Amerika gururla sunar: Guantanamo


300 yıllık medeniyetin (!) insanlığa armağanı

Guantanamo

8 YILDIR SİNEMALARDA

18. Yüzyılın Avrupa’sında cinayet, hırsızlık gibi âdi suç işleyenleri sürgün olarak Amerika’ya göndermişler. O zamanlardan, atalarından miras kalan bu tür gayr-i ahlaki tutumları bazı Amerikalılar hâlâ devam ettirmekte. Özellikle ABD siyasetine yön veren ve atalarından aldıkları genin etkisi üzerinde hayli hissedilen devlet başkanlarının Irak’ta, Afganistan’da, vs alenen yaptıkları zulümler herkesçe malum. Vahşi duygularının eserlerini sergileyeceği alanlar oluşturdular yeryüzünde. İşte onlardan biri: Guantanamo! Amerika’nın 21. Yüzyıla armağanı!

2002’de Bush’un Küba topraklarında hizmete (!) açtığı bir cehennemdir Guantanamo Hapishanesi. Evet, evet tam bir cehennem! Niçin tutuklandıklarını bilmeyen ve kendilerini hukuki olarak savunma hakkı dahî verilmeyen masum insanların, psikolojinin verilerinden itinayla yararlanılarak sistematik bir azaba mahkûm edildikleri yer, Guantanamo! Tanrı’yı bile öldürmekten (!) çekinmeyen zihniyetin insanlığı öldürdüğü yer.

Guantanamo neden var?

Guantanamo neden mi var? “Müslümanlar”a işkence yapmak için! Evet, sadece bunun için. İslam’dan iliklerine kadar nefret eden, iliklerine kadar soysuzların içlerindeki kini boşaltmak için kurdukları bir yer, Guantanamo Hapishanesi. Ümmet-i Muhammed’den kendilerince bir örneklem çıkarıp onların şahsında İslam’a saldırdıkları yer. Adnan Ferhan Abdüllatif

Allah aşkına, başka bir açıklaması olabilir mi, sırf el-Kaide üyeleri tarafından bomba patlatmada kullandıkları Casio saati taktığı için bir belediye işçisini tutuklamalarının? Veya bir insanın, geçirdiği bir kaza sonucu tedavi olmak için geldiği Pakistan’da, Pakistanlı güçler tarafından ABD’lilere 5.000 dolar karşılığında satılmasının; ya da 14 yaşındayken Pakistan’a İngilizce ve bilgi teknolojileri öğrenmek için gelen bir delikanlıyı hiçbir açıklama yapmaksızın Guantanamo’ya götürmelerinin başka ne gibi bir açıklaması olabilir? Mahkûmlardan Adnan Ferhan Abdullatif’in Açlık Grevi Şiiri’nde bu durum şöyle dile getiriliyor:

“Onlar inançsız, hain ve korkaklar

Onlar aşırılıklarında İblis’e taş çıkartıyorlar

Yasa önünde yasasız, insan önünde saygısız

Yaşlılara acımasız, acımasız süt dişi yeni çıkmış çocuklara

Yıllardır hapishanelerinde bekletiyorlar suçlamadan

Çünkü Müslümansız”Muhammed el-Garani

Şiir yazarak direndiler

Sonu gelmeyen işkencelere tabi tutuldular, o 14 yaşındaki mahkum Muhammed el-Garani’nin deyimiyle “Arapça bilmeyenlerin beldesinde.” ve “Adaletsizliğin zinciriyle bağlıydılar.” Saatler süren sorgulamalarla uyumaları engellendi, gürültülü müzik dinletildi, çok soğuk ve çok sıcak ortamlarda tutulup cinsel olarak aşağılandılar. En basit tıbbi bakımlardan bile mahrum edildiler, ifadeleri silah tehdidi altında alındı. Namaz kılmaları sık sık engellendi ve Amerikan askerlerinin Kur’an-ı Kerim’e ettikleri sözlü ve fiilî hakaretleri izlemek zorunda bırakıldılar. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak bu denli baskı altında tutulan mahkumlardan bazıları defalarca intihara teşebbüs etti.

Marc Falkoff Pek çok tutuklu ise, ruh sağlıklarını korumak ve çektikleri acıları belgelemek için şiir yazmaya başladı. Ancak Pentagon, şiirlerin içerik ve biçimleri bakımından ulusal güvenliğe karşı özel bir risk yarattığını öne sürerek tutukluların şiirlerinin çoğunun kamuoyuna duyurulmasına engel oldu. Şiirler şu an mahkeme kararıyla Washington’da bir depoda saklanmaya devam ediyor, küçük bir kısmı hariç.

Guantanamo’dan dünyaya ulaşan ilk ses

İşte o küçük kısmı, Guantanamo ehlinin avukatlarından olan Marc Falkoff tarafından 2007’de yayınlandı. Bir sene sonra da dilimize çevrildi ve Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. Eserin adı: “Guantanamo’dan Şiirler –Mahpuslar Konuşuyor- ” Bu kitapta 17 mahkumun 22 şiiri yer alıyor. Şiirlerle beraber, onları yazan tutuklular hakkında özet bilgiler de veriliyor. Kim oldukları ve bu hapse nasıl düştükleri anlatılıyor. Şiirlerde kimi zaman ıstırap görüyoruz:

Abdürrahim Müslim Dost“Hiçbir şeyim yok

Ramazan pidesini

Gözyaşlarımla yiyorum” (Abdurrahim Müslim Dost)

“Kaburgam kırık

Bulamıyorum şifa verecek birini

Vücudum zayıf

Göremiyorum gelecekte derman” (Abdullah Mecid en-Nueymi)

Kimi zaman da ümit:

“Ey zulüm, çoğalacağın kadar çoğal!

Şafak sökmek üzere.”

“Vücudum zincire vurulmuş, ne gam!

Ruhum göklerde hür ya!” (Abdulaziz)

Ayrıca birçoğunda belirgin olan ortak konulardan biri de Amerikalıların mahkumlara çeşitli vaatlerde bulunarak Müslümanları –onların gözüyle teröristleri- ihbar etmelerini istemeleri.

“Diyorlar ki bana, seni yaşatırız paşalar gibi

Hesap bizden, ye – iç istediğin gibi

Tek yapacağın biraz hile

Kıyak işler bunlar, dert etme

Onlar baş belası, onlar mücrim, onlar cehennemlik

Dünyada olamam onlarla birlik” (Martin Mubanga)

“Muhbir ol, ihbar et hemşehrilerini diyorlar

Hayrına olur

Al sana para, al sana toprak diyorlar

Özgürsün, git istediğin yere

Sami el Hac, hapisten önce ve sonra Gökyüzünde yıldırım çakması gibi

Dikkatimi çekiyorlar günah işlemem için

Hürriyet’e abideleri var

Özgür düşünceye de, hepsi kabulüm

Lakin söyledim onlara

Mimari adalet değildir diye” (Sami el-Hac)

Allah, Guantanamo ehlini unutmadı

Martin MubangaYıllar önce, yanlış hatırlamıyorsam, Adem Özköse’nin bir röportajında mahkumlardan birinin, rüyasında peygamberimizi (sav) gördüğü anlatılmıştı. Efendimiz, mahkuma demiş ki: “Allah Guantanamo ehlini unutmadı. Siz Bedir ehline benziyorsunuz. Melekler size imreniyor.” Bu rüya bütün tutuklular arasında dolaşmış ve duygusal anlar yaşanmış. Ben de ilk okuduğumda çok etkilenmiştim. Hâlâ da etkilenirim. Bu etki beni tefekküre götürdü ve düşündüm, Guantanamo benim ne kadar gündemimde diye. Kitabı almadan önce, acaba en son ne zaman hatırlamıştım sürgündeki masum kardeşlerimi? Siz… Bu yazıyı okumadan önce, en son ne zaman hatırlamıştınız onları? Yoksa unuttum/k mu?

kaynakça :Şeyma Derbeder -dünyabizim.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: