İnsanlık Dışı Haklar ? / Hamid GOLPİRA


zulum_sefalet

Mazlum insanlarla konuşmak için vakit isteyen sözde insan hakları aktivistleri, son zamanlarda sessiz bir şok yaşadılar.

Onlara, dünyalarını allak bulak eden ve ‘gerçeklik’ algılarını değiştiren onlarca şey anlatıldı.

Şu tarz şeyler duydular:

Eğer bize yardım etmek istiyorsanız, yaklaşım tarzınızı değiştirin. Siz, düşmanı, insan haklarına saygı göstermesi için ikna etmeye çalışıyorsunuz. İyi de, onlar, bu konsepti anladıkları açıdan, insan haklarına saygı göstermezler. Siz de görüyorsunuz ki, onlar insan haklarını, insan olarak gördükleri kişiler için talep ediyorlar. Maalesef, bu, bizi kapsamıyor. Onlar, bizi ‘insanlık dışı/insanca olmayanlar’ olarak görüyorlar. Ve, ortada ‘insanlık dışı haklar’ diye bir mefhum da yok…”

“Ve zalimlerin birçoğu, bizi asla insan olarak görmeyeceklerdir; dolayısıyla bizim insan haklarımıza saygı duymak için de herhangi bir neden olduğuna inanmayacaklardır.”

“Eğer bize yardım etmek istiyorsanız, yaklaşım tarzınızı değiştirin. Bu zalimleri, bizim yakamızdan uzaklaştırmak için birşeyler-HERHANGİ BİR ŞEY!!!- yapın. Fakat, lütfen “düşmanı bizim insan haklarımıza ikna etmek” tarzındaki ‘cici yaklaşımınızı’ unutun. Eğer, bunu devam ettirmek isterseniz, o zaman bizi yalnız bırakın; biz sizin ‘sözde’ yardımınızı istemiyoruz çünkü bu, hiç de gerçek bir yardım olmayacaktır. Eğer, bunu devam ettirmek istiyorsanız, hepinizin canı cehenneme…“

“N-word”(İngilizcede zenci anlamına gelen ‘nigger’ kelimesini kullanmamak için bu kelime kullanılır)kelimesi, insanlıktan uzaklaşmanın çok etkileyici bir örneğidir; çünkü “n-word” kelimesi, aslında ‘insanlık dışı/insanca olmayan’ anlamına gelir.

Ve, bu, senin neden bu kelimeyi kullanan beyazlardan ve Afrikalı olmayan diğerlerinden sakınman gerektiğinin cevabıdır. Aslında, hatta sen, bu kelimeyi kullanan siyahlardan da sakınmalısın.

Daha önceleri Geronimo Pratt olarak tanınan ‘Siyah Panter Partisi’nin eski üyesi Geronimo Ji Jaga, işlemediği bir cinayetten hüküm giydiği için 1970 yılından 1997 yılına kadar 27 yılını hapiste harcadı. Jaga, California’daki Orange Country Temyiz Mahkemeleri’nin kendisi hakkındaki mahkûmiyet kararını kaldırmasının ardından serbest bırakıldı. O, sessiz kalması ve bu olayın başkalarına ibret olması amacıyla FBI tarafından tuzağa getirildi.

27 Mart 1998’de Washington D.C.’de gerçekleştirilen ‘Eriha 98’ yürüyüş ve mitinginin sonunda, Geronimo Ji Jaga, yaptığı konuşmada; kendisi hapishanedeyken, sözde insan hakları savunucularının, şiddeti bırakmadığı müddetçe kendisini desteklemeyeceklerini söylediklerini belirtti. Ji Jaga, bu kişileri, oluşan koşulları kendi destekleri için kullanmaları dolayısıyla sert bir şekilde eleştirdi.

Dolayısıyla, biz, özgürlük mücadelesinin gerçek bir parçası olmayan kişilerin, gerçek özgürlük savaşçıları için kurallar koymaya çalıştıklarını görebiliyoruz.

Paradoksal olarak, bugün şiddetin her türlüsünün aleyhinde olan aynı insanlar, şiddet yoluyla kazanılmış olan 2. Dünya Savaşı sırasında faşizme karşı verilen mücadeleden her an övgüyle bahsediyorlar. Ve bu kişilerin hemen hepsi, genellikle şiddet ile kazanılmış olan kendi ülkelerinin ‘milli özgürlük mücadeleleri’nden de hep övgüyle bahsediyorlar.

Nasıl bir iki yüzlülük ama… Onlar, ‘Küresel Güney’in insanlarına etkileyici bir şekilde şunu söylüyorlar: “Evet doğru, biz özgürlüğümüzü şiddet yoluyla elde ettik; fakat siz bu yol ile yapamazsınız. Sizin mücadeleniz şiddete dayalı olmamalıdır. Eğer bu, zafer elde etmenin daha uzun vakit alması ve bu esnada sizin insanlarınızın gereksiz yere acı çekmesi, açlıktan ölmesi anlamına geliyorsa; öyle olsun…”

Fakat, Küresel Güney’in insanları bu hilekârlığı desteklediler.

1960’larda Malcolm X şöyle demişti: “Biz, bu dünya üzerindeki haklarımızı deklare ediyoruz; insan olmak için, insan olarak saygı görmek için, bu toplumdaki, bu dünya üzerindeki insan haklarımızın verilmesi için… Ve buna hayat vermek için gerekli olan her aracı kullanmaya niyetliyiz.”

Malcolm X, aynı zamanda şunları da söylemişti: “Bizim amacımız, her türlü yola başvurmak koşuluyla, mutlak özgürlük, adalet ve eşitliktir”.

Ve O, doğruydu. Biz, zulmü sona erdirmek için çok çalışmalıyız ve bunun için her türlü yola başvurmalıyız.

Bununla birlikte, mücadelede, düşmanın ahlak dışı ve adil olmayan metotlarını da kullanmamalıyız. Biz, insanlığımızı kaybetmemeliyiz. Bu, zalimlerin en önemli amaçlarından biridir.

Zalimler, bizi insanlıktan çıkardılar; fakat biz, onları insanlıktan çıkarmamalıyız çünkü o zaman, onlar kazanacaklar; çünkü biz, sadece onlar gibi olmuş olacağız. Başkalarını insanlıktan çıkarmak, daima kendini insanlıktan çıkarmaya yol açar.

Şer güçlerin, dünya üzerindeki tüm insanların haklarına saygı gösterip göstermediği, çok da önemli değil… Onların neye inandığı da çok önemli değil… Önemli olan şey şudur ki, bizler, “onların artık ceza görmeden insan haklarını ihlal edemeyeceklerini ve insanlara zulmedemeyeceklerini” sağlamak ve garanti altına almak için çok çalışmalıyız.

Gelin insan olalım ve insanlığa zulmedenleri, layık oldukları yere koymak için çok çaba sarf edelim. Neticede biz bunu yapmazsak, kendi insanlığımızı kaybedeceğiz.

Bu analiz, İsmail Duman tarafından İsra Haber için tercüme edilmiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: