Posts Tagged ‘Pakistan’

Bin Ladin’i Vurmayıp da Beslese miydik?

Erhan Üstündağ / Bağımsız İletişim Ağı- bianet.org

“Büyük memnuniyetle karşılıyorum.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, El-Kaide lideri Usame Bin Ladin’in ABD’li özel harekatçılar tarafından Pakistan’da öldürülmesini bu şekilde karşıladı ve durumdan ders çıkarılmasını istedi. “Bu şunu gösteriyor; teröristler ve terör örgütlerinin başlarının sonu, eninde sonunda canlı veya cansız ele geçirilmektir. Dünyanın en tehlikeli ve sofistike başının da bu şekilde ele geçirilmiş olması, herkese ibret vesilesi olmalı.”

Gül, bir devlet başkanı olarak haberi sevinçle karşılayan tek insan değildi; göründüğü kadarıyla Bin Ladin’in öldürülmesi dünyanın farklı ülkelerinde de aynı hislerle kutlandı. El Kaide’nin üstlendiği 11 Eylül 2001 saldırılarında yakınlarını yitirenler başta olmak üzere ABD’liler bir ulusal birlik ve gurur anı olarak başkan Barack Obama’nın ardından sokaklara döküldü. Bin Ladin lehineyse -en azından şimdilik- takipçileri dışında fazla söz söyleyen yok.

“Terörle savaş” ve öldürme yetkisi Okumaya devam et

Reklamlar

Üsame Bin Ladin!

Ben hayatımda 2 Üsame tanıdım… Birisi Arabistan’da dogmus bir Türk. İkincisi Arabistan’da doğmuş Arap bir Prens. Birincisi belirli bir yaştan sonra Türkiye’ye geldi. Türkçeyi düzgün konuşamıyordu filan.

Diğeri başka işlerle uğraştı.

ABD, İsrail, Fransa, İtalya filan. Geçmişlerini azıcık kurcaladığınızda en ala katliamları görebileceğiniz ülkeler. bugün bunlar II. Üsame’ye terörist demiş. Desin! Ve bunlar etrafa insanlık, demorasi ve ahlak pazarlamaya kalkan ülkeler. Herkes bilir. Ama Türkiye insanında kronikleşmiş bir durumdur bu artık, düşünmez. TV ve medya O’na ne sunduysa o doğrudur. İşte bu yazıktır.

1.Yakalayacak gücün var. neden bağımsız bir mahkemeye çıkarmadın?

2.Bunu stratejik bir sömürme propangadsı haline getirmeyeceğinizi nereden bileceğiz?

3.Sen, kimin toprağında kimi öldürüyorsun,vuruyorsun, tecavüz ediyorsun be adam?

Birgün devran dönerse, Bush saklanırsa ve özel timler onu yakalarsa benimde gücüm olursa söz veriyorum mahkemeye çıkartacağım veya bunun propagandasını yapacağım. Herkes ne kadar serefsiz olduğunu bilsin diye.

Sen kimsin de müslümanlığı bize öğretiyorsun. Ne amacın vardı gidip O’nu denize atarken. Niye vermedin gömsünler namazını kılsınlar.

Ulan! Madem bu adam terörist idi neden mahkemeye çıkarmadın? Kimi kandırıyorsunuz şerefsizler topluluğu sizi?

Tüküreyim düzeninizin ta ortasına!

Not:

Sayın Abdullah gül,

ABD ve İsrail için de aynı şeyleri söylemedikçe size olan saygımı askıya aldım.

a.k.

Ortadoğu devrimleri İslamcılığın evrimi mi?

Prof. Dr. ÜMİT CİZRE /İstanbul Şehir Üniversitesi /umitcizre@sehir.edu.tr

Dünyanın sayılı İslamaloglarından Gilles Keppel geçtiğimiz hafta Kudüs’teki Hebrew Üniversitesi’nde Ortadoğu’daki son gelişmeleri ‘anlamak’ amacıyla düzenlenen konferansta Tunus ve Mısır’da devlet başkanlarını deviren, Bahreyn ve Libya’da devirmeye çalışan, diğer komşu ülkelerde özgürlüklerin genişletilmesi talepleriyle statükoları sarsan sunaminin İslami bir dil, taban, liderlik ve içerikten yoksun olmasının olağanüstü bir öneme sahip olduğunu ve bu durumun radikal İslam’ın can çekişmesi anlamına geldiğini söylüyordu. Radikal İslam’ın kitleleri militanlaştırma anlamında 1990’lı yıllarda krize girdiğini ve 11 Eylül’ün bu krizin bir sonucu olarak yapıldığını ifade eden Keppel’e göre rejim deviren bu yeni hareketler, radikal İslam’ın sonunu ilan etmekte ve girişimci orta sınıfların omuzlarında yükselen Türkiye tipi, siyasal sisteme katılımı “önce araç sonra adım adım amaç yapan” AK Parti’yi model almaktaydılar. Okumaya devam et

İnsani felaketlerin merkezi Afrika ve Asya

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü, dünyanın en kötü 10 insani krizinin yıllık listesini yayınladı.

Örgüte göre liste şöyle:

1-Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki sivillere yönelik şiddet.

2- Afganistan’da şiddet ve sivilleri yardımlardan yoksun bırakma.

Okumaya devam et

Afganistan Savaşı Çığırından Çıktı

TARIK ALİ

Hem siyasi hem de askeri cephede ikiz felaketler yaşayan NATO Afganistan’da kötü bir sonbahar geçirdi. Önce BM’nin Kabil’deki en üst düzey yetkilisi Kai Eide’nni, yardımcısı Peter Galbraith’le arası açıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın fiili temsilcisi olan Galbraith, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’nin hileyle seçildiği hükmüne varmış ve bunu kamuoyuna açıklamıştı. Galbraith’in üstü olan Eide Karzai’nin meşruiyetini savunmaya devam etti. Şaşırtıcı bir biçimde, sonrasında BM Galbraith’i kovdu. Bu da ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın vites yükseltmesine yol açtı; BM destekli seçim gözlemcisi seçimlerin gerçekten de hileli olduğuna ve tekrarlanması gerektiğine karar verdi. Karzai, ilk seçimde kendisi adına son derece iyi bir iş çıkaran seçim yetkililerini değiştirmeyi reddetti ve rakibi seçimden çekildi. Karzai görevi kaptı. Okumaya devam et

Amerikan emperyalizminin sevimli yüzü!

barack-obama-for-president

ABD’nin çiçeği burnunda Başkanı Barack Obama, devletinin geleneksel fitneciliğine çabucak uyum sağladı.
Hatta, daha başkan olmadan uyum sağlamıştı bile.
Seçim kampanyası boyunca Irak’taki Amerikan askerlerini geri çekmekten bahsetti, ama Afganistan mevzubahis olduğunda daima “asker sayımızı arttırmalıyız” dedi.
Pakistan’a yönelik El-Kaide veya Taliban bahaneli saldırılara da tavır almadı.
Nitekim, Obama’nın Beyaz Saray’a taşınmasıyla bu saldırıların sona ereceğini umanlar hayal kırıklığına uğradılar. Okumaya devam et

Afganistan / Bir Yitik Coğrafya

afg1Giris

Bilindigi üzere Afganistan, önce komünist isgal rejimine karsi verilen bagimsizlik savasi sonra mücahit gruplari arasindaki iktidar kavgasi son olarak da Taliban’la muhalifleri arasindaki iç savas yüzünden uzun süreden beridir dünya kamuoyunun gündeminde olan bir islam ülkesidir. Biz de bu sayimizda Afganistan’i genel yönleriyle ve birtakim özet bilgilerle tanitmaya çalisacagiz.

Afganistan Hakkinda Genel

Resmi adi: Afganistan islâm Cumhuriyeti

Baskenti: Kâbil (Nüfusu: 1.500.000)

Yüzölçümü: 652.225 km2.

Nüfusu: 27.000.000 (1999 tahmini)

Nüfus artisi: % 5 (iç savasta nüfus çok artmamistir.)


Etnik yapi: Nüfusun % 42’sini Afganlar, % 24’ünü Tacikler, % 12.5’ini Türkler, % 8’ini Mogolca konusan Hazaralar, % 4.2’sini Farisiler (iranlilar), % 3.4’ünü Aymaklar, % 1.7’sini Beluciler, kalanini da Pasayiler, Kizilbaslar, Nuristanlilar, Brahuiler, Hintliler, Ariler ve bunlarin disinda kalan küçük etnik unsurlar olusturur. Afganlarin kuzeydeki kabilelerine Pehtun, güneydekilere Pestun denir.

Okumaya devam et