rahman (Hangao)
Abdülrahman Kerim (Rega)
Ajil Zibari (Şirko)

Film Hakkında:

Dünyanın en önemli sorunlarından biri olan mayın tarlaları ve savaş ortamında büyüyen çocukları konu alan filmde, para karşılığı bölgedeki mayınları toplayan çocukların dramatik öyküleri anlatılıyor.

FİLMİN ÖYKÜSÜ
Hikaye, ABD’nin Irak’a müdahalesinin bütün dünyada tartışıldığı dönemde, Irak-Türkiye sınırında bir Kürt mülteci kampında geçiyor. Kampta yaşayan ve ailesini savaşta kaybetmiş olan 13 yaşındaki Satellite (Uydu) lakaplı Soran, ABD hayranı bir Kürt genci. Günlerini televizyon antenlerini tamir ederek ve üç beş kelime bildiği İngilizcesiyle uydu kanallarındaki savaş haberlerini köylülere tercüme ederek geçiren Satellite, ABD Başkanı George W. Bush’un Pentagon’dan yaptığı savaş demeçlerini; “Yarın yağmur yağacak” gibi cümlelerle aktarır.
Kamptaki çocukların hayranlığını kazanmış olan Satellite’in liderliğinde toplanan tehlikeli kara mayınları, burada yaşayan çocukların tek geçim kaynağı. Kampa yeni gelen 14 yaşındaki Agrin’e aşık olan Satellite, onun gözleri görmeyen küçük oğlu ve her iki kolunu da bir patlamada kaybetmiş abisinden oluşan ailesine yardım etmeye çalışır. Ancak acımasız koşulların içerisinde büyüyen Agrin’in tek isteği ölmektir.

YAPIM HAKKINDA
Bahman Ghobadi, Kaplumbağalar da Uçar’ı çekmeye Saddam’ın devrilişinden üç gün sonra “Songs Of My Motherland”in (Annemin Ülkesinin Şarkıları) gösterimi için gittiği Bağdat’ta karar verir. Süper güçlerin ağır silahlarını Irak’a göndermesine sembolik ama sanatsal bir karşılık vermek amacıyla Kaplumbağalar da Uçar’ı çeken Ghobadi, filmin tüm oyuncu kadrosunu amatör oyunculardan seçer.
Oyuncuların bulunması için uzun süren aramalarda yaklaşık 300 kişi Ghobadi’ye yardım etti. Ghobadi’nin “Çekim öncesi ordum” diye adlandırdığı ekip, Irak’taki tüm Kürt köylerini gezdi ve çocukların fotoğraflarını çekti. Baş rol oyuncularından Avaz Latif (Agrin), elektriği dahi olamayan bir köyde bulundu. Soran İbrahim (Satellite) ise çocukların içinde daha önce bir televizyon görmüş tek çocuk. Bahman Ghobadi, kendisine alışmaları için bir süre çocuklarla birlikte yaşadı ve çocuklarla dostluğunu pekiştirdikten sonra kamerasını çalıştırmaya başladı.
Film, Irak’ta da gösterime girdi. Filmin gösterime girdiği Halepçe ve Süleymaniye kentlerindeki sinema salonları, film ekibinin de yardımıyla yeniden inşa edildi. Filmin bu gölgede yapılan ilk özel gösterimlerine, filmin tüm oyuncuları da katıldı. Bağdat’ta yapılacak gösterimler ise güvenlik önlemleri gerekçesiyle iptal edildi.

BAHMAN GHOBADİ
1969 yılında İran’ın Kürt kesiminde bulunan Bane kentinde ailenin ilk erkek çocuğu olarak dünyaya gelen Bahman Ghobadi, öğrenimi sırasında radyoda çalıştıktan sonra sonra 12 yaşında geldiği Sanadaj’da amatör olarak kısa filmler yapmaya başlamıştır. Tahran’da bulunan İran Basın Yayın Yüksek Okulu’nu bitirdikten sonra kariyerine sanayi fotoğrafçılığı yaparak devam etmiştir.
1995-1999 yılları arasında birçok ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödül kazanan 10 kısa filme yönetmenlik etmiştir. Bunlar arasında Clermont-Ferrand Festivali’nde Jüri Özel Ödülünü kazanan “Siste Yaşam” filmi de bulunmaktadır.
1999 yılında, Abbas Kierostami’nin “Rüzgar Bizi Taşıyacak” filminin çekimlerinde baş asistan olarak çalışmış, Samira Makhmalbaf’ın “Kara Tahta” isimli filminde başrollerden birini oynamıştır.
Ghobadi, son filmi “Sarhoş Atlar Zamanı” ile 2000 yılı Cannes Film Festivali’nde “Altın Kamera Ödülü”, “Genç Sinema Ödülü” ve “FIPRESCI Ödülü”ne layık görülmüştür.

YÖNETMENİN YORUMU
Saddam’ın devrilişinden üç gün sonra filmim “Songs Of My Motherland”in (Anayurdumun Şarkıları) gösterimi için Bağdat’a gitmiştim. Amacım süper güçlerin ağır silahlarını Irak’a göndermesine sembolik ama sanatsal bir karşılık vermekti.
Taşıdığım küçük DV kamera ile, birkaç hafta Bağdat’ta ve diğer şehirlerde gördüklerimi kaydettim.
İran’a döndükten sonra beni Irak’ta mutsuz eden her şeyin filmini yapmaya karar verdim: Mayın tarlaları, sakat çocuklar, yakınlarını kaybetmiş insanlar, gitgide artan huzursuzluk… Savaş sanki yeni başlamış gibiydi.
Irak’ta çekim izni almam üç ay sürdü. Küçük bir ekiple çekim yaptık. Dünya televizyonları savaşın bittiğini anons ediyordu, bense başrolünde Bush, Saddam ya da başka bir diktatörün olmadığı bir film çekmeye başlamıştım. Savaşın sonunda bu liderler dünya çapında medya yıldızıydılar. Kimse Irak halkından bahsetmiyordu. Halka ait bir tek resim yoktu. Sadece bir sürü gereksiz görüntü dönüp duruyordu.
Bu filmde Saddam ve Bush yardımcı oyuncular. Öte yandan Irak halkı ve sokak çocukları başrolü oynuyor.
Filmimi diktatör ve faşistlerin politikalarına kurban edilen tüm masum dünya çocuklarına ithaf etmek istiyorum.

