Yüzlerce gencin elinden tuttu!


Dr. Hikmet Yaman (Öğretim üyesi): “O bir azim ve idealizm ummanı”

Nureddin Yıldız Hocamızın ilmî, kültürel ve insanî faaliyetlerine, kendisiyle tanışmakla müşerref olduğum 1992 yılından beri hayranlıkla şahit olmaktayım. Yetiştirdiği yüzlerce talebe, kurucusu olduğu onlarca ilim ve vakıf müessesesi ve velud kaleminden çıkan bereket dolu sayısız eserleriyle hizmet alanını gün geçtikçe daha da genişleterek, özellikle de genç müslüman nesillere, engin ilim ve irfan ufukları açmakta olduğunu da derin bir takdir hissiyatı içerisinde izlemekteyim. Nureddin  Yıldız

Köklü bir aile eğitimi temeli üzerine bina etmiş olduğu devasa entelektüel birikimindeki olağanüstü dinamizm ile daima ümmet ve insanlığa hizmet yolunda yorulmaz bir azimle çırpınan bir yüreğe sahiptir Nureddin Hocamız. İslam tefekkür tarihi boyunca işleri hep vakitlerinden çok olan mümtaz şahsiyetlerin hayat ve eserlerini yeniden yorumlayarak onları günümüz müslümanının idrak ve anlayışına takdim etmekte, mü’min kimliği üzerine azamî vurgu yaparak inanan kalpleri rahmet kapısının eşiğine davet etmektedir Hocamız. Müslüman gençliğe hitap ederken baldan tatlı sözler ve anahtar cevaplar kullanarak edep ve amel birlikteliği gereğini öne çıkarmakta ve onların ‘en sevgili’den uzanan dallara erişmelerine vesile olmaya gayret etmektedir Nureddin Hocamız.

Bu azim ve idealizm ummanının bereket dalgalarının daha nice sahillere ulaşması dua ve dileklerimle…

Mehmet Dinç (Psikolojik danışman&öğretim görevlisi): “Hocamı tanıdığım yaştayım fakat onun gibi olamadım”

Hocamı tanıdığımda kendisi 30 yaşındaydı. Tanıdığım zamanı takip eden uzun yıllar boyunca yakınında bulunma şansına sahip olarak hocamın hayatını şekillendiren ilim sevdasını, kitap ve okuma aşkını, ulema muhabbetini ve hizmet fedakârlığını yıllar yılı yarı hayranlık yarı şaşkınlıkla izledim ve hep kendi kendime şunu söyledim: “ben de hocamın yaşına geldiğimde onun gibi olacağım”.

Sonraki yıllarda Rabbim nasip etti; kendisiyle defalarca Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine çok sayıda yerine gittik. Yolculuğumuz boyunca geceleri bizler uyurken kendisi araba kullanır, gündüz ise vardığımız yerlerde ziyaretler yapar, sohbetler ederdi. Yolculuk yaptığımız haftalar boyu günde 2-3 saati geçmeyen uykularla kifayet eder, yolculuğun şoförlüğünden hatipliğine bütün yükünü de o çekerdi.  Ben de o zamanlar hep, “ben de hocamın yaşına geldiğimde onun gibi olacağım” derdim.

Bu sene hocamı tanıdığım yaştayım. Hocam gibi olamamamın hüznünü ve esefini taşıyor olsam da bu müstesna insanın hayatına, himmetine ve hizmetine yakinen şahit olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbim dünyada nasip ettiği beraberlikten ukbada mahrum etmesin.

Nureddin  Yıldız

Necmettin Altuntaş (Üniversite öğrencisi): “Hayatını ümmete lider olacak birinin yetişmesi için feda etti”

Hocamız, konuşulamayanları konuşacak kadar yiğit, konuşulanları bir daha konuşmayacak kadar hedefi büyük, konuşulup da anlatılamayanları açıklayabilecek kadar veciz konuşan bir âlimimizdir. Çok iyi bildiğiniz bir konuyu bir de hocamdan dinlediğinizde sizi konunun ruhuna vâkıf kılacak kadar, ‘bu konuyu daha önce hiç böyle düşünmemiştim’ dedirtecek kadar feraset sahibi birisidir.

Hocamız İslâm’a hizmet etmeden ve kitap okumadan geçen günlerimize ağlamamız gerektiğini bize öğretecek kadar ilme ve hizmete sevdalı birisidir. Hocam, hayatını ümmete lider olacak birinin yetişmesi için feda etmiş birisidir.

A. Ömer Çelik (Dergi editörü): “Yıldız Hoca, fedakârlığın mücessem hali”

Cuma sabahının tatlı ve bir o kadar da bereketli esintisiyle birlikte imam-hatip’in yatakhanesinden sessizce ayrılıyoruz. Bize, 10 dk’lık bir ders için 10 dakikalık yürüme yolu ama hocamız için: 10 dk’lık bir ders için 50 km… Fedakârlığın mücessem hali… Ve derse gidelim diye yatakhaneden izinsiz ayrıldığımız için bize verilen disiplin kâğıdı… Halen saklarım o günün hatırasına.

Batıda müslümanların vakte riayet konusunda zaaflarından çokça bahsedilir, hatta alay konusu edilir. Hocamızı ilk tanıdığımda garipsediğim ama daha sonra tamamen özümsediğim, Pazar derslerine, saat 9’dan bir dakika sonra, kapıda onlarca insan kalmış olsa bile kimseyi kabul etmeme disiplini batının bu algısını yerle bir eder cinsten. ‘Güneş’in hiç bir dakika geç yahut erken doğduğunu gördünüz mü’ der, niye böyle bir uygulamaya başvurduğunu söyleyenlere. El-hak öyle… Rabbim hayırlı, bereketli, uzun ömürler versin…

Nureddin  Yıldız

Salih Eğridere (Yönetim bilişim sistemi uzmanı): “Cihadın anlamı onda tezahür etti”

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi yıllarında hocamız Cuma sabah namazından sonra Anadolu Gençlik Derneği’ne derse gelirdi. Bizler de sabahın körü ya da okul demeden o derse katılırdık. Pansiyondan kaçışımız ve okula geri yetişmemiz bu ders içindi. Hocamız kırk kilometreden on dakikalığına da olsa derse geliyordu ya, hele bir de o eşsiz üslubu vardı ya, hayran olmamak elde değildi. Hem ona hem de davasına…

O günün tohumları üniversite yıllarında bir fidancık ve şimdi de bir fidan haline geldi. Ağaç olup meyve vereceği günlerin heyecanıyla yaşayan bir fidan… Hayata nasıl bakılması gerektiğinin, cihadın anlamının kendisinde tezahür ettiği kıymetli hocam… Allah ömrüne bereket versin.

Tahsin Özçetin (İngilizce öğretmeni): “Yüzlerce gencin elinden tuttu”

Nureddin Yıldız Hocamı 1992 yılında ve 11 yaşımdayken tanıdım. Aradan geçen yıllar boyunca, dünyayı gördükçe, hayatı tanıdıkça hocamın ne kadar önemli bir misyon sahibi olduğunu ve bugün bulunduğum sosyal konumum ve karakterim üzerindeki belirleyici etkisini daha iyi anlamaktayım.

Her durumda maddiyatın ve bireyselliğin ön plana çıktığı, insanları felakete sürükleyecek yolların bu kadar çok olduğu günümüz toplumunda yüzlerce gencin elinden tutan ve onların hem maddî hem manevî anlamda doğru yolda yürümelerini temin eden bir mihmandar olarak görüyorum Nureddin Hocamızı. O’nun sayesinde Asr-ı Saadet ve sahabe sevgisi birçok mü’minin yüreğine işlemiştir. Hz. Ömer’i hocam sayesinde tanıdık, sevdik ve Ömerleşmek için çabaladık.

Ayrıca kendisinin eğitime ve üniversite okumaya yönelik teşvikleri sayesinde yüzlerce genç, üst düzey meslek gruplarında maişetlerini temin etmektedirler ve toplum içerisinde iyi bir sosyal statü sahibi olmuşlardır. Kendisinden Allah razı olsun, ömrüne bereket versin.

Yunus Çolak (Üniversite öğrencisi): “Siz bu satırları okurken o…”

Hızına yetişemediğimiz, sürekli heyecanlı, İslâm’ı genç nesillere sevdiren hocamız.

Eminim onun sohbetinde bulunanlar, dinin modern zamanlarda yaşanmasının kolaylığını fark ediyorlar ve sünnetin uygulanabilirliğini öğreniyorlar. Gebze’deki işçilerle de, Boğaziçi’ndeki öğrencilerle de, bir yuvadaki çocuklarla da iletişimden çekinmeyerek koşturan davetçi. Siz bu satırları okuyorken emin olun o, ya birilerine İslâm’ı anlatıyor, ya da anlatmak için bir yolda ilerliyordur.

Abdullah Ceylan (Uluslar arası ilişkiler uzmanı): “Herkes karanlığa –sadece- söverken o bir ışık yaktı”

“Gecenin en karanlık anı sabaha en yakın olan zamanıdır.” Karanlık bir dönemde yaşıyoruz. Fitnenin, fesadın, çirkinliğin ve çirkefliğin hâkim olduğu, haksızın güçlü olduğu ve destek gördüğü bir dönemde yaşıyoruz.

Herkesin karanlığa sövdüğü, olumsuzluklardan yana dert yandığı fakat harekete geçmediği bu dönemde bir ışık yakmayı, bir ışık olmayı öğreten, yürüdüğünde beraberindekileri koşturan, söylediğinde sözünün hakkını veren, İslâm’ın hakikatiyle donanmış aksiyon insanı Nureddin hocam. Allah’ın ömrüne bereket vermesi ve arzuladığı şehadete ulaşması niyazıyla…

Yavuz Selim Taştekne (Bilgi-işlem uzmanı): “Allah ondan razı olsun”

Askerden geldiğimizde 5 arkadaş Hilmi Yıldız Hocamızın yanına gittik: “Hocam bize dinimizi anlatır mısınız?” O her zaman gözümün önünde olan aydınlık yüzü ile, ‘tabii ki’ diyerek gençlere dinlerini öğretmenin sevincini yansıtan bir halde bizi kabul etti. Bir gün bize şöyle dedi: “Çocuklar; oğlum hadis dersi başlatıyor, bundan sonra sizde o ders halkasına katılın.” Ben çok küçük yaşlardan beri Hilmi Hocamızı tanır ve severdim. Pek çok kez ondan ders dinlemiş, sohbet ve vaazlarını dinlemiştim. Oğlu kim tanımıyordum. Ama madem hadis dersi dinleyeceğiz, açıkçası hoşumuza gitmişti.

Ve böylece ilk hadis dersime katılmış oldum. Nureddin Hoca ile ilk karşılaşmamız hadis dersi ile birlikte oldu. Hadis-i şeriflerin önemini, muhaddisleri, Buhari ve Müslim’i, Ebu Hureyre (ra)’ı ondan öğrendim.

Hidayetimize vesile olan insanlar vasıtası ile 1990’da tanıştığım Nureddin Yıldız Hocamızın hadis derslerine, sohbetlerine ve seminerlerine babam, eşim ve ben devam etmekteyiz. Aynı zamanda çocuklarım da onu çok seviyor ve derslerine katılıyorlar. Hamdolsun benim evimde de Riyaz dersleri yapılmaktadır. Annemin şu sözü çok manidardır: “Nureddin Hocaya gece gündüz dua ediyorum. Sen onunla tanıştıktan sonra çok değiştin. Allah ondan razı olsun.” Amin.

Emin Aytan (Psikolojik danışman): “Çocukluk rüyasından onun kucağında uyandım”

Çocukluk rüyasından onun kucağında uyandım. Daha 10-11 yaşımdaydım ve İslâm’ın daha önce bildirildiğim İslâm, Kur’an’ın bildiğimiz Kur’an, medeniyetin özenle yaşanılan medeniyet olmadığını ondan öğrendim. Kur’an’la yaşanılabileceğini, hadislerin Peygamber demek olduğunu, Peygamber’e itaatin her emrinde farz olduğunu, ana-babaya itaatin Allah ve Resûlü’nden sonra itaat edilmesi farz olan üçüncü kişiler olduklarını, teheccüd namazının gözyaşları ile gerçekten ifa edilebileceğini, ciddiyetin surat asmak olmayıp kişinin işini eksiksiz yapması olduğunu, zamanın geri dönmez bir nimet olduğunu ve değerlendirilmesinin vacip olduğunu, küçük-büyük ayırt etmeden İslâm’ın güzelliğinin anlatılması gerektiğini, asıl büyüklüğün alçak gönüllü olup yaşı ve rütbesi küçük de olsa müslümana hizmet etmek olduğunu, küfre karşı savaşmanın kişinin bedeninin tüm atomları ile olması gerektiğini, kitap okumanın her müslüman genç için vacip derecesinde olduğunu, İslam kardeşliğinin sınır tanımaması gerektiğini, müslümanın bulunduğu yeri bir lamba gibi İslâm’la aydınlatmasının şart olduğunu, Kudüs davasının yerel değil bir ümmet davası olduğunu ve gücümüzün yettiği her şekilde bu cihada destek olmamızın farz olduğunu, kısacası davanın ne davası olduğunu ve nasıl yapılabileceğini hep ondan gördüm ve öğrendim… Allah hocamızdan razı olsun.

Eyyüp Akyüz sordu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: