Posts Tagged ‘milliyetçilik’

Küreselleşme ve Milliyetçilik


İbrahim MAVİ (Afyon Kocatepe Üniversitesi Yüksek Lisans),

(Bu yazı Ege Üniversitesi Altamira Sosyoloji Dergisinde yayınlanmıştır.)

1990’lı yıllardan sonra, dikkatlerin üstünde toplandığı ve artık sosyal bilimlerin araştırma konusu olarak yaygınlaşan küreselleşme 1980’li yılların basında akademik çevrelerce pek fazla rağbet görmedi. Fakat 1980’li yılların ikinci yarısında öyle bir artış göstermiştir ki dünyanın her yerinde ele alınmasıyla beraber, bunu takip etmek neredeyse imkânsızlaşmaktaydı. Genel anlamda teknolojik, siyasi, ekonomik, kültürel, politik ve ekolojik açıdan dünyanın bir çok yerine etki eden küreselleşmenin etkisiyle beraber sınırların daralması, özellikle kültürel anlamda benzerlik yaşanması, iletişim ağının yaygınlaşmasıyla beraber toplumsal etkileşim fazla olması olanağı oluşmuştur. Marshall Mcluhan’ın (2001) ‘Küresel Köy’ olarak adlandırdığı küreselleşme, farklı ülkeler arası ekonomik ilişkilerin birbiriyle bağlantılı olma aşamasına geldiği bir sistemi kavrar. Roland Robertson(1999:21) ‘tüm dünyanın tek bir mekân olarak billurlaşması’, ‘küresel insanlık durumunun ortaya çıkması’ ve kelimenin tam anlamıyla ‘dünya bilinci’ olarak tanımlar. Malcolm Waters(2001) ise küreselleşmeyi siyasal, toplumsal ve kültürel düzenler üzerindeki coğrafi sınırlamaların kalktığı bir süreç olarak tanımlıyor. Noam Chomsky(2002: 84) küreselleşmenin uluslar arası entegrasyon anlamına geldiğini, öncelikle özel güç yoğunlaşmalarının çıkarına hizmet ettiğini ve başka herkesin çıkarının önemsiz olduğunu savunarak, özel bir biçim olan ‘Neo Liberalizm’ olarak adlandırılması gerektiğini savunur. Okumaya devam et

Galeyana Sıfır Tolerans


Ahmet Hakan Coşkun / Hürriyet Gazetesi / 18.07.11

– Yürekler tabii ki şehit askerler için yanacak.

–  Teröre ve teröriste tabii ki lanet okunacak.
–  Ellerini tetikten çekmeyenlere tabii ki isyan edilecek.
–  Olup bitenlere evladını kaybeden insanların gözünden tabii ki bakılacak.
Kısacası…
Hedefi isabetli bir şekilde belirlenmiş bir şekilde…
En derininden “ah etmek”, en etkileyicisinden “ah çekmek”, en içteninden “lanet okumak”, en vurgulusundan “isyan etmek” sonuna kadar haktır.
Benim itirazım tabii ki bu türden bir içlenmeye, bu türden bir duygusallığa, bu türden insani tepkilere değil. Okumaya devam et

Kurtarıcı akımlar / Ali Bulaç

alibulac

Osmanlılar peşpeşe toprak kaybetmeye başlayınca bir çıkış yolu aramaya koyulurlar. Ortaya çeşitli fikirler atılır. Bu trajik süreçte Balkanlar elimizden çıkmış ve Hıristiyan unsurlar herkesten önce imparatorluktan ayrılmıştır.

Milliyetçi akımların takip ettiği kronolojye baktığımızda şöyle bir güzergahın takip edildiğini görüyoruz: İlk milliyetçi akımları başlatıp imparatorluktan ayrılmak isteyenler Balkan kavimleri; Yunanlılar, Bulgarlar ve Arnavutlar. İkinci sırada Osmanlıcık veya İslamcılıkla imparatorluğun kurtulacağına inanmayan Osmanlı iktidar elitleri. Üçüncü sırada Arap milliyetçileri gelir. Son sırada Kürt milliyetçileri yer almaktadır ki, bugün bizi derinden etkileyen Kürt sorunu bir yönüyle 19. Yüzyıl Osmanlı’sında başlayan süreçte geç kalmış bir milliyetçiliğe tekabül eder.
Okumaya devam et