62’inci Bağımsızlık yıldönümünde Pakistan


21574

Mahmut Osmanoğlu

Bir çay şirketi ile başlayan ama yavaş yavaş tüm Hindistan Altkıtası’nı (Urduca – Berrei Sagir) ele geçiren İngilizlerin 200 yılı aşkın hâkimiyetleri ardından bu bölgeden çekilecek olmaları Müslümanları büyük bir ikilemde bıraktı.

Hindu çoğunluğa sahip ve dolayısıyla da önerilen demokratik rejim içerisinde hep azınlık kalmaya mahkûm olarak Hindistan’la birliktemi devam edeceklerdi yoksa ayrı bir devlet mi kuracaklardı?

Müslümanlardan bir kısım ileri gelenler Hindistan içerisinde kalıp devam etmeyi savunurken Muhammet Ali Cinnah’ın başında geldiği bir kısım aydın ve din âlimleri “Müslümanların hayatlarını inançlarına göre sürdürebilecekleri “pak” bir vatan fikrini savunuyordular.

“İki Millet Teorisi” uyarınca Müslümanlarla Hinduları iki ayrı millet olarak gören ve bir nevi “Müslüman milliyetçiliği” güden Muhammet Ali Cinnah ve başında olduğu Müslüman Birliği Partisi ( Muslim League) Müslümanların çoğunlukta olduğu eyaletlerde 1939 seçimlerini kazanarak bir yerde Hindistan’ın Hindularla Müslümanlar arasında bölüşülmesinin kapısını araladılar. Hem de Hinduların efsanevi lideri Mahatma Gandi’nin tüm bölünmeme ısrarlarına rağmen.

Bölünme epeyce sancılı oldu. 15 milyona yakın kişi yeni kurulan iki devlet arasında yer değiştirdi ve iki yüz bin ile bir milyon arasında kişi göç esnasındaki şiddet olaylarında hayatını kaybetti.

Pakistan 14 Ağustos 1947 de İngiltere’den bağımsızlığını kazandı. İngilizler Hint Altkıtası’ndan çıktılar ama arkalarında yeni kurulan iki devletin uzun dönem birbirleriyle kanlı bıçaklı olacağı Keşmir gibi problemler de bıraktılar.

Bu problemler dolayısıyla Pakistan ve Hindistan günümüze kadar kanlı bıçaklı kaldılar ve iki ülkenin 62 yıllık bağımsızlık süreci içerisinde 1947, 1965, 1971 ve 1999 da dört kere savaşa tutuştular. Savaşlar Keşmir sorununu çözmedi ama kuruluşunda Doğu ve Batı Pakistan’dan oluşan Pakistan 1971 savaşında Doğu Pakistan’ı kaybetti. Doğu Pakistan Bangladeş adını aldı.

Enteresandır, ikisi de İngilizlerden bağımsızlık kazanmış olmalarına ve Hindistan’da olmamasına rağmen, Pakistan’da askerler sık sık darbe yaparak yönetimi ele geçirdiler ve ülkenin 62 yıllık siyasi hayatının yarısı askeri yönetim altında geçti.

Bu darbelerden bir tanesi de General Ziyaülhak zamanında gerçekleşti. Ülke tarihinin en önemli siyasi partilerinden birisi olan Pakistan Halk Partisi’ni kuran ve halk içerisinde yaygın tabanı bulunan Zülfikar Ali Butto devrildi ve yeni bir dönem başladı.

Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal girişimi de hemen hemen aynı tarihlerde oldu. Mücahitlerin Sovyetler karşısındaki direnişine destek köprüsü Pakistan üzerinden kuruldu ve Pakistan bundan istifade etmesini bildi. Pakistan hem Kızıl Ordu’nun Afganistan’da ölümcül yara almasıyla bir sonraki “domino taşı” olmaktan kurtulmuş ve hem de “stratejik derinlik” arayışında olduğu Afganistan’da söz sahibi olmaya başlamıştı.

Pakistan’ın en önemli kazanımı bir başka konuda idi aslında: Abdülkadir Han’ın “Soğuk Savaş”ın bu en hararetli yıllarındaki nükleer çalışmaları faydasını vermiş ve Pakistan “İslam Bombası”nı yaparak nükleer silaha sahip ilk ülke olmuştu. Nükleer silahların yaygınlaşmaması konusunda oldukça hassas davranan nükleer güçler ya Pakistan’ı engellememişler, göz yummuşlar veya engelleyememişlerdi. Ama netice olarak Pakistan kendisinden bir gün sonra bağımsızlığını kazanan Hindistan’ın hemen ardından nükleer denemelerini yaparak “nükleer klüb”e kendisinin de girdiğini ilan etmişti. Bugün Pakistan’ın yaklaşık 70 nükleer silaha sahip olduğu iddia ediliyor.

Pakistan’ın Afganistan’la ilgisi Sovyetlerin çekilmesi ardından da sürdü. Taliban’ın yükselişi daha çok Pakistan istihbarat teşkilatı ISI ile irtibatlandırıldı. Unutulan bir şey vardı. “Afgan Cihadı” döneminde seferber edilen, Sovyetlerin çekilmesi ve yerli Afgan hükümetinin düşmesinden sonra iktidarı ele geçiren “Mücahitler” aleyhine desteklenen desteklenerek işbaşına getirilen Taliban bir bumerang gibi daha sonra geri dönüp Pakistan’ın başına bela olacaktı. Çünkü Taliban medrese talebelerine deniyordu ve Afganistan’da fazla olmasa da Pakistan’da yüz binlerce medrese talebesi vardı. Dolayısıyla, Taliban’ın başarılı olması Pakistan’ı da etkileyebilirdi. Nitekim öyle de oldu. Afganistan’daki Taliban’a desteğe giden Pakistanlı medrese talebeleri daha sonra “Pakistan Taliban”ını oluşturdular. Zamanla çoğaldılar güç kazandılar ve bugün Afganistan ile Pakistan arasındaki kabile bölgelerinde Pakistan Taliban Hareketi adına Pakistan ordusu ile çatışıyorlar.

İç siyasi çekişmeler, askeri çatışmalar, dış müdahaleler arasında Pakistan’ın günümüz konumunu değerlendirmekte de fayda var.

Pakistan genç bir devlet olmasına rağmen bugün yüz seksen milyona yakın nüfusu ile İslam dünyasının önde gelen ülkelerinden birisidir. Nükleer silaha sahip ilk ve tek İslam ülkesi olması yanında geliştirmiş olduğu nükleer başlık takılabilen kısa, orta ve uzun menzilli füze sistemleri ile önemli caydırıcı bir güçtür de. Pakistan geldiği noktada 7.000 km menzilli Kıtalararası Balistik Füze üzerinde çalışmaktadır. Her ne kadar Hindistan’ın gölgesinde kalsa da Pakistan artık, hem bölgesel, hem uluslar arası ölçekte hatırı sayılır bir güç haline gelmiştir.

Bütün bu özellikleri ile bugün 62. bağımsızlık yıldönümünü kutlayan Pakistan bir taraftan yukarıdaki özellikleri itibariyle gücünün zirvesinde olsa da, bu gücü gitgide kendileri aleyhine büyüyen tehdit olarak algılayan bölgesel, uluslararası güçler ve özellikle de İsrail ve müttefikleri tarafından bir o kadar da tehdit altındadır.

Pakistan “zinde” ve “payende” kalabilmek için üzerinde yürüdüğü ince çizgide çok ölçülü adımlar atmak zorundadır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: