Posts Tagged ‘kuran’

Bulgaristan’daki Osmanlı Belgelerini Bimer’e Sorduk

BİMER’ sorduk: Bulgaristan’daki Osmanlı yazmaları/eserleri hakkında bir şey yapıldı mı? Özellikle 70 kh ağırlığındaki devasa Kur’an hakkında bilgimiz var mı?

Cevap olarak şunu yollamışlar: ( BİMER’e çokça teşekkürler)

Sayın A. K.,

05.08.2011 tarihli ve 714046 sayılı BİMER başvurunuz, ilgisi nedeniyle Başkanlığımıza yönlendirilmiştir.

Konuyla ilgili olarak yapılan araştırma sonucunda, Bulgaristan Milli Kütüphanesinde bulunduğunu belirttiğiniz Kuran-ı Kerim ve diğer belgeler konusunda Başkanlığımız bünyesinde bir çalışma yapılmadığı anlaşılmıştır.
Başvurunuz üzerine, Bulgaristan Milli Kütüphanesi ile resmi yazışma yapılarak başvurunuzda belirtmiş olduğunuz eserlerin, en azından dijital kopyalarının edinilmesi veya araştırmacılarımızın hizmetine sunulmasının sağlanması yönünde girişim başlatılmıştır. Konuyla ilgili girişimin sonuçları tarafınıza iletilecektir.

Bilgilerinizi rica eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Milli Kütüphane Başkanlığı BİMER Yetkilisi

Reklamlar

Kendine Gelmek

“Başımıza gelmeden kendinize gelin.” (Atasoy Müftüoğlu)

Lütfen şunlar üstüne biraz zihin yorun!

1. İklim değişiklikleri hakkında çevrenizde kafa yoran insanlar var mı?
2. Bir ülkenin bir başka ülkeye gidip hem de o ülkeye haber vermeden bir eve operasyon düzenleyebiliyor olması etrafınızda tepkiye yol açtı mı?
3. 2100 senesinde Dünya’nın 10 milyar insan sayısına ulaşması bekleniyor. Etrafınızda bunun için ufacık bir muhabbet döndü mü?
4. Dünya bunca insanı besleyebilir mi diye etrafınızda kafa yoranınız var mı?
5.Atom enerjisi hakkında ufak da olsa bağımsız bir kaynaktan pasaj okudunuz mu?
6. Müslümansanız Kur’an’ı kendi dilinize çevrilmiş şekliyle okudunuz mu? Okumadıysanız kendizi hiç Kur’an konusunda ahkam keserken buluyor musunuz?

Bugüne kadar yormamış olabilirsiniz o naif zihninizi bunlarla! Bunların olumsuz yanları gümbür gümbür geliyor ve kimse bunlar hakkında yorum yapmıyor. Nasıl olsa ABD, AB, Almanya vs. ülkeler uğraşıyor bunlarla… Yani biz nesne durumundayız O’nlar özne.

Saydığımız maddeler sadece birkaçı… bunların olumsuz yanları bize gelmeden kendimize gelmemiz gerekiyor.

a.k.

Eski Ahit’te M-H-M-D חֶמְדָּה/ מַחְמָד/ εὐδοκία

MUHAMMED (MHMD) AHMED (HMD))

KELIMELERININ GEÇTİGİ YERLER:H-M-D Listesi**

Haggay 2:7 ÖVÜLEN “AHMED”GELECEK:

İSRAİLOĞULLARINA ESKİ AHİDDEKİ SON ULTİMATOM: ELÇİ SURESİ: MALAKİ KİTABI

İŞAYA 64:11 ve LUKA 2:14 BAĞLANTISI;

Ancak İslam’ı tebliğ eden peygamberin sözü yerine gelirse, onun gerçekten RAB’bin gönderdiği peygamber olduğu anlaşılır.” Yeremya 28:9
“Yeryüzünde kimseye `Rab’ demeyin. Çünkü bir tek Rabbiniz var, O da göksel RAB’dir.” Matta 23:9

Alemlerin Rabbi’nin insanlığa verdiği iki büyük nimet olan Eski Ahid metinleriyle Son Vahiy Kur’an metnine İlahi bir tasarıyla İbrahim (as)’a müjdelenen iki kardeşin İshak ve İsmail’in torunları olan İsrailoğullarının ve Araplar’ın ilk muhatap kılınmaları muhteşem bir uyumu da beraberinde getirmiştir. Bu uyum hiç kuşkusuz Hitap dilleri olan Kardeş diller İbranice ve Arapçadan kaynaklanmaktadır. Ancak tarihi süreç içerisinde İbrahimi Vahiy zincirinin ilk muhatapları olan İsrailoğulları bu vahye yine Eski Ahidde defeatlerle tekrarlanan bir çok ihanetle sadık kalmamışlardır.
Okumaya devam et

Başörtüsünün Referans Kaynakları

Başörtüsünün nasıl olması gerektiği, İslâm’ı referans alanlarla İslâm’ı referans almayanlar arasında bir ihtilaf noktası, bu doğru. Ama artık bu mesele İslâm’ı referans aldığını söyleyenler arasında da bir ihtilaf konusu, bunu da görmek gerekiyor.
Bunu son günlerde CHP’nin başörtüsü yasağını kaldırmak için yaptığı “makbul başörtüsü” tanımında ve başörtülü hanımlar arasında medyada yapılan “dandik tesettür” tartışmalarında gördük.
CHP’nin aldığı pozisyon yeni değil. Bu parti kuruldu kurulalı aşinayız buna. Önce başörtüsünü Türkiye Müslümanlarının hayatından tamamen çıkartmak istediler. Bugünkü yasağın temeli de bu zaten. Halk tesettüre olan inancında sebat gösterince, inatlaştılar ve halktan uzaklaştılar. Toplumun belli bir kesiminin partisi olmayı yeğlediler. Okumaya devam et

Sizde Hangi Kulak Var ?

281
1.KULAK

Kimi kulak vardır ki; Mühürlüdür.(2/Bakara-7)(16/Nahl-108)(41/Fussilet-44)
Kimi kulak vardır ki; Ölüm korkusuyla tıkalıdır.(2/Bakara-19)
Kimi kulak vardır ki; Yalana kulak verir.(5/Maide-41-42)
Kimi kulak vardır ki; Vahyi dinledikleri halde kaale almazlar.(6/Enam-25)(17/İsra-46)(18/Kehf-57)
Kimi kulak vardır ki; Vahyi işitmek istemezler.(7/Araf-179)(41/Fussilet-5)(71/Nuh-7)
Kimi kulak vardır ki; Şeytanın vesveselerine verir.(26/Şuara-223)
Kimi kulak vardır ki; Zorbalık,kibir yüzünden vahyi duymazdan gelir.(31/Lokman-7)
Okumaya devam et

Secde Suresi / Bahaeddin Sağlam

secde

Bismillahirrahmanirrahim

( Mekke’de nâzil olmuştur, 30 âyettir.)

[Sûreye Secde isminin verilmesinin sebebi, ortasında secde âyetinin bulunmasından ziyade, sûrenin gerçek bir secde edişin bütün alt yapısını, özellikle 15. âyette tam ve net bir şekilde izah etmesidir.]

1. Âyet: “Elif, Lam, Mim”

Bu kesik harfler, derin işârî manalara baktırmakla beraber, harflerin sayısal değerlerinden bunların vahye ve vahyin etkinlik sürecine baktığı anlaşılıyor. Şöyle ki: Bu “Elif lam mim” kapalı olarak 71 eder. Telaffuzlu haliyle 272 eder. Kur’ân’da 7 kere geçmektedir. Her iki şekilde toplam olarak 497 ve 1904 eder. İslâm vahyinin ilk 300 yıllık tam etkinliğine ve 500 yıllık nisbî etkinliğine ve bu son dönemde yeniden vahyin sırlarının açılmasına bakar. Bunun bir delili de    “Kitabın indirilişi” deyiminin “indiriliş” (tenzil) ifadesinin 497 etmesidir. (Muhakemat, 8. Mukaddime’ye bakınız!)
Okumaya devam et

Adem ile Havva

Bu konuda Tevrat’la Kur’an arasında ayrılıklar vardır. Kur’an’da yaratma emrinin yaratılışın başında mı, ortasında mı, sonunda mı olduğu belli değildir. Tevrat’a göre, başlangıçta hiç bir şey yoktu, boşluk, karışıklık ve karanlık hakimdi. Allah önce ışığı yarattı ve karanlıktan ayırdı. Böylece gün ve gece oldu. Bu yaratma fiilinin meydana geldiği ilk günde oldu, ancak Güneş ve Ay henüz yaratılmamıştı. Bu durumda gece ve gündüz nasıl meydana geldi sorusu cevapsız kalıyor. İkinci günde sema, üçüncü gün kuru ile yaş, kara ile deniz birbirinden ayrıldı. Halbuki bunların ayrılabilmesi için daha önce yaratılmış olması gerekiyordu! Daha sonra bitkiler de belirlendi. Dördüncü gün Güneş, Ay ve yıldızlar yaratıldı. Beşinci gün sularda ve havada yaşayan hayvanlar, kanatlı kuşlar yaratıldı. Altıncı gün Allah “Adem’i kendi suretinde yarattı” ve yedinci gün dinlendi. [11] Bu haberler Kur’an’da yoktur. Kur’an’a göre Allah yorulmaz ve dinlenmeye de ihtiyacı yoktur. Ancak Kur’an da yaratılışın altı zamanda olduğunu söylüyor. Ayrıca bir şeyin olmasını  istediği an “Ol” demesinin yeterli olduğu beyan ediliyor. Bu iki ifade ilk bakışta tezat gibi görünüyorsa da, “Ol der ve olur” sözü Allah’ın kudretini, altı zaman sözü ise, geçmişte alemi nasıl yarattığının haberi oluyor. Zaman İfadelerinde kullanılan “Yevm” kelimesi Kur’an’da  çeşitli manalara gelir. Bazı ayetlerde 12 saat, yani gece ve gündüz veya 24 saat bir gündür. Yİne Allah’ın yanında bir “Yevm”in insanların bin senesine mukabil olduğu söyleniyor. Başka bir ayette “Gün”ün karşılığı elli bin sene olarak gösteriliyor.   Bunlardan “Yevm” kelimesinin anlamını insani ölçülerle sınırlamanın mümkün olmadığı, ancak alemin altı zaman sürecinde yaratıldığı anlaşılıyor.

Okumaya devam et