“Güncel” Üzerinden Mısır’ı Savunmak


529

Allah’ın adıyla…

Bir müslümanın hakikat peşinde koşması eşyanın tabiatı gereğidir. Bir müslümanın zalime karşı durması hakikatin gereğidir. Bir müslümanın hakkını savunurken, zalimden zulm görmesi tarihte sıkça rastlanan bir vakıadır ki zalimin sermayesi zulmdür.

Mısır’da idam kararı çıkan kardeşlerimize çok tepki var Türkiye’den. Tepkiler’in bir kısmı da Türkiye gündemiyle alakalı. Taksim Gezi Parkı’nda kesilen ağaçlara gösterdiğiniz tepkiyi idam sehpası hazırlanırken kesilen ağaçlara göstermediniz diyor ya bazı kardeşlerimiz… Bir isabetsizlik var bunda. “Bu isabetsizlik yanlıştır”dan ziyade bu söylem hakiki gelmiyor bana. Dünya’da zalim ile mazlumun savaşında Türkiye tarafını öyle veya böyle mazlumdan yana kullandı. Ülkemizi geri almamız gecikmişken ayyuka çıkan olaylar gösterdi ki ivedi şekilde ülkemizi geri almamız gerekmektedir. İvedi şekilde ülkemizi geri alıp hakiki olan üzerinden yürümemiz şart.

Birilerinin aklı misak-ı milli sınırları içinde kalmanın doğru olduğunu savunabilir. Suriye’de savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınanları kabullenmeyebilir. Bizim Ümit Burnun’da ne işimiz var diyebiliz. Afrika’da yeni açılan onca büyükelçiliğe de ne gerek vardı diyebilir.Birileri Kırım’ın yerini haritada göstermeyebilir. Recep Tayyip Erdoğan seçim kazandı diye Üsküp’deki kutlamalardan haberdar olmayabilir birileri. Sırbistan’ın, Türkiye’den çekindiği için Bosna’dan uzak duruyor olması birileri için “he öyle mi” denecek bişey olabilir. Bu zihniyet sakat bir zihniyettir ve bu zihniyet hakiki bir zihniyet değildir ki zaten senelerdir bu zihniyet azalarak yoluna devam ediyor.

Mısır’da 529 kardeşimizin idam kararının, Filistin’in senelerdir çektiği acıdan veya Moro müslümanlarının, Doğu Türkistan’ın senelerdir çektiği acıdan çok farkı yok. Çeçenistan artık gündemimizden düşse de orada da çok fark yok. Zulmü meydana getiren zihniyetin meyvesi olan ortamlarda mazlumun hakkını savunmak belki doğrudur ama çok da hakiki değil. Peygamberi metoda önce ben sonra müslümanlar sarılmadığı için ne yazık ki muvaffak olamıyoruz. Olamıyoruz ve diğer coğrafyalardaki güçsüz kardeşlerimiz bizi bekliyor ama biz el uzatamıyoruz.

Allah’a şükür en azından Türkiye’de bugün zalim zihniyet yeniden hortlasa “dur” diyecek bir sürü insan var veya ben öyle olduğuna inanıyorum. Biz ivedi şekilde sandıktan sandığa değil de alttan sürekli bilgi üreterek, adaleti destekleyerek seçtiklerimizi rahat bırakmamalıyız. Ahmed Davutoğlu Hoca’yı yalnız bırakmamalıyız.

Hasılı kelam kardeşlerim önce nefsime söylüyorum ki, daha aktif olmazsak bundan on sene sonra 529 gencin hesabını önce kendi vicdanlarımıza veremeyeceğiz. Bırakın geziyi, ulusalcıyı, zalim destekçilerini. Daha büyük hesaplar peşinde koştukça onların ne kadar küçük ve bize zarar veremez olduğunu göreceğiz.

Hesabımız büyük olmalı.

a.k.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: