İslam’da Irk ve Irkçılık


a) Irk kavramı neyi gösterir?

b) Irk teriminin evcil hayvanlara uygulanmasından sonra bu­nun insanlar hakkında kullanılması bir gerçek midir?

c) Tür ile ırk arasındaki sınırı belirlemek mümkün müdür?

d) Irkçılık nedir?

e) İslâm ırkçılığı benimsemiş midir?

f) Peygamber (a.s.) Efendimiz Araplar arasında ırkçılığa kapı açar mahiyette bir şey buyurmuş mudur?

g) Irkçılığı reddeder mahiyette hadisler var mıdır?

h) Kur’ân’da ırkçılıkla ilgili âyetler var mıdır?

i) İslâm’ın ırkı ve ırkçılığı müsamaha ile karşıladığı doğru­mudur?

j) Vatan sevgisinin anlamı nedir ve İslâm’ın bu husustaki gö­rüş ve tutumunun ölçüsü belirlenmiş midir?

Yukarıda on madde halinde plânını sunduğumuz ırk ve ırkçılık konusunda İslâm’ın görüşünün ana hatlarını getirip gereken açıkla­mayı özetliyerek sunmayı uygun bulduk. Çünkü bu konuda çok fark­lı görüşler, iddialar sürüp gitmekte ve çoğu zaman genç kuşaklar arasında bir tartışma konusu haline getirilmektedir.

Kur’ân’ın insanlıktan yana sunduğu ilâhi rahmeti ve bu rahme­te lâyık görülenleri iyice anlayıp tesbit ettikten sonra ırkçılığın ma­hiyeti kendiliğinden anlaşılır. Çünkü İslâm Dini, ırk ve ırkçılık dini değil, cihan dinidir; bütün milletlere ve çağlara seslenen ve bütün insanları kardeş yapmak istiyen bir dindir. Onun güç ve kudretini ve ana temasını bu açıdan ele aldığımız zaman, ırkçılığın bu dinde yeri olmadığı kendiliğinden ortaya çıkar.

O halde önce tariflerden sonra sunduğumuz plâna göre bir açık­lamada bulunmamız, konuyu daha da rahat anlamamıza yardımcı olacak ve bu hususta meraklılara az da olsa malzeme sunacaktır.

Irk Kavramı Neyi İfade Eder?

Irk, belli bir kesimde yaşıyan bir kabile ya da milletin veya ailenin kökü, soyu demektir. Buna “sülâle” de denir. Hayvanlar ara­sında ırk kavramıyla bazı ayrımlar yapıldığı gibi, insanlar arasında da buna yer verilmiştir.

Ancak şunu belirtelim ki, çeşitli ırklar arasında kesin bir çizgi koymak çok zordur ve aslında biyolojik bir kavramdır. Aynı atadan gelen ve topluca yeter ölçüde belirleyici biyolojik karekterler göste­ren fertlerin toplamına bu mânayla ırk denir.

Tür ile ırk arasındaki sınırı belirlemek de kolay değildir; türde olduğu gibi ırkta da anatomik karekterler çok çeşitlidir.

Irkçılık Nedir?

Belli bir ırkı diğer ırklardan üstün tutmak, ona bazı özellikler vermek anlamına gelen bir kavram ve bu kavram doğrultusunda ge­liştirilen sistem demektir.

Bilim açısından ırkçılığın yerine gelince: Bu, savunulması çok zor, hattâ imkânsız bir teori sanılmaktadır. Çünkü saf ırkların yer­yüzünde kalmadığı bir gerçektir. O halde herhangi bir ırkın üstünlüğünden söz etmek de o derece anlamsızdır.

İslâm, insanlığın ortaklaşa mânevi değeri ve yine bütün insan­lar için bir hayat düsturudur. O ne bir millet veya ırkın malı, ne de belli bir çağın sistemidir. Bütün insanların ve çağların değeri ve eskimeyen müşterek malıdır. İslâm’ı bu açıdan ele aldığımızda ilk na­zarda ırkçılığın bu dinde yeri olmadığı kesinleşir. Musevîlikte ırkçı­lık hâkimdir, onlarda misyon teşkilâtı yoktur, dini yayma politikaları düşünülmez. Kendi ırklarından başkasını kabul etmezler. Çünkü Tevrat sadece İsrail oğullarına indirilen bir kitaptır, cihanşümul vas­fı yoktur. Kur’ân ise bütün insanlara indirilen bir kitaptır ve en be­lirgin vasıflarından biri cihanşümul olmasıdır.

İslâm’a ırkçılığı soktuğumuz gün, onun sözü edilen cihanşümul vasfını ve kudretini reddetmiş oluruz ki, bu Allah’ın kitabına atılan büyük iftiralardan biri sayılır, O ne Arapların, ne de Türklerin inhisarındadır, kapısı bütün ırklara ve milletlere her zaman açıktır.

Peygamber (a.s.) Efendimiz Irkçılığı Benimsemiş Midir?

Önce Kur’ân onun bütün milletlere gönderilen son Peygamber olduğunu ilân etmiştir:

“Ey Şanlı Peygamber! Biz seni ancak âlem­lere rahmet olarak gönderdik..”[1]

“Ey Peygamber! Biz seni ancak bütün insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.”[2]

Sonra da kendisi ırkçılık konusuna açıklık getirmiş ve bunu bir­çok hadîsleriyle belirtmiştir:

“Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Rabbiniz birdir; babanız da birdir. Bilin ki, Arabın Arap olmayan üzerinde, Arap olmayanın da Arap üzerinde; kızıl derilinin siyah derili üzerinde; siyah derilinin kızıl derili üzerinde hiçbir üstünlüğü ve fazileti yoktur, ancak takva (=Allah’tan korkup fenalıklardan sakınmak, ilâhî sınırlara uymak) ile üstünlük vardır. Tebliğ ettim mi?”

Buyurdu. Bunun üzerine, (orada hazır bulunanlar)[3]

“Allah Re­sulü tebliğ etti..” dediler.

“Irkçılığa davet eden bizden değildir. Irkçılık üzerine savaşan bizden değildir! Irkçılık üzerine ölen de bizden değildir.”[4]

Açıklama:

“Irkçılık” diye çevrisini yaptığımız “asabiyyet” tabirinin sözlük mânası, yakınlık gayreti gütme, ziyade taraflılık, demektir. Terim olarak, baba tarafından olan yakınların oluşturduğu ve devamını sağlamaya çalıştıkları ırkçılık gayreti, anlamına gelir.

Ashab’dan Vasile b. el-Eska’ (r.a.) diyor ki:

“Peygamber (a.s.) Efendimize sordum:

“Asabiyyet (=Irkçılık) nedir?” dedim. Buyurdu ki:

“Kendi kavmine (yaptıkları ve yapacakları) zulümde yardım etmendir.”[5]

Ashab’dan Sürâka b. Mâlik (r.a.) anlatıyor:

“Resûlüllah (a.s.) Efendimiz bize bir hutbe irad etti ve ezcüm­le buyurdu ki:

“Sizin hayırlılarınız, günah işlemediği sürece kendi aşireti (ay­nı asıldan gelen kavmi) ni (başkalarının zulüm ve saldırısına karşı) savunandır.”[6]

“Kim haksız yere kendi kavmine yardım ederse, (bir çukura) yu­varlanıp kuyruğundan tutulup çekilerek (kurtarılmaya çalışılan) de­veye benzer.”[7]

Kur’ân, bu meseleyi kesin hatlariyle belirleyip sonuçlandırmış ve her türlü şüpheleri kaldıracak şekilde açıklamıştır:

“Ey insanlar! Şüphesiz ki biz sizleri bir erkekle bir dişiden ya­rattık. Sizi -birbirinizle tanişabilesiniz diye- milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en saygıdeğer olanınız, (Allah’tan) en çok kor­kup, (fenalıklardan sakınan ve ilâhî sınırlara) saygılı olanınızdır. Al­lah bilir ve haberlidir.”[8]

Bu konuda Hz. Ali (r.a.)’nin nefis birkaç mısra’ı da vardır, onla­rın tercemesini vermekle yetinmek istiyoruz:

“İnsanlar birbirine benzerlik cihetiyle denktirler, Babaları Âdem, anaları Havva’dır.

Soylarında iftihar edecek bir şeref yoksa. Çamur ve su (ile iftihar etsinler).

Fazilet ve üstünlük ancak ilim ehline mahsustur.

Onlar doğru yol üzerinde, doğru yolu bulmak istiyenlere yol göstericilerdir.

Kişinin değeri, yaptığı iyilide (ölçülür).

Cahiller ise ilim ehline açık düşmandır.

Soylu bir kimseden bir cömertlik (söz konusu edip) getirecek olursan,

Bizim soyumuz ve nisbetimiz, cömertlik ve yüceliktir.

Sen hep ilimle ayakta durmaya bak, ona hiçbir şeyi denk tutma. Bil ki, insanlar ölüler (gibidir), ilim ehli ise delilerdir.”[9]

Irkçılık konusunda, Kur’ân’daii, Hadîslerden ve Hz. Ali’nin söz­lerinden naklettiklerim, zannedrsem, meseleye çözüm getirmiş, şüp­heleri giderecek bir açıklık sağlamıştır.

Ancak şunu belirtmemizde yarar vardır: İnsan kendi milletini her zaman zulüm ve tecâvüzden korunmakla yükümlüdür. Resûlüllah (a.s.) Efendimiz de Vasile b. el-Eska’ın rivayet ettiği hadîste buna işarette bulunmuş ve savunmanın ölçüsünü belirtmiştir. İslâm, gayr-i müslim vatandaşların vatandaşlık haklarını korumuş, onları İslâm Devletinin himayesine vermiştir. Vatandaşlık vecibelerini yerine getirdikleri sürece bu böyledir.

Ayrıca haksızlığa uğrayan vatandaşların -dini ve inancı farklı da olsa-, onlara yardım etmek gerekir. Bu ırkçılık değil, suçsuz va­tandaşı, zulme uğrayan insanı korumaktır.

Irkçılığa Kapı Açar Şekilde Bazı Rivayetler:

Bu konuda hadîs diye adlandırılan ve nakledilen bazı rivayetler vardır. İlim adamları, daha çok hadîs münekkitleri yaptıkları ciddi araştırma neticesinde bu rivayetlerin zayıf ve uydurma olduğunu tesbit etmişlerdir.

Sözü edilen hadîslerden bir kısmı:

“Arab’ı sevmek imândır, onlara buğzetmek nifaktır.”[10]

“Kureyş’i sevmek imândır; onlara buğzetmek küfürdür. Arabı sevmek imândır, onlara buğzetmek küfürdür. Arabı seven kimse be­ni sevmiş olur; Araba buğzeden kirase bana buğzetmiş olur.”[11]

“Ansar’ı sevmek imânın belirtisidir; Ansar’a buğzetmek müna­fıklığın belirtisidir.”[12]

“Arabı üç şeyden dolayı severim: Çünkü ben Arabım, Kur’ân Arapçadır, cennet ehlinin dili Arapçadır.”[13]

Yukarıda meallerini sunduğumuz rivayetler, hadîs ilim adamla­rının ittifakıyle delil ve dayanak kabul edilmiyecek kadar zayıftır. İmam Süyutî, İmam Sahavî, el-Aclûnî bunlar üzerinde gereken araş­tırmayı yapıp senetlerinin zayıf olduğunu belirtmişlerdir.

O halde ırkçılığı teşvik edecek veya benimsetecek ya da övecek mahiyette sahih hiçbir rivayet mevcut değildir. Bunun aksine ırkçılığı yeren birçok sahîh rivayetler mevcuttur.

Zaten Kur’ân’ın esasiyle bağdaşamıyan bir hadis düşünülemez. Şayet böyle bir rivayet varsa, bu mutlaka kasıtlıdır, sonradan uydu­rulmadır.


[1] Enbiyâ: 21/107.

[2] Sebe’: 34/28.

[3] Müsned-i Ahmed b. Hanbel: 5/411.

[4] Sünen-i Ebî Dâvud, Taç.: 5/46.

[5] Sünen-i Ebî Dâvud, Taç.: 5/46.

[6] Ebû Dâvud, Et-Taç: C. 5/46.

[7] Sünen-i Ebî Dâvud, Tac: 5/46.

[8] Hücurat: 49/13.

[9] Nûrü’l-Ebsar: 1/84-85, Mısır: 1370.

[10] Hâkim, Enes’den rivayet etmiş; zayıftır.

[11] Taberanî el-Evsat’da Enes’den rivayet etmiş zayıftır.

[12] Nesaî, Enes’den rivayet etmiş zayıftır..

[13] Taberânî, Beyhaki ve Hâkim,İîbn Abbas’dan zayıftır

Reklamlar

3 responses to this post.

  1. Posted by dusuncekahvesi on Nisan 2, 2009 at 10:40 am

    Ayrıca haksızlığa uğrayan vatandaşların -dini ve inancı farklı da olsa-, onlara yardım etmek gerekir. Bu ırkçılık değil, suçsuz va­tandaşı, zulme uğrayan insanı korumaktır.

    lütfen Türkiye insanını bu söylem doğrultusunda bir etütden geçirelim..

    ermeni dölü, kürt soyu, yunan tohumu vs vs söylemlerine bir dikkat edelim

  2. Posted by ulkem on Aralık 19, 2009 at 10:19 am

    sende kurtmusun dusunce:)kafır ermenıye bıle edılen laf tan ıncındııne gore sende dın ıman dııp sonrada turk olmada ne olursan ol mantıgındakılerdensın))tabı bunları humanızm masalı altında söledgıgın ıcın pek şirinsin ama bılırım ben senın mantıgındakılerı:!!

  3. Posted by düşüncekahvesi on Aralık 21, 2009 at 8:52 am

    biz insandan bahis ederiz
    ve Kuranda içinde vicdan taşıyan insan hısmına değer verir.
    Hümanizmden önce olan KURANın dilinden bahsediyoruz.
    Ah şu kitabı hala anlayamayanlar
    Hümanizm ne olaki Yaşayan Kuran varken

    vesselam…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: