Adem ile Havva


Bu konuda Tevrat’la Kur’an arasında ayrılıklar vardır. Kur’an’da yaratma emrinin yaratılışın başında mı, ortasında mı, sonunda mı olduğu belli değildir. Tevrat’a göre, başlangıçta hiç bir şey yoktu, boşluk, karışıklık ve karanlık hakimdi. Allah önce ışığı yarattı ve karanlıktan ayırdı. Böylece gün ve gece oldu. Bu yaratma fiilinin meydana geldiği ilk günde oldu, ancak Güneş ve Ay henüz yaratılmamıştı. Bu durumda gece ve gündüz nasıl meydana geldi sorusu cevapsız kalıyor. İkinci günde sema, üçüncü gün kuru ile yaş, kara ile deniz birbirinden ayrıldı. Halbuki bunların ayrılabilmesi için daha önce yaratılmış olması gerekiyordu! Daha sonra bitkiler de belirlendi. Dördüncü gün Güneş, Ay ve yıldızlar yaratıldı. Beşinci gün sularda ve havada yaşayan hayvanlar, kanatlı kuşlar yaratıldı. Altıncı gün Allah “Adem’i kendi suretinde yarattı” ve yedinci gün dinlendi. [11] Bu haberler Kur’an’da yoktur. Kur’an’a göre Allah yorulmaz ve dinlenmeye de ihtiyacı yoktur. Ancak Kur’an da yaratılışın altı zamanda olduğunu söylüyor. Ayrıca bir şeyin olmasını  istediği an “Ol” demesinin yeterli olduğu beyan ediliyor. Bu iki ifade ilk bakışta tezat gibi görünüyorsa da, “Ol der ve olur” sözü Allah’ın kudretini, altı zaman sözü ise, geçmişte alemi nasıl yarattığının haberi oluyor. Zaman İfadelerinde kullanılan “Yevm” kelimesi Kur’an’da  çeşitli manalara gelir. Bazı ayetlerde 12 saat, yani gece ve gündüz veya 24 saat bir gündür. Yİne Allah’ın yanında bir “Yevm”in insanların bin senesine mukabil olduğu söyleniyor. Başka bir ayette “Gün”ün karşılığı elli bin sene olarak gösteriliyor.   Bunlardan “Yevm” kelimesinin anlamını insani ölçülerle sınırlamanın mümkün olmadığı, ancak alemin altı zaman sürecinde yaratıldığı anlaşılıyor.


Tevrat insanın yaratılışı hakkında “Tanrı Adem’i kendi suretinde yarattı” diyor. Kur’an’da böyle bir ifade yoktur. Kur’an;

“Zatına benzer hiç bir şey yoktur” [12] ayetiyle Adem’in ve oğullarının Tanrı’nın suretinde yaratıldığı görüşünü reddediyor. Ancak Tevrat ayetine paralel bir Hadis rivayeti sebebiyle Tevrat’ın bu ifdesi Müsliimanlarca görme, işitme vs. gibi Tanrı’mn “Kendi sıfatında” yaratıldığı seklinde yorumlanmıştır. Kur’ana;


“Adem’in yasak ağaçtan yediği” [13] haberi vardır ki, buna göre, ağaçlar ve bitkiler Adem’den önce yaratılmış olmalıdırlar. Yine “Siz ikiniz ondan bol bol yeyiniz, fakat “Şecereye” yaklaşmayınız” [14] ifadeleri daha önce ağaç ve üzerinde bittiği toprağın varlığı anlamlarına geliyor. Daha sonra da insanın “Nutfeden” [15] yaratıldığı ifadelerinden Kur’an’ın insanın biyolojik tarihine değil, yaratılışındaki bazı safhalara işaret ettiği sonucu çıkıyor. Bunlar Allah’ın Adem’i bir anda yaratmış olmasına engel olmadığı gibi, safhalar halinde yaratmış olmasına da engel değildir. Ancak aşağıdaki ayetler, ilk insanın safha safha yaratılmış olabileceği anlamını güçlendiriyor. Ayrıntılar bilinmemekle birlikte, tabiat bilimcilerinin ve tabiat tarihçilerin çalışmalarıyla bazı Kur’an ayetleri arasındaki ilgi hayret vericidir. İstikbalde yapılacak bilimsel çalışmaların konuya daha berrak ışık tutacağı şüphesizdir:

“İnsanı yaratmaya çamurdan başladı.” [16]

“Allah sizi yerden bir bitki olarak bitirdi.” [17]

“İnsan üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi? (Yani insan üzerinden öyle uzun süreler geçti ki henüz kendisi, anılan bir şey değildi. Topraktan süzüle süzüle çeşitli merhalelerden geçerek uzun zamanı aşarak nihayet nutfe haline geldi).” [18]

“Oysa O, sizi aşama aşama yarattı” [19]

“Sonra onu düzeltti, ona kendi ruhundan üfledi” [20]

“Sonra onun neslini bir Özden, hakir bir su(yun tizün)den yaptı” [21]

“Sizi ondan (yani yerden) yarattık yine oraya döndürürüz ve sizi bir kez daha ondan çıkarırız” [22]

“Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz!” [23]

Yukarıdaki ayetlerin yorumunda İhvan us-Safa risalelerinin yazarları, İbn Miskaveyh vs. gibi İslam alimleri insanın tekamülle yaratıldığını söylemişler, ancak bilimsel temele yerleştirememişlerdir. [24] Günümüz müfessirlerinden Süleyman Ateş de;

“Onu düzenle(yip insan şekline koydu)ğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman hemen ona secdeye kapanın” [25] ayetindeki “Zaman, süre, feizâ” anlamından, Adem’in zaman süreci içinde yaratıldığı kanaatına varmaktadır. Dinler için önemli olan Allah’ın yaratma fiilinin inananlarca kabulüdür. Nasıl yaratıldığı, mahiyetinin ayrıntıları, bilimsel araştırılması ve yorumlan ile günümüzde Fen Bilimleri yakından ilgilenmektedir.

İslam’ın “Ehl el-Kitab” olarak isimlendirdiği Yahudi, Sabii, Hıristiyan ve İslâm dinlerince de genel görüşe göre, ilk İnsan, diğer bir ifade ile günümüz insan soyunun ilk atası Hz. “Adem”dir. Allah yeryüzünü insan soyunun yaşayabileceği bir duruma getirdikten sonra Adem ve Eşini arza indirmiştir. [26] Günümüzün naklî bilgileri ışığında bu inişin mahiyeti ve tarihini belirlemek henüz güçtür. Bazı müslüman düşünürler Kur’an’ın El’araf suresinin 2. Ayetinde;“Sizi evvela yarattık, sonra size suret verdik” ve Meryem 58. ayetinde “İşte bunlar, Allah ‘in kendilerine nimetler verdiği peygamberlerinden Adem’in zürriyetinden, Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan,  İbrahim ile İsmail’in neslinden,hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendir”, ifadesindeki peygamberlerin Adem soyundan geldiğini vurgulamasını, Adem soyu dışında da insanların olabileceği işareti kabul ederek Adem öncesinde de Allah’ın başka bir insan soyu yarattığının nakli delili şeklinde yorumlamışlardır. [27] Yine Kur’an’daki adem kelimesinin bazı ayetlerde Hz. Adem anlamında özel isim, bazı ayetlerde insan anlamında cins isim olarak kullanıldığını ifade ederek yorumcuların ve düşünürlerin dikkatini çekmişlerdir. Bilimsel araştırmaların da gelişmesiyle gelecekte konunun daha da açıklığa kavuşacağı şüphesizdir.

Tevrat’da Hz. Adem’in eşinin ismi, ilk kadın olarak “Havva”dır. Kur’an’da isim zikredilmez. Tanrı emrini çiğnemeleri sebebiyle bu çiftin cennetten çıkarıldığı rivayet edilir:

“Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde kalıp bir süre yaşamanız lâzımdır”, [28] denir. Ceza olarak içinden çıkarıldıkları “Bahçe” anlamındaki Cennetin dünyada veya dünya dışında olup olamayacağı konusunun tartışmaları devam etmektedir.

Kur’anı Kerim Hz. Adem’in dünya hayatından, başka bir ifade ile cennet dışındaki hayatından bahsetmez. Ancak daha önce O’na eşyanın;

“Bütün isimlerinin öğretildiği” [29] söylenir kî, buradan Hz. Adem’in tabiat veya başka şeyler hakkında bilgi sahibi olduğu anlaşılıyor. Tevrat, Adem oğullarından Kabil’in çiftçilik, Habil’in hayvancılık yaptığını ve iki kardeşin aralarındaki anlaşmazlığı haber veriyor. [30] Kur’an ise, isim zikretmeden bu iki kardeş arasında ortaya çıkan kıskançlık, kavga ve öldürme olayına işaret ediyor. [31] Bu rivayetleri Peygamber Adem’in yaşaması muhtemel çağlara işareti bakımından değerlendirmek mümkündür. İnsanlığın ziraata ve hayvancılığa geçtiği devirlere işaret eden deliller sayılabilir. Günümüz arkeolojisinin bilinen keşifleriyle tarihiendirmek de mümkündür.Kur’an’da Hz. Adem’in  oğullarından “Şif”den  söz  edilmez. Müfessirlerin bu konudaki açıklamaları tamamen Tevrat ve Talmud haberlerine dayanır. [32]

İlk insanla ilgili diğer dinlerin görüşleri ise, her dinin kendi yapısına göre farklılıklar gösterir. Efsanevi yaratıcılara dayandırılır. İnsanın bir yaratıcı tarafından yaratıldığı ve insanlığın da ondan türediği düşüncesi dinler arası yaygın, ortak bir inançtır. Örneğin Eski Yunan’da Zeus “Pandora”yı, Eski Türklerde Karahan “Kişiyi” yaratmıştır. [33]

—-

[11] Tekvir: 81/11, 26.

[12] Şura: 26/11.

[13] Araf: 7/22.

[14] Araf: 7/19, Bakara: 2/36.

[15] el-Hac: 22/5.

[16] Secde: 32/7.

[17] Nuh: 71/17.

[18] Kur’an, İnsan Suresi, 1; Süleyman Ateş, Kur’an-ı Kerim ve Yüce Meali, Ankara, s. 577.

[19] Nuh: 71/14, Ateş, 570.

[20] Secde: 32/9.

[21] Secde: 32/8.

[22] Taha: 20/55; Ateş, 314.

[23] İnşikak: 94/19; Ateş, 589.

[24] Muhammed Hamidullah, Dinler Tarihi Konferansları, 3 Nisan 1977 Erzurum.

[25] Hicr: 15/29.

[26] Nisa: 4/l; Araf: 7/24.

[27] Amiran Kurtkan, Sosyolojik açıdan Tasavvuf ve Laiklik, Kutsun Yayınevi İstanbul 1977, s. 69-77.

[28] Bakara: 2/36; Araf: 7/24.

[29] Bakara: 2/31, 33.

[30] Tekvin, IV,2-4.

[31] Mâide: 5/27, 31.

[32] Tekvin,IV,l-26; V,l-6; The Talmud, H.Polano, London and New York 1978, 372 sayfa, s.15-22.

[33] Bkz. Mustafa Erdem, Hz.Adem, Ankara 1993, s.1-12.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: