Posts Tagged ‘iktibas dergisi’

Şaka Gibi! Ama Değil !


İktibas Dergisi /12.05.2012

“Maalesef sözünü ettiğiniz bölgeye ziyaretçi kabul etmiyoruz. İleride bu konudaki politikamız değişirse diye talebinizi bir dosyada bekleteceğim.”

ABD böyle cevap vermişti Ezgi Başaran’ın Kürecik’e ziyaretle ilgili yaptığı başvuru için!

Konuyu gündeme taşıyan Akşam yazarı Çiğdem Toker, “Yüce Meclis’ten Pentagon’a Kürecik arzuhali” başlığı taşıyan bir yazı ile “ŞAKA gibi ama değil” diye yazdı ve üsle ilgili yaşanan gelişmeleri anlattı.

İşte Çiğdem Toker’in o yazısı: Okumaya devam et

Benim Bunları Söylemem Lazım

22.12.2011/  İktibas Dergisi / Mustafa Atav

İslam dünyası kahır içinde…

Zulüm almış başını gidiyor…

Geçmişini karanlığa mahkûm eden insan, modern çağ olarak tanımladığı şimdiki zamanın işkence aletlerini yani istila, tehcir, soykırım, asimilasyon uygulamalarını; toplu katliamlar ve daha nicelerini muhatabın konumuna, gücüne göre kullanılmak üzre, evveliyatı olan Irak, Afganistan, Filistin; şimdilerde vaki olan Mısır, Tunus, Libya, Bahreyn ve Suriye dahil örneklerde görüldüğü gibi bir bir ortaya çıkarıveriyor… Okumaya devam et

Erdemli Tanıklıklar

Her alanda hızla değişen dünyada hepimiz bilgilerimizi, yaklaşım ve yorumlarımızı güncelleştirmek, zihinsel alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirmek zorundayız, ideolojik ve ırkçı klişelerle dünyayı analiz edemeyiz. Yerel konumlarımızı, ilgilerimizi küresel gelişmelerin ve küresel bağlamın ışığında biçimlendirmeye çalışmalıyız. Statükocu yapılar, toplumlar, yeni arayış ve çözümlemelere ihtiyaç duymadıkları için ya geçmişe, ya da içe kapanıyor. Statükocu, muhafazakâr kültürler karşı karşıya geldikleri sorunlarla yüzleşmek yerine, bu sorunları biriktiriyor, sorunları çözmek yerine erteliyor. Statükocu/muhafazakâr kültürlerden her hangi bir eleştiri ve sorgulama çıkmıyor. İdeolojik ve ırkçı söylemle baskılanan toplumlar hiç bir alanda sesini yükseltmiyor, ideolojik ve ırkçı söylem toplumları duygusuzlaştırıyor. İdeolojik ve ırkçı söylem otoriter bir tarih, otoriter bir kültür oluşturuyor. Her milliyetçilik, insanları, insani dünyalardan uzaklaştırıyor. İdeolojik ve ırkçı yorumlara maruz kalmak, hakikat ikliminden uzaklaşmakla sonuçlanıyor. Gücü ve iktidarı putlaştıranlar düşünmeye, tefekkür etmeye ihtiyaç duymuyor. Irkçılıklar ve etnik milliyetçilikler her tür akıldışılıkla, her tür acımasızlık ve bağnazlıkla rahatlıkla işbirliği yapabiliyor. Okumaya devam et