Posts Tagged ‘sermaye’

“Emeğin Tevekkülü”

Korkut Boratav

İki ay sonra AKP iktidarının onuncu yılı tamamlanacak. Bu parti, üç genel seçimi üst üste kazandı; parlamentoda tek parti çoğunluğunu kesintisiz sağladı. Bu başarının, kent ve kır emekçilerinin süregelen, güçlü desteğine dayandı ortadadır.

Aynı parti, iktidar yıllarında, ekonomik ve sosyal politikalarda neoliberal programlara dogmatik, giderek artan bir bağlılık gösterdi; bunu açıkça da ifade etti. Bu programların, emekçilerin sınıfsal çıkarlarıyla sistematik karşıtlığı da artık tartışma dışıdır. Okumaya devam et

(Kot) Kum(lama) Belgeseli

https://i2.wp.com/www.populistkultur.com/wp-content/uploads/kum-belgesel.jpg

İslam’da emek ve sermaye ilişkisi (3)

Müzakerecilerin Görüşleri :

a – Cemil Kıvanç’ın Görüşü :

Sayfa 346 de bir hadis-i şerif zikrediliyor:
“İşini bi¬tirdikten sonra işçiye ücretini Ödemeyen kimse Hz. Peygambere hasmıdır.” Bu hadis-i şerifi başka tebliğci arkadaşlarımda vermişlerdir. Burada, benim dikkat çekmek istediğim husus şudur. Acaba, modern ekono¬mik şartlarda söz konusu ücretin iş bitiminde hemen ödenmesi mi? Yoksa miktarı mı? diye düşünmek gerektiğini sanıyorum. Çünkü, bir işçiye asgarî ücretin de altında, en az geçim seviyesine de ulaşmayan, ancak varlığını devam ettirici bir geçim sağlayacak kadar bir ücret vermek midir? Bu maalesef, toplumumuzda çok yaygın bir uygulamadır. Bak, teri kurumadan üc¬retini veriyorum, hemen veriyorum. Ama ne veriyo-rum? Bu bakımdan, günümüz şartlarında bu hadis-i şe¬rifi yeniden değerlendirmek ve yeniden yorumlamak gerekmez mi? diye düşünüyorum. Zira, günümüz şart¬larında işçi ile işveren arasında en çok kapışılan ko¬nu budur. Ödeme imkânı var, verimlilik var, kârlılık var, hatta genel maliyetler içinde işçi maliyetlerinin oranı % 12-15 ama, enflâsyonu artırır gerekçesiyle iş-çiye ödenen miktar asgarî ücrettir. Dolayısıyla soru yine aynı. Acaba hemen ödenmek mi? Yoksa miktarı¬mı önemli?
Okumaya devam et

İslam’da emek ve sermaye ilişkisi (2)

Emek Ve Sermaye İlişkisinde Emek Ve Sermayenin Hak Ve Mükellefiyetleri

Emek ve sermaye ilişkisinin rasyonel üretim için gerekli olduğundan söz etmiştik.

“Ey iman edenler ka zandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız şeyle­rin en helal ve iyisinden Allah yolunda harcayın” mealindeki ayet-i kerimeden anlıyoruz [36]ki sermayenin iki kaynağı vardır. Biri emek diğeri arz ve müştemilatı­dır. Emek olmazsa sermayenin birikmesi mümkün de­ğildir. Eğer sermayedar bir emeği kiralamışa kendi gelişmesini borçlu olduğu emeğe hakkı olan değeri vermeli ve ücretini eksiksiz ödemelidir. Hz. Peygamber’in “üç sınıf insan vardır ki kıyamet günü ben bun­ların hasmı olacağım.. Bu üç sınıf insandan biri de üc­retle bir kişi tutup o kimse de işini bitirdikten sonra ona ücretini ödemeyendir”[37] buyurduğu rivayet edilir. [38]

a) Ücret Tesbîtinde Sistemi Serbest Pazarlık
Okumaya devam et

İslam’da emek ve sermaye ilişkisi (1)

TANIM

Emek ve sermaye, üretimin iki önemli faktörüdür. Üretimin asıl faktörünün emek olduğunu kabul etmek gerekir. Zira insanoğlu üretimin ikinci ana faktörü olan tabiatı işlenmemiş olarak hazır bulmuş ve zaten bir kıy­met olan bu değerin üzerinde emeğini harcayarak ken­disi için kullanmaya daha elverişli bir hale getirmiştir. (Tabiatın insan için hazır bir değer olduğuna Hz. Adem ile Havva’nın Dünya’ya indirilişi sırasında Cenab-ı Hak tarafından «yeryüzünde sizin için bir vakte kadar yer­leşmek ve geçim kaynakları vardır”[1] Duyurulması delildir. İster kullanma değeri olsun ister mübadele de­ğeri olsun değer, kazanmış şeylerin insan .emeğinin tabii maddeler üzerinde harcanmasıyla vücuda geldiğine

Okumaya devam et