Namazda Kıraat


Kıraat farz namazların ilk iki rek’atında farzdır: Zira Allah (cc) buyurdu ki;

“Artık Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun.” [75] Kıraat namazdan başka yerde farz değildir. Öyle ise namazda Kur’an-ı kerîm okumak farzdır. Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:

“İlk iki rek’atdaki kıraat, son ikirek’atdaki kıraatin yerini tutar.” Yani onun yerine geçerli olur. Vezirin dili, emirin dilidir atasözünde olduğu gibi.

Son iki rek’atinde sünnettir (İmam Şâfii). Farz namazların son iki rek’atinde kıraat yerine Allah (cc) ı tesbihde bulunmak da yeterli olur (İmam Şafii).

Kıraatin farz olan miktarı her rek’atda bir âyet okumaktır (İmam ebû Yûsuf, İmam Muhammed, İmam Şâfii): İmameyn dediler ki; üç kısa âyet veya bunlara denk olan uzun bir âyet okumak gerekir. Çünkü Kur’an; mûciz (âciz bırakan) in adıdır. Bu okuyuş miktarmden daha azı mûciz sayılmaz.

“Artık ondan (Kur’an’dan) kolayınıza geleni okuyun.” [76] âyetinde her hangi bir kayıt yoktur. Şu halde bir âyetden azı kıraat hükmünün kapsamı dışında kalmaktadır. Öyle ise bir âyetten fazlası bu hükme dahil olmaktadır. Yukarıda geçen âyette her hangi bir müddet veya âyet belirlenmediğine göre, namazda Fâtiha’yı okumak farz değildir. Hz.   Peygamber (sas) in;

“Kitab’ın (Kur’an’ın)Fâtiha’sı okunmadan namaz olmaz.” [77] sözü ve bu konudaki diğer  hadîs-i şerifler âhad haberlerdir. Bunlarla Kur’an-i kerîm’in mutlak olarak bildirdiği hükmün neshi caiz değildir. Şu halde bizim de beyan ettiğimiz gibi; namazde Fatiha okumak farz değil ama, vâcib mânasında telakki edilmelidir.

Fatiha  okumak bir sûre veya üç âyet okumaksa, vâcibdir: Çünkü Hz. Peygamber (sas) terketmeksizin buna böyle devam etmiştir. Bu sebepledir ki; unutularak terk edilmesi halinde sehiv secdesi yapmak vâcib olur. Sabah ve öğle namazlarında Hucurât sûresinden Burûc sûresinin sonuna kadar olan sûrelerden birini okumak ikindi ve yatsı namazlarında Târik sûresinden ‘lem yekûn’ sûresinin sonuna kadar olan sûrelerden birini; akşam da ‘lem yekün’den sonra gelen sûrelerden birini okumak sünnettir: Hz. Ömer, Ebû Musa el- Eş’arî (ra) ye bir mektupla bunu böyle bildirmiştir. Bu tartışmasız böyle bilinmektedir. Sabah namazında kırk veya elli âyet okumak müstehabdır, denilmiştir. Sabah namazında 40-60 âyet okumak müstehabdır, diyenler de olmuştur. İbn. Ziyad’dan rivayet olunduğuna göre 60-100 âyet okumak müstehabdır. Bütün bu miktarlara ilişkin haberler vârid olmuştur. Denildi ki; 100 âyet zâhidler içindir. 60 âyet bilinen normal durumdaki cemaatlerde okunur. 40 âyet cadde üzerindeki mescidlerde kılınan sabah namazlarında okunur. Öğle namazında 30, ikindi ve yatsı namazlarında 20 âyet okunur. Bunun temel ölçüsü; imamın cemaati azaltmayacak miktarda okumasıdır. Yalnız başına namaz kılan kimsenin sevap kazanmak için hazarda daha çok okuması evlâdır.

Zaruret halinde ve yolculukda duruma uygun olanı okumak sünnettir: Sıkıntıyı ve zorluğu gidermek için böyle yapmak gerekir. Sünnet olanı, her rek’atde Fatiha ile birlikte tam bir sûre okumaktır. Bir rek’atde iki sûre okumak müstehab değildir. Çünkü buna dair bir nakil yoktur. Ama okunursa da, sakıncası yoktur. Keza; bir sûreyi iki rek’atde okumak da böyledir.

Namazlardan her hangi biri için Kur’an-ı kerîmden her hangi bir yer tayin edilemez. Tayin edilmesi mekrûhdur: Bu hususdaki nasslar mutlaktır. Çünkü her hangi bir namazda devamlı olarak Kur’an-ı kerîmin belirli bir yerini okuma halinde, diğer yerler terk edilmiş olur. Ancak o belirli yerin okunması o kişinin kolayına geliyorsa, veya fazilet bakımından Kur’an-ı kerîmin her tarafının aynı derecede olduğunu bilmekle beraber, Hz. Peygamber (sas) in o yeri okumuş olmasından dolayı kendisi de teberrüken o yeri okursa; bunda mekrûhluk olmaz. İnsanların cemaate kavuşmalarına yardımcı olmak maksadıyla imamın sabah namazının ilk rek’atını ikinciye nisbetle uzatması müstehabdır. Ama diğer namazlarda böyle yapması mekrûhdur. İmam Muhammed bunu bütün namazlarda yapmak müstehabdır, demiştir. Hz. Peygamber (sas) in de böyle yaptığı nakledilmiştir. Biz diyoruz ki; her iki rek’at da eşit kıraat istihkakına sahiptirler. Birinde diğerlerinden fazla okumanın manalı bir gerekçesi yoktur. Ama sabah namazı böyle değildir; o uyku ve gaflet zamanıdır. İlk rek’atin ikinciye göre biraz daha uzun tutulmasına dair gelen rivayet istiftah duası ve eûzü besmelenin uzatılması şeklinde yorumlamak mümkündür. Yoksa bunu üç âyetten daha azı üzerinde düşünmek muteber olmaz. Çünkü işin içinden çıkmak mümkün olmaz. [78]

[75] Müzzemmil: 73/20.

[76] Müzzemmil: 73/20.

[77] Bu hadisi Buhari, Müslim, Ahmed b. Hanbel, Ebü Davud, Tirmizi, Nesei ve İbn. Mace rivayet etmiştir.

[78] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta’lîlî’l-Muhtar, Ümit Yayınları: 1/111-113.

Sâlât (Namaz) Kitabından alıntıdır.

Reklamlar

4 responses to this post.

  1. teşekkürler

  2. Posted by düşüncekahvesi on Ağustos 3, 2009 at 6:05 am

    faydalı oldu ise ne ala

  3. Faydasızmı olur namazın Konusu. Allah razı olsun.

  4. Posted by ss on Mart 14, 2012 at 11:20 pm

    Ortada kitap halini almış bir eser yok iken bir insana Kur an dan kolayına geleni oku demenin mantığı nedir?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: