Bu Vahşet, Özgürlük Arzumuzu Kıramayacak!


halid-mesal

Benim insanlarım Gazze’de 18 aydır kuşatma altındalar; havadan, karadan ve denizden çevrelenmiş bir halde, dünyanın en büyük cezaevinde hapsedilmiş durumdalar; bir kafesin içerisine kondular, açlığa terk edildiler ve hatta hastalar için gerekli olan tıbbı tedavi dahi onlardan esirgeniyor. “Yavaş Ölüm Politikası”ndan sonra bombardıman geldi… Dünyanın en yoğun nüfuslu bu bölgesinde, hükümet binalarından tutun, evlere, camilere, hastanelere, okul ve marketlere kadar hiçbir şey İsrail savaş uçaklarının saldırılarından kurtulamadı. 540’dan fazla insan öldürüldü ve binlerce kişi kalıcı sakatlıklar yaşadı. Öldürülenlerin üçte biri kadınlar ve çocuklar… Aileler toplu bir şekilde katledildiler; hatta bazıları uyurlarken bu katliama maruz kaldılar.

Bu kan gölü, yalanlar ve yanlış mazeretler altında akıyor. Biz, Hamas olarak 6 ay boyunca ateşkese riayet ettik. İsrail, bu ateşkesi daha başından tekrar bozdu. İsrail’in geçitleri Gazze’ye kadar açması ve ateşkesi Batı Şeria’ya kadar uzatması gerekiyordu. İsrail, aralıksız bir şekilde elektrik ve su rezervlerini keserek bu ölümcül Gazze kuşatmasını sertleştirmeye devam etti. Bu ‘kolektif ceza’ durdurulmadı; bilakis, cinayet ve suikastlarla hızlandırıldı. Güya ateşkes olan bu süreçte, 30 Gazzeli ‘İsrail ateşi’ sonucunda öldürüldü ve yüzlerce hasta, bu işgalin doğrudan bir sonucu olarak hayatını kaybetti. İsrail, bu ‘durgunluk periyodu’ndan memnuniyet duydu; fakat aynı memnuniyeti bizim insanlarımız yaşayamadı.

Bu bozulan ateşkes, son dönemlerine yaklaştığında, biz, bu ablukanın kaldırılması ve Refah dâhil olmak üzere bütün Gazze sınır bölgelerinin açılması karşılığında, kapsamlı, yeni bir ateşkese hazır olduğumuzu deklare ettik. Bizim çağrılarımıza kulak verilmedi. Fakat, biz hala, işgal güçlerinin Gazze’den tamamen geri çekilmesinin ardından bu koşullar üzerinden oluşacak yeni bir ateşkese yeşil ışık yakabiliriz.

Batı Şeria’dan hiçbir roket fırlatılmadı. Fakat, burada yayılma politikası durmaksızın devam ederken, geçen yıl İsrail’in elinde 50 kişi hayatını kaybetti ve yüzlerce kişi yaralandı. Biz, İsrail’in dört bir yandan kuşattığı ve onun insafında olan bir avuç bölgenin ve toprak parçasının daralmasından hoşnut olmayı kastediyoruz. Gerçek şu ki, İsrail, işgal, açlık, bombardıman, suikastlar, saldırılar ve sömürge yerleşimler karşılığında, sadece bizim halkımız tarafından riayet edilecek tek taraflı ateşkes istiyor.

Bizim direnişimizi sonlandırmamızı talep edenlerin mantıkları son derece saçma… Onlar, mahkûmları, işgal edilmişleri, kurbanları suçlarken; en ölümcül ve yıkıcı silahlarla kuşanmış olan işgalci ve saldırganların yükümlülüklerini temize çıkarmaya çalışıyorlar. Bizim mütevazı, ev yapımı roketlerimiz, dünyaya karşı protesto çığlıklarımızdır. İsrail ve onun Amerikalı ve Avrupalı sponsorları bizi sessiz bir şekilde öldürmek istiyorlar. Fakat biz sessiz bir şekilde ölmeyeceğiz.

Bugün Gazze’de yaşananlar, daha önce Yaser Arafat zamanında da yaşandı. Arafat, İsrail’in diktelerine boyun eğmeyi reddettiğinde, iki yıl boyunca tanklarla kuşatılan Ramallah’taki karargâhında hapsedildi. Onun azmini kırmakta başarı sağlanamayınca, zehirlenerek öldürüldü.

Gazze 2009 yılına tıpkı 2008’deki gibi girdi: “İsrail ateşi altında…” Geçtiğimiz yıl, hava saldırılarında Ocak ve Şubat ayları arasında 140 Gazzeli hayatını kaybetti. Ve İsrail, Temmuz 2006’da Lübnan’daki başarısız askeri saldırısına başlamadan hemen önce, Gazze üzerine binlerce mermi yağdı ve 240 kişi öldü. 1948’deki Deir Yasin’den bugünkü Gazze’ye, İsrail’in suç listesi son derece uzun… Gerekçeler değişiyor; ama gerçekler aynı: sömürgeci işgal, zulüm ve hiç bitmeyen adaletsizlik… Eğer bu, Dışişleri Bakanı Tzipi Livni’nin sözünü ettiği gibi İsrail’in ‘değerlerini’ savunduğu ‘özgür dünya’ ise, o zaman, bizim bu dünya ile hiçbir işimiz yok.

İsrailli liderlerin kafası hâlâ karışık. Saldırılarına net bir hedef belirleyemiyorlar. Meşru seçimlerle iktidara gelen Hamas yönetimini devirmekten, roket saldırılarını durdurmaktan bahsediyorlardı. Gazze’nin direnişini kırmayı başaramadıkça, ölçütlerini daha aşağı çekiyorlar. Şimdi Hamas’ı zayıflatmaktan ve direnişi sınırlamaktan söz ediyorlar. Fakat bunların hiçbirini başaramayacaklar. Gazze halkı her zamankinden daha fazla birbirine kenetlenmiş durumda ve İsrail terörüne boyun eğmeyecek. Amaçlarını adalet ile zırhlandırmış olan savaşçılarımız, işgal ordusu içerisinde birçok hasar meydana getirdiler ve topraklarını ve insanlarını savunmak için savaşmaya devam edecekler. Hiçbir şey bizim özgürlük arzumuzu yenemez.

Bir kez daha Washington ve Avrupa, işgalciyi ve saldırganı koruyup yardım ederken, bu savaşın kurbanlarını kınamayı tercih etti. Barack Obama’nın George Bush’un felaket dolu mirasını terk edip yeni bir başlangıç yapacağını ümit ettik; ancak Obama, Mumbai saldırısını hemen kınarken, Gazze’de 10 gündür devam eden katliama ses dahi çıkarmadı. Ancak benim halkım yalnız değil. Özgürlük yanlısı milyonlarca kadın ve erkek, adalet ve özgürlük için yapılan mücadelede bizimle beraberler. İsrail saldırganlığını protesto etmek ve Filistin halkıyla dayanışma sağlamak için sadece Arap ve İslam dünyasında değil tüm dünyada milyonlarca insan gösteri düzenliyor.

Hiç şüphe yok ki, İsrail’den, Gazze’deki anlatılmamış yıkım, ölüm ve acıların intikamı alınacaktır. İsrail, 2006’da Lübnan’da yaşadığı acıyı Gazze’de de yaşayacak. Bizler bombalara ve kuşatmalara boyun eğmeyeceğiz ve işgale teslim olmayacağız.

HALİD MEŞAL

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: