Diplomasi değil adalet lâzım


Hrant Dink’in 301’inci maddeden aldığı cezaya ilişkin AİHM’de açtığı davaya Ankara’nın gönderdiği savunmada yer alan vahim ifadeler hükümette rahatsızlık yarattı. Hükümet, Dink’in davaya konu olan yazısında “Türklüğü aşağılamak, halkı kışkırtmak ve nefret söyleminde bulunmakla” suçlandığı savunmayı hazırlayan Dışişleri Bakanlığı’nın bu yetkisini kısıtlamaya hazırlanıyor.

Denetim sıkılaşacak

AİHM’e gönderilen skandal savunmanın ardından hükümet, Türkiye’nin benzer davalarda yaptığı savunmaların içeriğinin demokratik açılım perspektifiyle olan uyumunun sağlanması için harekete geçti. AİHM’e gönderilecek savunmaların hazırlanmasından sorumlu olan Dışişleri ve Adalet Bakanlıkları arasındaki koordinasyonuna işlerlik kazandırılması için yeni düzenleme yapılması gündemde. Benzer davalarda AHİM’e sunulan hukuk metinlerinin içeriği de bundan sonra daha sıkı bir denetime tabii tutulacak.

Politikalara uymuyor

Edinilen bilgiye göre önümüzdeki günlerde Türkiye’nin AİHM’deki davalarının takip edilmesi, savunmalarının hazırlanması ve tazminatlar gibi konularda yetkili olan Dışişleri Bakanlığı’nın, bu görevi devletin diğer birimleriyle daha sıkı bir koordinasyon içerisinde yürütmesi gündeme gelecek. Böylece, Türkiye’nin AİHM’e verdiği savunma metinlerinin hukuki boyutunun yanı sıra politik içeriği de göz önünde bulundurulacak.

Düzenlemeye ilişkin henüz resmî bir takvim oluşturulmadı. Ancak bu görüşün hükümet içinde tartışılmaya başlandığı ve AİHM’deki savunmalar üzerinde daha hassasiyetle durulması gerektiğine dair bir kanaat oluştuğu belirtiliyor.

Skandal savunmadaki ifadeler

Ankara’nın Hrant Dink’in 301’inci maddeden aldığı cezayla ilgili AİHM’e gönderdiği savunmada Dink’in yazısında “Türklüğü aşağılamak, halkı kışkırtmak ve nefret söyleminde bulunmakla” suçlandı. Savunmada buna örnek olarak da AİHM’in bir Nazi liderinin Nasyonal Sosyalizm’i öven yazısını suçlu bulması gösterildi.

Dink’un öldürülmesinde neredeyse tek suçlu olarak kendisinin gösterildiği savunmada, “Dink’e 301. maddeden açılan dava öldürüldüğü için düştü, ceza kesinleşmedi. Bu yüzden Dink’in başvuru hakkı yok. Dink Ailesi de 301. madde mahkûmiyetinden doğrudan zarar görmediği için mağdur sayılamaz” gibi ifadeler yer aldı.

Dışişleri: Teknik görüş bildirdik

AİHM’deki skandal savunmayla ilgili açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Dışişleri Bakanlığı’na karşı “saptırılmış” ve “asılsız” ithamlarda bulunulduğunu söyledi. Sözcü, hükümet adına AİHM’e sunulan görüşte, Hrant Dink cinayetinden sorumlu olanlar için hafifletici gerekçeler bulunmaya çalışıldığı ya da cinayetten maktulün sorumlu tutulduğu anlamına gelen ifadelerin kullanıldığının iddia edilmesinin en hafif tanımlama ile yakışıksız olduğunu belirtti. Ülkenin yetiştirdiği en kıymetli aydınlardan biri olan Dink’in ölümüne yol açan alçakça suikastın herhangi bir şekilde mazur gösterilmesinin düşünülmesinin dahi söz konusu olamayacağını ifade eden sözcü, hükümetin, bu cinayeti mazur gösterme çabası içinde olduğunun ima edilmesinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Sözcü, AİHM’e sunulan görüşün, salt hukuki ve teknik unsurlar temelinde hazırlandığını dile getirerek, görüşte, o dönemde yürürlükte olan kanunlar çerçevesinde karar alan yargı makamlarının hükümlerinde yer verdikleri gerekçelere değinildiğini, o dönemde geçerli hukuki tespitler ışığında izah edildiğini açıkladı.

MELİH ALTINOK/ANKARA – TARAF

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: