Doğu Konferansı ve Doğudan Dergisi


11 Eylül saldırısı, Emperyalist ABD’nin İslam Dünyası’na yönelik zalimane uygulamalarına kendince meşru bir zemin hazırladı. İlk önce Afganistan’da yaşanan işgal ve ardından gelen vahşet. Sonra Irak’ın istilası. Yüz binlerce katledilen Iraklı, sayıları milyonları bulan yerinden ve yurdundan edilen insanlar. Yine, kullanılan kimyasal silahlarla sakat kalan ve sayıları bilinmeyen mazlum ve masum Iraklılar. Diğer taraftan, yıllardır Siyonist İsrail’in Filistin’de işlediği insanlık suçu ve 2006 yılında Lübnan’a yaptığı saldırı, Türkiye’de vicdan sahibi düşünürleri, derdi olanları bir araya getirdi. Farklı görüşten insanların aynı çatı altında toplandığı ve adına “Doğu Konferansı” dedikleri eylemsel etkinlik, çok kısa sürede etkili oldu ve ses getirdi. Müslüman dünyanın emperyalizm karşısında ezilen halkları, Emperyalist ABD’nin ve Siyonist İsrail’in yaptığı insanlık dışı uygulamalar Doğu Konferansı’nın ana gündem maddesi oldu. Doğu Konferansı’na omuz verenler Suriye, Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve İran gibi Müslüman ülkelere ziyaretlerde bulundu. Ziyaret edilen ülkelerin düşünürleriyle temasa geçildi, görüşmeler yapıldı. Gönül köprüleri kuruldu, ortak eylem planları hazırlandı. Yapay sınırlarla birbirinden ayrı tutulan İslam ülkeleri aynı kaderi paylaştığı için, ayrı durmak yerine ortak bir amaç etrafında emperyalizme karşı durmanın daha akıllıca bir durum olduğu Doğu Konferansı’na katkı verenler tarafından sıkça gündeme getirildi. Bu çalışmalar neticesinde iki ülkenin ismi ön plana çıktı: Türkiye ve Suriye.

Türkiye ile Suriye arasında ciddi bir yakınlaşma sağlandı. Yapılan karşılıklı ziyaretler iki ülkenin bir bütünün iki parçası gibi durduğunu ortaya çıkardı. Kardeşliği esas alan, özgürlüğü önceleyen Doğu Konferansı, başını Mehmet Bekaroğlu’nun çektiği Fikret Başkaya, Hakan Albayrak, Aydın Çubukçu, Haluk Gerger, İlhami Güler, Nihat Genç, Ömer Laçiner, Yılmaz Ensarioğlu, Nuray Mert, Yıldız Ramazanoğlu ve birçok derdi olan insanın içinde yer aldığı anlamlı bir eylemin adı oldu.

Doğu Konferansı kurumsal bir kimliğe bürünüp, bir dernek çatısı altında faaliyetlerini sürdürüyor. Yapılan çalışmaların ve ortaya konulan görüşlerin kamuoyu ile paylaşılması için Doğu Konferansı Derneği’nin bir yayın organı olarak Doğudan dergisi ortaya çıktı. İki aylık periyotla yayınlanan dergi, iki yılını geride bırakmak üzere. Doğudan dergisi kapsamlı dosyalarla, geniş oylumlu yazılarla, konusunun uzmanı yazarlarla dikkat çekmekte ve önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Daha çok İslam coğrafyasına yönelik yazıların ağırlıkta olduğu dergide, özellikle Emperyalist ABD’nin bölgeyle ilgili planları deşifre edilmekte ve yerli işbirlikçilerin maskesi düşürülmektedir.

Obama’nın gelişiyle hız kazanan “Ilımlı İslam” projesinin merkezi olarak Türkiye görülmektedir. Türkiye’de AKP ile birlikte temayüz eden bu proje tüm İslam ülkelerine model olarak sunulmakta, bu anlamda İslam ülkeleri dönüştürülmektedir. ABD’nin politikalarına ses çıkarmayan, işbirliği içinde olan yönetimlerin önü hızlı bir şekilde açılmaktadır. Buna karşılık, muhalif güçler tasfiye edilmektedir. Türkiye’de ve İslam ülkelerinde son on yılda yaşananlara bakıldığında bu durum daha iyi anlaşılacaktır. Doğudan dergisi yayın süresince bu konulara geniş yer ayırmış ve kapsamlı dosyalarla üzerine düşen görevi yapmıştır. Yaşanan konjonktür dolayısıyla siyasi bir dergi çıkarmanın çok zor olduğu bir zamanda ortaya çıkmak, sözünü doğru bir şeklinde dillendirmek için sağlam bir duruş gerekir. Doğudan dergisi bugüne kadarki tavrıyla bunu ispat etmiştir.

Doğudan dergisi, gecikmeli de olsa 12. sayısıyla (Temmuz-Ağustos) ve zengin bir içerikle okurun karşısında. Dergiye bu sayıda omuz veren isimler sırasıyla şöyle: Mehmet Bekaroğlu, Cem Somel, Kansu Yıldırım, Soner Torlak, Kıvanç Özcan, Görkem Dağdelen, Atakan Büke, Özgür Çetinkaya, Aynur Özcan, Besim Altınöz, Ufuk Şafak, Onur Bakır, Koray Büyüktuncer, Elif Hacısalihoğlu, Jülide Kaya, Selen Yamak ver Hüseyin Taylan Eğen. Doğudan dergisinin sayfalarını çevirdiğimizde, gündem bölümünde Türkiye ve İslam dünyası üzerine kafa yoran bir düşünce adamı olan Mehmet Bekaroğlu’nun kapsamlı bir yazısı yer alıyor. Filistin meselesi, Emperyalist ABD’nin kıskacında olan İran, Doğu Türkistan’daki Çin vahşeti ve Türkiye’nin tutum Sayın Bekaroğlu’nun gündemine aldığı konular. Ayrıca yaşadığımız coğrafyanın can yakan bir olgusu olan göç kavramı Doğudan dergisinin gündemine aldığı ve uzun bir dosya halinde işlediği bir konu olmuş. Bu konudaki geniş oylumlu ve doyurucu yazılar, okur için sağlam bir zihni egzersiz özelliği taşıyor. Göç olgusu özellikle uzun yıllardır İslam dünyasının derinden hissettiği ve yaşadığı bir durumdur. Küresel emperyalistlerin İslam dünyası üzerindeki zalimce uygulamaları ve içerde yaşanan kardeş kavgası göçü hep tetiklemiştir. Bunun neticesinde hep dramatik sahneler yaşanmıştır ve yaşanmaya devam ediyor.

Ankara merkezli olarak yayın hayatına devam eden Doğudan dergisinin Sahibi ve Yazı İşleri Sorumlusu Mehmet Bekaroğlu. Genel Yayın Yönetmeni ise Cem Somel. Siyaset ve düşünce dünyasında omurgasızların sayısının çoğaldığı bir zamanda Doğudan dergisi durduğu yer itibariyle önemli bir boşluğu dolduruyor. Dergiye 0312 473 92 50 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Kaynak: Miili Gazete

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: