Teknik Kadrolar Değilse Kim Kalkınma’nın Lokomotifi


Gelişmek ve kalkınmak istiyoruz ve bunun homojen şekilde olmasını diliyoruz. Herkes için en itidalli temennilerden birisi bu. Üretim temelli bir kalkınmadan mı bahsediyoruz yoksa finans temelli mi? Sanırım her ikisi de olsun diyoruz. İşte bunun içindir ki Türkiye’de üretime verilen değer (bayağı üretim değil elbette) finansa verilen değerin hiç değilse yarısı olmalı. Üretimi özel şirketlere bırakmak şeklinde bir çözüm bulundu ama Allah aşkına onlarda çalışanlarına doğru düzgün değer vermiyor.

İİBF temellilerin Mühendis temellilelere geçmişten gelen bir üstünlüğü var Türkiye’de. Teknik adam çamurda kirde pasta çalışır yönetimden anlamaz gibi yerleşik ve kokuşmuş gizli bir anlaşma gibi bu. Mühendis olduğum için çok rahat bunu söyleyebiliyorum. Hala yönetim süpermarket sahibi kafası ile bir yerlere getirilmeye çalışıyor. Bİm’in sahibi kimdir bilmem ama o adam iyi bir mühendis olabilirdi. Kendi ürününü üretip/ürettirip satıyor. Şirket ünvanında Elektrik/Elektronik/İnşaat/Makina olan şirketlerin tamamı neredeyse ihraç ürünleri satıyor. Bunların sahipleri genelde teknik insanlar değil. İşi teknik insanlara yaptırıyor. Yani ortada müteahhit olma durumu var. Bunların çoğu çalışanına parayı geçtim doğru düzgün çalışma saatlerini uygun görmeyen şirketler. Ama onların üzerinden bir derebeylik kurmayı da kendilerine hak sayıyorlar. Devlet ise kanunlar ile bunun yolunu bir türlü kapamıyor/kapatmak istemiyor. Kendi insanını edilgen konuma getirip Ortaçağ Avrupası gibi üretim araçlarını burjuvalara teslim ediyor. Bunları söyleyenler hep sosyalistler oldu ama sosyalistlik iddiam yok. Sadece işi bilmeyen İİBF mezunlarının ısrarla ve inatla Mühendislik mezunlarına çok şey biliyormuş gibi emirler yağdırmasına isyan ediyorum.

Türkiye bir finans merkezi olursa yani olmayan paralar olmayan hesaplarda dönüp dolaştırılıp durursa ve al-sat işinden kârlar ile bir kalkınma düşünülüyorsa bu kalkınmanın ömrü çok kısadır. Bunu ben dedim kimse bilmiyor gibi bir düzlemden demiyorum. Bunu herkes bilir. Mühendisler iyi öğrenim görmeden mi,mezun oluyor? Evet aynen böyle. Ama 1 senelik ekstra bir ticaret eğitimi bunu çözer.

Esas sorulması gereken şudur: Bir mühendis ticaret eğitimini 1 senede tamamlarken, Bir İşletmeci mühendislik eğitimini kaç senede tamamlar?

KİT’lerin “mali işler” hariç her kurumunda teknik insanlar çalışmalıdır. Ve Teknolojik yatırımları devlet kendi eliyle yapmalıdır. Özel sektör’de çalışan onca insan kanunlarla korunmalıdır. Bayağı üretime devlet asla el atmamalıdır.

Mühendisler korunmalıdır. Çünkü Osmanlı ne zaman güçlü toplar dökmeye başladı o zaman siyaseten üstünlük kurmaya başlamıştır. Tekrar söylemekte fayda var ki bir idareciye döküm dersini anlatsanız anlaması zordur ama bir dökümcüye idareyi çok kısa sürede anlatırsınız kanunlarınız sağlam ise.

Son olarak tüm üniversite mezunlarında kokuşmuş bir parazitlik görülmektedir. Kitap okumayan, okusa da kendisine asla fayda sağlamayacak şeyler okuyan, ahlak nedir bilmez, dinlediği müzik çok yoz, sinema kültüründen uzak bir sürü insanımız var artık. Kalkınmak önce zihinden başlar diyelim ve bu mevzuyu sonlayalım.

Vesselam.

Adem K.

Reklamlar

2 responses to this post.

  1. Makalenizi faydalı buldum. iyi çalışmalar dilerim.

  2. Posted by Adem K. on Kasım 11, 2011 at 11:31 pm

    rica ederim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: