Posts Tagged ‘ramazan’

Anlamamız Lazım

Selamun Aleykum,

Dünya’da aç olan çok insan var. Ramazan Ayındayız. Aç kalıyoruz. Bu ayda anlamazsak onların hallerini daha da anlamayız.

a.k.

Ramazan ve Oruç ve Merhaba Ya Şehr-i Sultan Merhaba


Oruç ve Ramazan hakkında geçmiş senelerde yayınladığımız ve çoklarının faydalandığı yazılar aşağıdadır. Sorularınıza cevap bulamazsanız yorum bırakabilirsiniz veya dusuncekahvesi[et]msn.com adresine eposta atabilirsiniz.

Allah orucunuzu kabul, hanenizi bereketli ömrünüzü Ramazan etsin.

Oruç Kitabı /Kitab’us Savm

Oruçla İlgili Hükümler

İtikaf ve Adabı

Düşünce Kahvesi hayırlı Ramazanlar diler.

Not: Bilgiler de yanlışlık sezerseniz veya başka okuduğunuz bilgilerle çelişiyorsa lütfen alta yorum bırakınız. En güzeli bilen Allahtır.

Ramazan Stajdır

Ramazanın şifresini açıklıyorum.

Okuduğunuz bölümü bitirebilmeniz için staj yapmanız gerekmektedir. Staj iki türdür. Birincisi hakkıyla staj, ikincisi naylon staj. Naylon stajda staj yapılmaz veya öylesine yapılır. ve staj bizim kendiğ mesleğimizde vasıflı olmamız içindir.

Bu bağlamda Allah’ın 12 ayından 1 tanesi Ramazan. Ve Ramazan içerisinde övülen  Kadir Gecesi’nin olduğu bir ay. Şöyle bir anlayış var Ramazan Mübarektir ve bağışlanma ayıdır. Tamam güzel de diğer aylar da mğübarektir be kardeşim. Ve Ramazan diğer aylarda tutacağın oruçlara, nefsini terbiye edişine bir hazırlık gibidir. Tüm sene durup durup Ramazan’da nefs terbiyesi epeyce sıkıntı verir sana. Sen Ramazan’da farz olan ibadetlerini yap ve alış, al sevabını ve nitelik kazan. Vasıflan. Ve devam et ibadetlerine.

Rabbim ne büyük ki bizi farz ibadet ile staja tabi tutuyor ve sevap kazandırıyor. Stajımız neticesinde öğreniyoruz ki bu iş güzel iştir, bu oruç güzel oruçtur, bu namaz güzel namazdır. Ve devam etmemizi bekliyor diğer Mübarek 11 aylarda bu ibadetlere.

a.k.

İtikaf ve Adâbı

itikafnamazibadetzahidakl3

6.1. Mânası
î’tikâf; hayır olsun şer olsun, bir şeyi lüzumlu sayarak, nefsi o şey üzerine hapsetmek demektir. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: ■İbadet yapmakta olduğunuz ve saygıyla eğildiğiniz (i’tikâf ettiği­niz: ‘âkifûn) bu heykeller nedir?» (Enbiyâ: 52). Bahis mevzuu etti­ğimiz i’tikâftan maksat ise, Allah’a yaklaşmak niyetiyle mescitte kalmaktır.

6.2. Meşru Olusu
Alimler i’tikâfın meşru olduğu üzerinde icmâ etmişlerdir. Ra-sûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem her Ramazanda on gün î’tikâfa girerdi. Vefat edeceği yıl gelince yirmi gün i’tikâfa girdi. (Hadisi, Buharı, Ebû Dâvûd ve îbn Mâce rivayet etmiştir.) Rasûlüllah sal Iallahu aleyhi ve sellem’în ashabı ve zevceleri de onunla beraber ve­ya ondan sonra i’tikâfa girmişlerdir. Ancak İ’tikâf her ne kadar Al-iah’a yaklaşmak için yapılan bir ibadet ise de, fazileti hakkında sa­hih bir hadis varid olmamıştır. Ebû Dâvûd demiştir ki: «îmanı Ah’ med’e ‘i’tikâfın fazileti hakkında birşey biliyor musun?’ diye sor­dum, o da ‘hayır, ancak zayıf rivayetler biliyorum,’ demiştir.»

Okumaya devam et

Osmanlı ve Eski Ramazanlar

Ramazanın ilk gecesindeki sahur yemeği çok önemliydi. Çocuklar bile bu manevi havadan tat almaları için, Ramazan davuluna eşlik eden manilerle, tatlı uykularından uyandırılıp sahura kaldırılırdı. Sahurda yenen yemekler iftarda yenen yemeklere oranla daha hafiftir. Anadolu’da ve Rumeli’nde sahur yemeklerinde ekseri gözleme ve börek yerlerdi. Kadınlar gece hamur yoğurur; gözlemeleri, börekleri sofraya taze taze getirirlerdi. İstanbul’da sahurda pek börek yenilmezdi. Sahur sofralarına kazandibi çöreklerle, kaşar peyniri, gerdan ve dil söğüşü konurdu. Bir akşam pilav, bir akşam taygan denilen makarna pişerdi. Herkes birer kase yoğurt, birer tas hoşaf veya şerbet içer, pilavı ve makarnayı yedikten sonra niyet ederdi.
Okumaya devam et

Osmanlı ve Eski Ramazanlar

Ramazanın ilk gecesindeki sahur yemeği çok önemliydi. Çocuklar bile bu manevi havadan tat almaları için, Ramazan davuluna eşlik eden manilerle, tatlı uykularından uyandırılıp sahura kaldırılırdı. Sahurda yenen yemekler iftarda yenen yemeklere oranla daha hafiftir. Anadolu’da ve Rumeli’nde sahur yemeklerinde ekseri gözleme ve börek yerlerdi. Kadınlar gece hamur yoğurur; gözlemeleri, börekleri sofraya taze taze getirirlerdi. İstanbul’da sahurda pek börek yenilmezdi. Sahur sofralarına kazandibi çöreklerle, kaşar peyniri, gerdan ve dil söğüşü konurdu. Bir akşam pilav, bir akşam taygan denilen makarna pişerdi. Herkes birer kase yoğurt, birer tas hoşaf veya şerbet içer, pilavı ve makarnayı yedikten sonra niyet ederdi.
Okumaya devam et