Fotoğraf ve Hikayesi


Günün fotoğrafı Reza’dan. 1993 yılının Kasım ayı ve fotoğraftaki çocuğun sol kolundaki saat durmuş, hayat bir merdivenin başucunda burun ile dirsek arasındaki mesafe kadar kısalmış ve güvercinleriyle ünlü Derince Köyü’nde ne var ne yoksa ‘peygamber ocağının çocukları’ tarafından yakılmış. Yerde içinden masallar, aşklar, çocuklar, çocukluklar uçan bir yorgan, altında misafirlere de serilmiş bir döşek, ikisinin de üstünde serin sulardan çok doyurmuş bir bakır tas. Fotoğrafı Reza çekmiş, bir merdiven, bir yorgan, bir döşek, bir tas ve artık çok adam olmuş bir çocuk, yangından arta kalmış.

1990’lı yılların başlangıcıyla birlikte Türkiye’nin doğusunda büyük bir güce dönüşen PKK’nin kaynaklarının kurutulması amacıyla devlet, 1991’de benimsediği bir politikayla köy yakma ve boşaltmalara başladı. Olağanüstü Hal uygulamasının bir parçası olan bu uygulamada koruculuğu kabul etmeyen köylüler, verilen bir saatlik sürede köyü tahliye etmek zorundaydılar. Bu köylere girişin yasaklanması veya boşaltılan toprakların koruculara devrilmesi ile sürdürülen uygulamada yasak bölge ilan edilen mıntıkalara girmek, ölümü kabullenmek demekti. Devletin yaptığı açıklamalarda resmi olarak 1991-1996 yılları arasında 4200 köyün ‘güvenlik sebebiyle’ boşaltıldığı belirtilirken bağımsız gözlemciler bu sayının 7000 köy civarında olduğunu belirtiyor. Boşaltılan köylerle birlikte büyük bir nüfus kitlesi çevre illere ve batıya doğru göçe başladı. Diyarbakır’ın nüfusu 237 binden dört yıl içinde 1,5 milyona ulaşırken toplamda 4,2 milyon Kürt köylüsünün göçe zorlandığı varsayılıyor. Temelde toprak çiftçisi olan ve hayvancılıkla geçim sağlayan bu kitle, göç ettikleri yerlerde oluşturdukları varoş mahallerle iş, sağlık ve eğitim olanaklarından yoksun alanlar oluşturdular. Bölgeden Avrupa veya çevre ülkelere gitmeyi başarabilen çok az insana karşın, azımsanamayacak kadar çok kişi de insan ve organ ticareti yapan şebekelerin eline düştü. Kapkaç, uyuşturucu kaçakçılığı, hırsızlık ve benzeri suçlar için büyük bir insan kaynağı olan bu ailelerin çocuklarının bir bölümü de tinerci oldu. Amatem’in kayıtlarına göre ulaşılabilmiş bu çocukların %92’si göç mağduru ve ‘doğu’ kökenli

İbrahim Halil BARAN

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: