Posts Tagged ‘alev alatlı’

BM’de ‘kıvırtmadan’ konuşan bir Başbakan dinledik

Okuyacağınız röportaj hayli kapsamlı. Felsefi ve ahlaki bir düzlemden Türkiye’yi ve dünyayı gözlemleyen Alev Alatlı’nın iktidar partisine, Başbakan Erdoğan’a, Türkiye soluna, Türk milliyetçilerine, Kürt milliyetçilerine, toplum genelinde gördüğü paçozlaşmaya, hasılı Türkiye’ye dair tespitlerini içeriyor.

 

Sizi geçen gün televizyonda -Obama ile görüşme öncesinde- Başbakan Erdoğan için “Allah yolunu açık etsin ve Allah onu korusun” diye dua ederken gördüm. -Yüksek müsaadelerinizle- burada bir “anne” şefkati ve endişesi sezdim, onu onaylıyor ve üzerine titriyor gibi… Öyle mi?

Estağfurullah! Bu söylediğiniz Erdoğan ailesini tekaddüm anlamına gelir ki, haddime düşmez. Bu günlerde Sayın Başbakanımızla önceliklerimizin mükemmelen uyuştuğu doğrudur. Ancak, çocuklarını her koşulda sevmek sadece annelere özgü bir haslettir. Bizler için Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına yönelik sevgi ya da tasvip, rasyonel kriterler üzerinden oluşmak durumundadır. Bu çerçevede annelerden farklı olarak bizlerinki “koşullu” bir sevgidir, maalesef!

DEĞİŞEN DEVLET DEĞİL

Okumaya devam et

Biliyor olmak!

“Bu toplumda biliyor olmak mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü bilgi borçlandırır, anlamak zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bagışlanır. Bu, onlarin lüksüdür. Oysa, aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbeden mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot birakmayan cahili vicdanının demir parmaklıkları arasından seyreder…

Alev Alatlı

Başlık: [a.k]

Alev Alatlı / Yaseminler Tüter mi Hala?

yaseminler-tuter-mi-hala

Birinci Baskı, 1985 YAZKO

Alatlı’nın basılan ilk romanı, Yaseminler Tüter mi Hâlâ? 1950’li yıllarda Kıbrıs’ın Karpas bölgesinde, Aziz Andreas Manastırının zangocunun kızı, Eleni Klo Morias olarak doğan, Lefkoşa’da tekalamit istasyonu ustası Türk Arif’le evlenip din değiştiren Naciye Arif’in sahiciye yakın hikâyesi. Türk kocasına dört çocuk doğurduktan sonra korkunç bir iftiraya kurban giderek evinden atılan, göçmek zorunda kaldığı Selânik’te eski Hisar göçmeni bir Anadolu Rum’uyla evlenirken geçmişini saklayan bir genç kadının trajedisi. Okumaya devam et

Korkma!/Schrödinger’in Kedisi / Kâbus (Alev Alatlı)

korkma

“korkma!

…dağlar koni bulutlar küre,yıldırımlar şakuli (düşey) değil!doğrusal denklemler, sahici dünyanın mecazıdır,gerçek doğrusal denklemlerden ibaret değil!.
yerel küreselden farklı olabilir. bileşik kültürlerde insicam(ritm) çalkantıyla el ele yürür. kaos, oluşanın bilimidir geçmişin değil .mekandan münezzehtir,tutarlıdır, hesaba gelir.

kaos’ tan korkma.

bu şehirde akide şekerinin yapıldığı gümleri hatırlar mısın?ya da annenin talaş böreğini? iki ucundan çekilip sündürülen , ortadan katlanılan ve tekrar sündürülen şekeri? yaprak yaprak ayrılan hamuru? pişmaniyeyi ? maddenin her çekilişi, her katlanışı onu oluşturan yan yana tanecikleri savurur ama bütün dingindir. savruluş aslında bir serüvendir.
büyük meseleleri,büyük programların halledebileceğinin düşünüldüğü günler geride kaldı.küçücük müdahelelerin,kendileri gibi küçücük sonuçlar doğuracağı düşünüldüğü için küçümsendikleri günler de öyle. zaman ve mekanın mutlaklığı newton’sal bir illüzyondan ibaretti görecelik yıktı. kuantum teorisi ölçümleme sonuçlarının kesinliğine ilişkin rüyalardan uyandırdı. laplace’cıların geleceğin öngürülebilineceğine dair fantazilerini de kaos bilimi yok edecek. Okumaya devam et

Alev Alatlı 1999 senesinde Kanal7’de.

1999 senesinde İskele/Sancak programına Alev Alatlı katılır. Yeni çıkardığı Schrödinger’in kedisi /Kabus isimli kitabının tanıtımını ve Dünya görüşünün değişkenlerine dair açıklamalarını bulabileceğiniz bu 13 video belki de izlediğiniz en tat bırakıcı program olacak..


çok  açıklamaya ihtiyac yok…izleyin bir sey kaybetmeyeceginizden emin olun, cok sey kazanacagınızdan süphe duymayın…

düşünce  kahvesi

——————————————


Okumaya devam et

Alev Alatlı ve Yalcın Küçük ‘’aydın’ı’’ Tartısıyor

Latife Tekin’in Gece Dersleri yayınlanır ve Yalçın Küçük de bu kitabı eleştirir. Sorun eleştiri değildir Alev Alatlı’ya göre, sorun eleştirirken kullandığı metot ve söylemlerdir.
İşte bu eleştiriye cevap için Alev Alatlı ‘’Aydınlar Despotizm’ini’’yayınlar.

Yayınlandıktan sonra da HBB TV’de 1994 yılında yapılmış bu tartışma kalır.

İyi seyirler

———————————–


Okumaya devam et

FILISTIN VE BIZ: Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası Olur

anti-israel

Penceresiz odada kapana sıkıştırılmış yetmiş küsur yaşındaki parkinson hastası yiğitin zilletten son kurtuluş umudu masasının üstündeki mumun solgun ışığında parlayan tabancası. Dışarda tenasül uzuvlarını ateşli silâh bellemiş, mukaddeslere saldırmaktan özel bir haz duydukları belli Amerikan yetiştirmesi delikanlı rambolar. Benzeri sahneyi Afganistan’a atılan bombaların üzerindeki “seksi” karalamalardan da tanıyoruz, Taksim’de pantolonlarını indiren ilkel İngilizlerden de, Ramallah, televizyonunda porno filmler yayınlayan alçaklardan da. Acıya eklenen hakaret, Aaah ama, “Abartma kardeş! Şaka, şaka!”

Temkinli entelektüeller, İsrail’in teknolojik başarılarıyla gözleri kamaşan neoliberalist gerçekçiler, hayata bir kez gelindiğinin bilincinde olan pragmatikler, “Ne yani Filistinlileri tutmak zorunda mıyız?” diyen “bağımsız” kafalar. Sonra art arda sıralanan gerekçeler: Araplar bizi zamanında sırtımızdan bıçakladılar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımadılar, Mossad olmasaydı Apo’yu yakalayamazdık, IMF paramızı keser, vs. vs.

Okumaya devam et

Schrödinger’in Kedisi

2020’li yillar… Postnisinde Yüce Pir’in oturdugu Yeni Dünya Düzeni tarikati iktidarini hizla güçlendirmektedir. Tarikati olusturan vasil, salik, mürid ve talipler, “Son Hakikat” dedikleri dünya görüslerini gezegenin bütününe teblig etmekle yükümlüdürler. Dünya halklari ya “Teklesmis Varolus”ta eriyecekler ya da genleri yok edilmek suretiyle mutlak bir biyolojik ölümle karsi karsiya birakilan Sömürülmezler’in ve Lanetliler’in kaderini paylasacaklardir. Postmodern Fasizm. “Tek bir dünya, tek bir devlet, tek bir bayrak!” sloganiyla özetlenen çagdas degerlerini, evrensel medyanin tüm olanaklarini kullanarak dayatir. Yüce Pir’in Kutsal Koalisyonu ile bas edebilecek tek bir güç vardir: Schrödinger’in Kedisi. Erwin Schrödinger’in kedisi, yeni fizigin maskotudur. Ayni anda ölü ve diri olabilmek gibi akil almaz bir bilimsel gerçekligi temsil eden Schrödinger’in Kedisi. Yüce Pir’in ve onun Kutsal Koalisyon’unun önündeki tek engeldir. Bu karsin, Schrödinger’in Kedisi bir bilim-kurgu romani degildir. Tersine, 1950-2035 yillari arasinda yasayan Çankiri dogumlu psikoterapist Imre Kadizade’nin yildizlarin Iblis’i recmetmekte kullanilan taslar olarak göründükleri bir ortamdan, 21. Yüzyila, yeni fizige, kaos teorisine, saçakli mantiga uzanan zihinsel cenklerinin hikayesidir.

“Alev Alatli’nin uzun yillardir üzerinde çalistigi dev romani, ülkemiz edebiyatindaki ilk çapli ‘Anti-Ütopya’ özelligini altini çizdirecek bir tonlamayla okurun ve düsünebilen Türk insaninin ilgisine sunuluyor. Bir gerilim romaninin tempo ve heyecanini bir an bile elden kaçirmadan, ülke olarak neden ön-insanlar asamasinda kaldigimizin çözümlemelerini yapiyor, acimasiz gerçekleri birer tokat gibi yüzümüze çarpiyor… Schrödinger’in Kedisi’ni tokat yemekten bitap düsmüs, yenik fakat dersler almis bir insanin bilgelesmis, külçelismis, felsefeyle kutsanmis agirbasliligiyla bir kenara birakirken, kendi yasaminiz ve ülkenin acinacak hali üzerine bin bir ant içerek yeni günlerinize basliyorsunuz. 20. yüzyilin acilarla dolu yasaminda yer almis her Türk aydinin muhakkak okumasi gereken görkemli bir yapit.
Schrödinger’in Kedisi”

2020’li yıllar… Postnişinde YÜCE PİR’in oturduğu Yeni Dünya Düzeni tarikatı, iktidarını tüm hışmıyla güçlendirmeye devam etmektedir. Dünya Halkları veya KUTSAL KOALİSYON’a biat edecekler ya da Sömürülmezler’in ve Lanetliler’in kaderlerini paylaşacak, yeryüzünden silineceklerdir. RÜYA, gezegenimizde hayatın KUTSAL KOALİSYON’un dışında kalarak ta sürdürülebileceğine inanan bir avuç insanın, ONARIMCILAR’ın öyküsüdür. ONARIMCILAR, kendilerine “gururlu oldukları kadar da utangaç olan” turnaları örnek alırlar. Dünya görüşünden ödün vermeyen, dünya görüşünü bizim dünya görüşümüze uyarlamayı reddeden; sınırsız çayırlıklardan başka özgürlük tanımayan, kendi yaşam biçiminden gayrısına boyun eğmeyen; yalakalığa tenezzül etmeyen, laubali olmayan, vakur Turnaları…Dünya halklarına çelik bir kapan kuran feodal oligarşinin mutlakmış gibi duran gücüne rağmen, Mucizeler Diyarı’nı kurmayı başarırlar. Mucizeler Diyarı vatandaşları “düşünmesi imkansız olanı” düşünmeyi öğrenirler. Çünkü, Mucizeler Diyarı’nın “Asal Yasa”sı Yeni Fizik’i temel almıştır ve o topraklarda “bir şey ne imkansızdır ne de kesin”KARA KALPAKLI ADAM’ın “eski” Türkiye’nin yangının küllerinden yoğurduğu bir ütopya.