Yokluğum Varlığınıza Armağan Olsun


Erdam CAN

canerdem2126[at]gmail.com
ANF NEWS AGENCY

Referandum öncesi yaşanan komedi, 12 Eylül günü Kürdistan’da açılan boş sandık sayısı çoğaldıkça Ankara egemenleri açısından bir trajedinin başlangıcına dönüştü. Uzun bir süre hiçbir televizyon kanalı yüzde 70’lere varan boykotun yaşandığı illeri görsel malzeme olarak kullandıkları haritalarda göstermedi. Onlar Diyarbakır’da ortaya çıkan yüzde otuz beşlik-kaldı ki bu da şaibeli- katılımın üzerinden hareketle, “Diyarbakır’da referanduma yüzde doksan evet çıktı” diyerek yüzde otuz beş amortisine sarıldılar. Yüzde 70’e dayanan boykotu görmezden gelmeye çalıştılar.

Türk egemen basının tarih bir kez daha tekerrür etti. Uzun zaman sonra Türk basını yeni bir Kürt seferinde, “tek yürek tek nefes” oldu. Fethullah Gülen basını başı çekerken, Recep Tayyip Erdoğan’a bağlı basın ve Doğan Grubu referandum ardından Kürtler’e karşı geliştirilen kampanyada hemen, “fikir” birliği ettiler. Ancak, Allah’tan boykotu perdeleyelim derken bir başka gerçeğin kapısını araladılar. Boykotun hiç de düşünüldüğü gibi yüksek olmadığını iddia eden, köşe yazarları, AKP kurmayları ve TV yıldızı gazeteciler, bunu savunurken sarf ettikleri, “Erzurum’da katılım yüksek, Gaziantep de öyle, Urfa, Kars keza” diyerek bugüne kadar kabul etmedikleri Kürdistan’ın sınırlarını çizip kapsamını ifade etmiş oldular. Bu önemli bir gelişme olarak altı çizilesi bir durumdur.

Ankara egemenlerinin kafası referandumda gerçekleşen boykotla iyice karışmışken, Kürdistan’da ilan edilen ana dil talebine dayalı okul boykotu aklı iyice geri plana itip, serebellumu egemen kıldı Ankara’da. Bir günlük referandum boykotunu elbirliği ile bastırmayı planlayan ve buna inanan Ankara gün geçtikçe yaygınlaşması beklenen yeni boykot dalgaları karşısında kontrolü kaybedince, derin devlet eliyle Hakkari’de bir katliamla verildi ilk karşılık. Hedeflenen bir yandan PKK lideri Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmeleri boşa çıkarırken bir yandan da boykot kararına katılan halka gözdağı vermekti. Korkmak bir yana Şemdinli’de olduğu gibi bir kez daha suç üstü yaptı vatandaş.

Ardından, pazar akşamı bir gün sonra başlayacak okul boykotuna karşı, “devletin zirvesi”, başbakanın başkanlığında, “güvenlik zirvesinde” bir araya geldi. İnsanlığın ortak değeri ana dilde eğitim hakkı için yapılan bir sivil itaatsizlik eylemine karşı, “devletin zirvesinde güvenlik toplantıları” yapılması önümüzdeki dönemde yaşanacak baskı ve saldırıların habercisidir. AKP bu kez de, TMK gerekçe edilerek rehin alınan Kürt çocuklarının yerine bu sivil itaatsizliğe katılan çocukları hedef almaya hazırlanıyor. Boykotun ilk günü okula gelmeyen çocukları fişlemeye başlayan AKP, bırakın ana dili, boykota katılan çocukları okul haklarını ellerinden alınarak cezalandırmayı planlıyor. Ayrıca, Ankara’nın boykota katılan öğrencilerin ailelerine de yöneleceği kesin gibi görünüyor.

Oysa, bir çok uluslararası sözleşmenin yanı sıra, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ile de güvence altına alınan ana dil hakkı Kürtler’e karşı yürütülmek istenen asimilasyon politikalarının omurgası niteliğindedir. Anadil talebi karşısında sessiz kalan, özellikle Kürt “aydınların” devlet eli ile yapılamayan asimilasyonun sivil müdahalesi sayılabilecek, “haydi kızlar okula” gibi “kardelen Ayşe, çocuklar gülsün diye vb.” gibi Kürt halkına kurulan tuzaklara payanda olmaları da manidardır.

Aslında Kürtler yükselttikleri bu anadil talebi ile yönetenleri de tarihi bir ayıptan kurtarmaktadır. Bu talep Kürtler’i ana dil eğitimine kavuşturacağı gibi yönetenlere de bu yüz kızartıcı ayıptan kurtulmaları için bir fırsat vermektedir. Gerçi başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere AKP’nin tüm sözcüleri ana dil talebine karşı cansiperane bir mücadeleye hazırlar bu çok belli. Belki de onlardan bu talebi anlamalarını ve buna uygun davranmalarını beklemek safdillilik olur. Zira onlar 1928’de bir gecede dili ve alfabesi ortadan kaldırıldığı halde en ufak bir direniş gösteremeyen bir geleneğin temsilcileridir. Bugün, kendisine dayatılan asimilasyona direnen Kürdü anlamakta zorlanmaları da doğaldır. Belli mi olur bakarsınız bu talep onlar açısından da ön açıcı olur.

Bugün Kürt öğrencilerin ana dil talebi ile başlayan boykotun yarın Kürt öğretmenlerin katılımı ile yeni bir boyut kazanması şaşırtıcı olmayacaktır. Elbette bunun ardından beklenmesi gereken Aleviler’in de zorunlu din eğitimini protesto ederek bu boykota katılmasıdır. Kesin olan bir şey de geçmişte olduğu gibi önümüzdeki günlerde ana dil talebinin üniversitelerde de dile getirileceğidir.

İstendiği kadar ilkokulların önüne zırhlı araçlar getirilsin bugün Van’da 3 bin öğrenci kapasiteli Dumlupınar İlköğretim Okulu’nda sadece 30 öğrenci ders başı yaptı. Türk basını hala BDP Milletvekili Ayla Akat Ata’nın Kürtçe konuşamadığını vurgulayarak, boykotun içini bu yolla boşaltabileceğinden medet umuyor. Aslında zaten tam da bu boykotun ne denli doğru bir karar olduğunu gösteren bir örnek bu. Kürtler de işte tam bu nedenle anadilde eğitim yapmak istiyorlar. Anadillerinin yok olmaması için, onunla yaşamak için. Kendilerini ana dilleriyle istedikleri özgürlükte ifade etmek için.

Hakkari’de Vali Vekili Davut Sinanoğlu, bir gün önce Ankara’da okul boykotuna ilişkin “güvenlik zirvesinden” bihaber olmalı ki en çaresiz açıklama ondan geldi. Vali vekili okul bahçelerinde sadece öğretmenlerin sıra olduğu kentteki boykota ilişkin, “okulların açıldığı ilk haftalar hep böyledir geçen yıllarda da böyle olmuştu” diyerek nafile bir çabayla zevahiri kurtarmaya çalışıyor. Vali vekili devleti kurtarayım derken kendisi zavallılaşmaktan kurtulamıyor.

Görünen o ki, Kürt çocukları artık o dağların gölgeliğindeki okullarının bahçesinde, “andımızı” okumak, varlıklarını da kimsenin varlığına armağan etmek istemiyor.

canerdem2126@gmail.com

ANF NEWS AGENCY

Reklamlar

One response to this post.

  1. çok teşekkürler güzel bir yazı olmuş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: