Doğu Konferansı (Örgütü)


Doğu konferansına dair bulunabilecek en detaylı fotoğraf buydu. O da net değil. Buna da şükür.

2003 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin insanlığın binlerce yıllık birikimini hiçe sayarak Irak’ı işgal etmesi çok farklı çevrelerden gelen Türkiyeli aydınları bir araya getirdi. Savaş karşıtlığının çok anlamlı olsa bile yeterli olmadığını söyledi bu aydınlar. Çünkü saldırı sadece askeri değildi. Kültürel, ekonomik ve politik bir kuşatma söz konusuydu.

Farklı fikirleri, geçmişleri, ideolojileri ve uğraşıları olan bu aydınlar konuşulacak çok meselenin olduğunu gördüler. Dert ortaktı. Kuşatma ideoloji, sınıf, statü, ırk, din ayrımı yapmıyor, herkesi aynı derecede etkiliyordu. Kuşatmaya cevap vermenin imkânı üzerine konuştu Türkiyeli aydınlar. Ve imkânın sadece Türkiyeli aydınların değil, bölge halklarının birbiri ile konuşmasında saklı olduğunu farkettiler. Çünkü bu birbirine sırt dönme, bu konuşmama, bu paylaşmama kuşatmayı olduğundan daha güçlü kılmaktaydı.

İletişim kanalları açılmalıydı. Birbirimizle konuştukça kendimizi bulacak, kendimizi buldukça zenginliğimizin farkına varacak ve bu farkındalık sadece kuşatmaya değil dünyadaki tüm sorunlara anlamlı cevaplar verebilmemizin yolunu açacaktı.
Bu kaygıları paylaşan Türkiyeli aydınlar bölge ülkelerindeki muhataplarını bulmak, onlarla tanışmak ve konuşmak üzere yola çıktılar. Suriye’ye, Mısır’a, Lübnan’a, Ürdün’e, İran’a ve Ermenistan’a gittiler. Ziyaret amaçları öğrenilince gözyaşları ile karşılandılar, bağıra basıldılar. Lakin bu coşku ve hasret giderme çok geçmeden yerini derin sohbetlere bıraktı.

Evet, askeri kuşatma bizi birbirimize yaklaştırmıştı, ama verilecek cevabın kültürel, ekonomik ve daha bir çok yönü olmalıydı.
En büyük imkânımız mirasımızdı. Çünkü bu topraklar insanlığın konuşmayı ve beraber yaşamayı öğrendiği coğrafya idi. Ama konuşmak, düşünmek ve adım atmak gerekiyordu. Konuşulacak, düşünülecek ve adım atılacak bir platforma ihtiyacımız vardı.

Bu amaçla, bölge ülkelerinin aydınları Türkiye’ye davet edildi. Ve 2005 Kasım’ında İstanbul’da gerçekleşen buluşmada 17 değişik ülkeden gelen 150 kadar aydının katılımı ile Doğu Konferansı kurumsallaştı. Ortak meseleler konuşuldu. Bölgeye yönelik kuşatmalar yanında bölge ülkelerinin siyasal ve sosyal sorunları da tartışıldı. Ve emperyalist saldırılar kadar bölgedeki otoriter rejimlere de hassas olunmasına karar verildi. Bölgenin sorunlarının dünyanın diğer bölgelerindeki sorunlardan ayrı düşünülerek anlaşılamayacağı da vurgulandı. Yine bu buluşmada iletişim kanallarını açacak, ortak sorunlarımızın tartışılacağı ve çözümlerin üretileceği platformların kurulması ve etkinliklerin gerçekleştirilmesi için ilk adımlar atıldı. Koordinasyonun gerçekleştirilmesi için bir Yürütme Kurulu oluşturuldu. Bunun yanında belli konularda atölye çalışmalarının yapılması, karşılıklı kitap çevirilerinin ve yayınlarının sıklaştırılması için bir Yayıncılar Kurulu oluşturulması, Doğu filmleri festivallerinin düzenlenmesi ve ortak bir dergi çalışması yapılması gibi konularda fikir birliğine varıldı. Ve nihayet, 2005 İstanbul Buluşması’nda her yıl bu konferansın tekrarlanmasına karar verildi.

Bölge ülkelerinin toplumsal hareketlerinin ve organizasyonlarının ve bizzat bölge insanının birbiri ile doğrudan ilişki kurmasını sağlamak Doğu Konferansı’nın öncelikli amacıdır. Buradan, bize yönelik saldırılara verilecek cevabın ve tüm insanlık için anlamlı olacak bir önermeler dizisini yaratacak sinerjinin imkânları oluşacaktır. Tarihin sonu olmadığını düşünen herkes Doğu Konferansı’nın üyesidir.

Doğu Konferansı Çağırıcıları

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: