Posts Tagged ‘ölüm’

Bin Ladin’i Vurmayıp da Beslese miydik?

Erhan Üstündağ / Bağımsız İletişim Ağı- bianet.org

“Büyük memnuniyetle karşılıyorum.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, El-Kaide lideri Usame Bin Ladin’in ABD’li özel harekatçılar tarafından Pakistan’da öldürülmesini bu şekilde karşıladı ve durumdan ders çıkarılmasını istedi. “Bu şunu gösteriyor; teröristler ve terör örgütlerinin başlarının sonu, eninde sonunda canlı veya cansız ele geçirilmektir. Dünyanın en tehlikeli ve sofistike başının da bu şekilde ele geçirilmiş olması, herkese ibret vesilesi olmalı.”

Gül, bir devlet başkanı olarak haberi sevinçle karşılayan tek insan değildi; göründüğü kadarıyla Bin Ladin’in öldürülmesi dünyanın farklı ülkelerinde de aynı hislerle kutlandı. El Kaide’nin üstlendiği 11 Eylül 2001 saldırılarında yakınlarını yitirenler başta olmak üzere ABD’liler bir ulusal birlik ve gurur anı olarak başkan Barack Obama’nın ardından sokaklara döküldü. Bin Ladin lehineyse -en azından şimdilik- takipçileri dışında fazla söz söyleyen yok.

“Terörle savaş” ve öldürme yetkisi Okumaya devam et

ABD’ye neden inanalım?

Bin Ladin’in ölümüyle ilgili şüpheleri, El Kaide’nin bundan sonra ne yapacağını, Bin Ladin’in öldürülmesine ilişkin komplo teorilerini dünyadaki sayılı El Kaide uzmanlarından biri NTV’ye değerlendirdi.

Bin Ladin’le röportaj yapabilmiş dünyadaki 3 gazeteciden biri olan Londra merkezli El Kuds El Arabi Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Abdülbari Atwan, “ABD’ye neden inanalım?” diye sordu ve Irak örneğine dikkat çekti.

devamı için tıklayınız…

İntihar Ormanı


Wataru Tsurumui tarafından yazılan The Complete Manual of Suicide (İntihar Klavuzu) kitabında ölmek için en güzel yer olarak geçen Aokigahara Japonya’da İntihar Ormanı olarak biliniyor. Kitap çıktığı dönem bazı yerlerde yasaklanmıştı, çünkü bulunan cesetlerin çoğunun yanında bu kitaptan vardı. >bilgi için tıkla
\
Yayınlandığı dönem (1993) olay yaratan İntihar El Kitabı 11 bölümden oluşuyor. Hazırlıklardan, intiharın şekline, hangi tür intiharın nasıl acı vereceğinden cesedi görenlerin nasıl tepki vereceğine, intihar çeşitlerine kadar pek çok zengin içeriğe sahip. İntihar için en yüksek şansı olan yüksek binaların adreslerinin yanı sıra bu orman için de bilgiler mevcut. Okumaya devam et

ERGENEKON KUYULARINDA KAYBOLAN HAYATLAR 4

Onlara göre, önemli olan ölüm emirleri kimin verdiği. Davaya müdahil olmak isteyen aileler adaletin yerinin bulmasını istiyorlar ve vurguluyorlar: karanlık bir dönemin aydınlatılması, gelecek aydınlık günlerin de teminatı.

“Maşalar çıksın aradan”

“Devlet bu işi gerçekten çözmek istiyorsa maşaları aradan çıkarsın. Benim için önemli olan, öldürme, kaybetme emirlerini kimin verdiği. Bunların başı ortaya çıksın, yoksa akan kan durmaz” diyor Nesibe Haran.
Okumaya devam et

ERGENEKON KUYULARINDA KAYBOLAN HAYATLAR 3

Belirsiz bekleyişleri bitti, şimdi en azından başlarında dua edebilecekleri bir mezarları var.

Geride bıraktıkları, farklı olsa da kaybedilenlerin ailelerinin ‘mezar özlemi’ dışında da birçok ortak noktası var. Adalet istiyorlar her şeyden önce. Ergenekon soruşturmasının, yıllardan beri akıllarını kurcalayan, gönüllerine saplanmış soru işaretlerini de giderebileceğini umuyorlar.

Kayıpların hatırlanma biçimleri de farklı; bazıları da kayıptan sonra doğan çocuklara onların isimlerini veriyor. Bazıları da tıpkı Mardin Kızıltepeli Tunç ailesi gibi, köyleri basıldığında delik deşik olmuş duvarlarını bırakın, perdelerini bile yenilemiyor.
Okumaya devam et

ERGENEKON KUYULARINDA KAYBOLAN HAYATLAR 2

Cizre/Diyarbakır

Ergenekon soruşturmasıyla birlikte, kaybolan yakınlarının en azından mezarını bulmak için umutlanan ailelerin, kendi yaşamları da hiç kolay olmadı. Bir çoğu, yakınlarının kaybından sonra göç etmek zorunda kaldı ve fakirleştiler. Aile babalarının geride bıraktıkları çocuklar okullarını bırakıp, çalışmak zorunda kaldı. Kayıp yakınlarının bazıları, “bir kelime bile etmeyerek” belli etti küskünlüklerini ve protestolarını. .Ama bazı çocuklar Mehmet Hebun Özdemir ve Mizgin Şen gibi, babaları kaybolduğunda, hala annelerinin karnındaydılar.
Okumaya devam et

ERGENEKON KUYULARINDA KAYBOLAN HAYATLAR 1

.

“Su veremedim 13 yaşındaki oğluma, oy!”

“İşkence askısındaydı oğlum. Beni gördü. ‘Ana su ver’ diye yalvardı.”

Hayat Altınkaynak, 13 yaşındaki oğlu Davut’u en son nerede, nasıl gördüğünü anlatırken kıpkırmızı gözlerinden yaşlar süzülüyor, o saate kadar cılız olan sesi bir çığlık oluyor, koyuveriyor tuttuğu hıçkırıkları, haykırıyor:

“Oy…su veremedim, Davut’uma”
Okumaya devam et