Aldığı Ödüller:

Kaplumbağalar da Uçar, 2006 Oscar Ödülleri için İran tarafından “En İyi Yabancı Film” dalında aday adayı gösterildi.
* 52. San Sebastian Film Festivali “Altın İstiridye” Ödülü
* 52. San Sebastian Film Festivali En İyi Senaryo Jüri Özel Ödülü
* 55. Berlin Uluslararası Film Festivali Barış Ödülü
* 40. Chicago Film Festivali Gümüş Hugo (Jüri Özel Ödülü)
* 5.Tokyo Filmex Film Festivali Jüri Özel Ödülü
* 5.Tokyo Filmex Film Festivali “Agnès B. Ödülü”
* 28. Sao Paulo Uluslararası Film Festivali Seyirci Özel Ödülü
* Mexico City Uluslararası Çağdaş Film Festivali “La Pieze” Ödülü (2005)
* Mexico City Uluslararası Çağdaş Film Festivali Seyirci Ödülü (2005)
* 19. Fribourg Uluslararası Film Festivali Seyirci Ödülü
* 19. Fribourg Uluslararası Film Festivali “E-Changer” Ödülü

Reklamlar

10 responses to this post.

  1. Posted by Adem Kayadelen on Ekim 26, 2008 at 11:41 pm

    neresinden başlasam bilmiyorum. aslına bakarsanız başlıyor ve bitmiyor film. hayatınıza bir şekilde giriyor artık. Agrin var bir tane. büyümesine izin verseler yolunda yiğitlerin, zi’in peşindeki mem gibi, koşturacağı bir kız olacak. ama olmuyor işte. babası köyünü işgal eden herhjangi bir asker olan bir özürlü çocuk doğuruyor. bir de abisi var Agrin’in kollarını kaybetmiş bu askerlerin koydukları bir mayınla. abisi, kardeşi ve Agrin…izleyin

    kaplumbağalar da uçar isminin merak edip araştırmıştım.onu da eklemek isterim ayrıca:

    ismin öyküsü eski bir Kürt hikayesine daynıyormuş şöyle bir şey

    göl kenarındaki kaplumbağa kuşlara bakıp onlar gibi gölün öte yakasına geçmek muradındaymış. ama kaplumbağa işte yapamıyormuş. neyse iki kuş bu hüznlü halini görüp ne derdin var diye sorunca anlamışalr bağanın derdini.. demişler sen de uçarsın. bir dal bulmuşlar iki kuş iki yakasından tutmus dalı baga da cenesiyle kavramıs dalın orta yerini. yükseldikçe baga korkmus hayretini bir nida ile acıklamaya yeltenrken cenesi acılmıs ve göle geri düşmüş kaplumbaga..

    yani kaplumbagalar kuş olamamış..
    ——————–

    insan her istedigi olamıyor. bazen kendi hayatına cakılıp kalıyor. belki isyan ediyor neticede hayat onun ve elbet istekleri var insanların..

    belki Agrin de istedi büyümeyi ve aile sahibi olmayı ama O’nun sonu bi ucurum oldu.

    diyoruz işte derdimiz de o ya zaten : çocuklar onların etkisi olmadan çıkmış herhangi bir savasta ölmesinler.

    vesselam…

  2. Posted by birgaripseyyahişte on Ekim 27, 2008 at 10:17 am

    başlığın hikayesinide senden aldık güzel anektoddu.
    Filmden etkilenmemek mümkün değil reel çünkü. Kalbinize bir taş gelip oturuyor. Bu filmlerde sanat aramak kurgu aramak yanlış olur. Derdi başka tpkı sarhoş atlar zamanı gibi.

  3. En kısa zamanda izlemek isterim…

    paylaşım için teşekkürler selam ve dua ile..

  4. Posted by dusuncekahvesi on Ekim 27, 2008 at 3:35 pm

    online olarak izlemek isteyenler için:

    http://www.megavideo.com/?v=DZ5NO7KR

  5. çok güzel bi film izlemeye değer…

  6. Posted by birgaripseyyahişte on Ekim 27, 2008 at 10:31 pm

    kesinlikle..

  7. Posted by şevin on Ocak 24, 2013 at 2:16 pm

    Dağladı yüreğimi savaşın çocukları.

  8. Posted by nuray on Kasım 28, 2016 at 12:54 pm

    filmi düşündüğüm zaman bile içimin acıdığı gözyaşlarımı tutamadığım bir gerçeklik.çok acı çok

  9. Posted by hatice on Ocak 23, 2017 at 6:05 pm

    Ben riga yı merak ettim. Ama hiç bir yerde bulamadım gerçekte de gözleri görmüyor mu? bilen var mı?

  10. Posted by Anonim on Şubat 24, 2017 at 2:51 pm

    Gözleri görmüyormuş ekşide yorumda rastlamıştım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: