Dön Kendine









……………………………….

.

Dön Kendine
b/aşka çarem yok
.e

herkes bahçendeyken ben
/ nârında kalırsam
ateş midir yandığım

semazenleri döndüren rüzgar
kalbimde yıllanmış badelerden esince
hangi bahçelere yağmur taşırsın
hangi sözler sana saklanır
beni sen diye söyler dudaklar

yeni bir sözüm var
göğsümden yükselen seslerden başka
her nefeste bir zaman / mesel
ney’i fısıldasam kulaklarına
tercih’imde hep bir hicret bulurum

.d

bu aşk
eğri omzumda hiç kalır mı emanet
yaban ellere düşünce şiir
düşünce ellere yaban

göğe bir merdiven dayar
her bir basamağımda yerle bir olan
titrer çaresiz düşlerimde yitik
/ dudaklar
kan damlatır ayetten damarlarıma
binlerce yıldız avuçlarken beni
hüküm giydiren bu güneş başka

kırmızı kiremitlerden bir çatı çiz sen
elindeki dünya resmine
insanlar olsun rengarenk siyah
dön kendine

.e

bir rüya değilse aşk mıdır kanatları
bahçene yuva yapan kuşların
alıp götürsün beni

kör bir renge boyanmış okyanusların
hangi balık görmüş ki mavi olduğunu

saçlarımdan uzuyor intiharlara
kanatsız melekler gibi geçtiğim köprü
tövbesi yok dünyada pişmanlıkların
bir terazi kurulmuş omuzlarımdan
vaktiyim kıyametin

ateşini yakan dünyada / bendim
günahlarımın şeytan yareni
bir Ağrı yükselir mi azı dişimden
elimdeki nasırlar şahit ise duama
ay tutulsun gözlerim

buğu tutar camlar / iz bırakır bakışım
hangi yüzümdür bu aynalardaki

ey sırra kadem basan aşikar
tabirim caiz değil
göğsüme sığmayan şu harfsiz nokta
âh bilinse, bir

.p

damarlarımdan ıslanınca karanlık
hiç istemedi uyanmak rüyada ağlayan gözlerim
itiraf ettiğim inkar

aşk bir dumansız ateşle içimde kalsın
yaşatan nefeste bir aşkı yakan cehennem bendim
bir çok sözden kıskandığım dudaklar
dul kalan aşklarda bakir

öfkeleri dindiren bir söz bulunca
susma ‘dinle’!
sahip çıksın adın bütün dünyaya

muvahhit bir sevincin raksıdır hüznüm
bir’e kadar sayınca

oyuncaktır bu işte hayat
masum gözlerden bakan şeytana
misafiri dilenen ev sahibi kapılarsa
dilenir misafiri dilenci bir kapıda

.y

pamuk ipliğinden kopar sınırlar
iğne deliğinden uzanırken akşama
başlar
/ son nefesini vermeyen ölüm
iner gözlerine inceden sessiz

ve sen dönünce biter seninle başlayan ölüm

iner gözlerine inceden sessiz
son nefesini vermeyen ölüm /
başlar iğne deliğinden uzanırken akşama
pamuk ipliğinden kopar sınırlar

kapıda bir dilenci misafiri dilenir
kapılarsa ev sahibi dilenen misafiri
şeytana bakan gözlerden masum
hayat işte bu oyuncaktır

a.

bire kadar sayınca
muvahhit bir sevincin raksıdır hüznüm

sahip çıksın adın bütün dünyaya
susma dinle
öfkeleri dindiren bir söz bulunca

bakir aşklarda dul kalan
bir çok sözden kıskandığım dudaklar
bendim cehennem yakan aşkı bir nefeste yaşatan
kalsın içimde ateşle dumansız bir aşk

itiraf ettiğim inkar
gözlerim ağlayan rüyada uyanmak istemedi hiç
karanlık ıslanınca damarlarımdan

bir bilinse âh
göğsüme sığmayan şu harfsiz nokta
tabirim caiz değil
sırra kadem basan aşikar, ey!

hangi yüzümdür bu aynalardaki
buğu tutar camlar iz bırakır bakışım

ay tutulsun gözlerim
elimdeki nasırlar şahit ise duama
bir Ağrı yükselir mi azı dişimden
yareni şeytan günahlarımın
bendim dünyada ateşini yakan

vaktiyim kıyametin
bir terazi kurulmuş omuzlarımdan
tövbesi yok dünyada pişmanlıkların
geçtiğim köprü melekler gibi kanatsız
saçlarımdan uzuyor intiharlara

mavi olduğunu hangi balık görmüş ki
kör bir renge boyanmış okyanusların

alıp götürsün beni
bahçene yuva yapan kuşların
bir rüya değilse kanatları aşk mıdır

h.

dön kendine
insanlar olsun rengarenk siyah
elindeki dünya resmine
kiremitlerden kırmızı
çiz sen bir çatı

hüküm giydiren bu güneş başka
binlerce yıldız avuçlarken beni
ayetten damarlarıma kan damlatır
/ dudaklar
yitik düşlerimde çaresiz titrer

yerle bir olan her bir basamağım da
göğe bir merdiven dayar

yaban ellere düşünce şiir
düşünce ellere yaban
emanet kalır mı hiç
eğri omzumda
bu aşk

u.

tercih’imde hep bir hicret buldum
ney’i fısıldadıysam kulaklarına
her nefeste bir zaman / mesel
göğsümden yükselen seslerden başka
yeni bir sözüm var

dudaklar beni sen diye söyler
sözler hep sana saklanır
hangi bahçelere yağmur taşınır
kalbimde yıllanmış badelerden esince
rüzgar semazenleri böyle döndürür

üç kitap dolusu mektubunu aldım
herkes bahçendeyken ben
/ nârında kalırsam
ateş midir yandığım

b/aşka çarem yok
Dön Kendine

Osman Gürsoy


Antoloji şiir yarışmasının 2. si

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: