Vesvese Nedir


Zihinde irade dışı beliren ve kişiyi kötü ya da faydasız bir düşünce ve davranışa sürük­leyen kaynağı belirsiz fikir, şüphe ve kurun­tu.

Kelime anlamı bakımından vesvese, fısıl­tı, gizli söz demektir. Bu bakımdan, zihinde sürüp giden ve tekrarlayan gizli düşünceye vesvese, bir kimseye böyle bir düşünceyi telkin etmeye de vesvese vermek denir. Vesvese, sistemli bir zihin faaliyetine da­yanmayan, zaman zaman kendiliğinden beliriveren hatıra türünden bir psikolojik olaydır.

Vesvese genel olarak İnsanı kötü, din dışı ve ahlâk dışı davranışlara yönelten bir iç itilme olarak hissedilir. Bu anlamdaki ves­vesenin  kaynağı Şeytan’dır.  Kur’ân-ı Kerîm’de Şeytan, “insanların gönüllerine vesvese veren sinsi vesvese verici” olarak nitelendirilir. Kötülük sem­bolü olan Şeytan’ın dış bir varlığa sahip olmakla birlikte insan üzerindeki etkisini psikolojik yolla gerçekleştirdiği söylenebi­lir. İşte vesvese Şeytan’ın insanı etkileme yöntemini dile getiren bir kavramdır. Bunu, günümüz psikolojisinde çok iyi bilinen “şuuraltı telkin” olayı olarak anlamak mümkündür. Çünkü Şeytan’ın vesvese vererek İnsanı etkilemesi, insandaki içgü­düsel eğilimler yoluyla olmaktadır. Şeytan, insandaki altbenliği oluşturan istekler, arzular, iştihâlar, tutkular gibi psikolojik unsurları kullanarak kişiyi etkilemeye ça­lışmaktadır. Şeytan’ın bu etkisi altbenlik aracılığı ile insana vesvese vererek kişi üzerinde üç yönde kendisini gösterir:

1- İnsanı iyi bir davranıştan geri çevirmek,

2- Kötü bir davranışı kişiye güzel göstermek, 3- Kötü davranışlara güdülemek.

Vesvesenin etkisi, önü alınamaz bir güç­te değildir. Dikkatli bir dinî şuura, Allah karşısında ahlâkî bir sorumluluk duygusuna sahip olan kişilerde bu etki işlemez duruma gelir. Kur’ân’da yer alan şu âyet bunu açık­ça ortaya koymaktadır: “Takvaya erenler Allah karşısında hassas bir sorumluluk duygusuna sahip olanlar Şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca, Allah’ı anarlar ve hemen gerçeği görürler” (el-A’râf 7/201). Buna göre, vesvese ancak kendi arzularına kapı­lan ve Allah’a karşı sorumluluğunu hiçe sayan kimseler üzerinde etkili olmaktadır. Gerçek anlamda dindar kimseler üzerinde Şeytan’ın egemenliği dindarlıkları oranında zayıflar (el-isrâ 17/65).

İman konusunda ortaya çıkan ve kişide birtakım kuşkulara yo! açan vesvese çoğu inanan  kimse  İçin  önemli  bir  sorundur. İnsanın  sınırlı  aklı  ve   bilgileriyle  sınırsız gerçekleri   tümüyle   kavrayıp   açıklaması imkânsız   olduğundan imanı   çok   güçlü insanlar bile bazı vesveselerden tümüyle kurtulamazlar. Nitekim Hz. Peygamber’in bildirdiğine göre insanlar kendi içlerinde şu tür  sorulan  sorup  duracaklardır:  Âlemi, varlıkları  Allah  yarattı,  peki  Allah’ı  kim yarattı?. Böyle bir durumla karşılaşan insanın inancını güç­lendirmesi durumunda bu vesvesenin bir zararı olmayacaktır. Esasen, böyle bir iç sorgulama,   Hz.   Peygamber  tarafından, “apaçık iman”ın bir belirtisi olarak nitelen­dirilmiştir (Müslim, İman 132, 133). Vesvese, kişide irade dışı oluşur ve bu kaçınılmaz bir durumdur. Vesvese yalnızca bir iç yaşantı olarak kalıp, açık davranış durumuna dö­nüşmedikçe   dinî  bir  sorumluluğa   konu teşkil etmez {Buhârî, Itk 6; imân 15; Müslim, İman 127; Nesâî, Talâk 22; ibn Mâce, Talâk 16).
Yayın Tarihi: 12 Eylül 2010
Yazar: Mustafa AKBAŞ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: