Posts Tagged ‘sonuç bildirgesi’

Mavi Marmara Baskını Hakkında BM Raporu Sonuç Bölümü

Freedom Filotilla Facts / 30.09.2010

260. Filoya yapılan saldırı, İsrail hükümeti ile Filistin otoritesi ve Filistin halkı arasında devam eden sorunlar bağlamında değerlendirilmelidir. Yaşananlar, tarafların kendi yüklendikleri misyonu yerine getirirken pozisyonlarının doğruluğuna olan derin inançlarını ortaya çıkarmıştır. Mevcut koşullarda önemli bir değişiklik olmaması hâlinde benzer felaketlerin meydana gelmesi muhtemeldir. Güç ve iktidarın, adil ve eşit koşullar oluşturma bilincine sahip olması durumunda daha değerli olduğu unutulmamalıdır. Barış ve saygı, karşıt görüşteki birinden zorla alınmaya çalışılmamalı, kazanılmalıdır. Adil olmayan bir zaferin kalıcı bir barış getirdiği görülmemiştir. Okumaya devam et

Kürt Sorunu Forumu Son Oturumu ve Sonuç Bildirisi

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi tarafından gerçekleştirilen ve iki gün süren Kürt Sorunu Forumu, Pazar günü gerçekleştirilen son oturum ve sonrasında açıklanan sonuç bildirgesiyle sona erdi. Okumaya devam et

Balkan Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

BALKANLARDA GELECEK TASAVVURU SEMPOZYUMU

KÜLTÜR, SİYASET, ÖRGÜTLENME VE İŞBİRLİĞİ ALANLARI

SONUÇ BİLDİRGESİ


İHH İnsani Yardım Vakfı’nın 18–19 Ekim 2008 tarihlerinde gerçekleştirdiği “Balkanlarda Gelecek Tasavvuru” başlıklı sempozyumda, “Balkanlarda Kültür, Siyaset, Örgütlenme ve İşbirliği Alanları” müzakere edilmiştir. Sempozyumdan çıkan neticeler şu şekildedir:

  • Günümüz konjonktüründe hemen her alanda uzun yıllardır devam edegelen hareketliliğin de bir neticesi olarak Balkan toplumları siyasi, ekonomik ve kültürel alanda sorunlar yaşamakta; bu toplumların hem bölge içerisinde hem de Türkiye ve İslam ülkeleri ile irtibatlarının yeterli düzeyde olmaması da bu sorunları pekiştirmektedir.
  • Uluslararası adalet mekanizmaları Balkanlardaki hak ihlallerini engelleme noktasında üzerlerine düşen görevi yerine getirememiştir. Olası yeni hak ihlallerinin önüne geçilmesi ve bölgede barışçı bir ortamın sağlanması için daha etkili politikalar izlenmesi gerekmektedir.
  • Balkan ülkelerindeki azınlıkların hak ve hürriyetleri meselesi gündeme getirilmeli, bu anlamda özel bir “Balkan Hukuk Platformu” oluşturulmalıdır.
  • Balkan ülkelerinde imar edilen binlerce vakıf eseri Osmanlı yönetimi sonrasında planlı bir şekilde yok edilmiştir. Ayakta kalan pek azı da asli vazifeleri dışında kullanılmakta ya da ilgisizlik nedeniyle yok olmaktadır. Bu kıymetli eserlerin bölgedeki Müslüman topluluklara iadeleri, imar ve ihyaları sağlanmalı; her bir coğrafyayla ilgili hukuki süreçler başlatılmalıdır. Bu konuda Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür Bakanlığı ve İKÖ inisiyatif almalıdır. Çok yakın bir gelecekte Balkanlardaki vakıf eserlerinin ele alınacağı ilmi bir toplantı düzenlenmelidir.
  • Balkanlarda özellikle son 130 senedir çoğu zaman açıktan devam edegelen baskıcı ve yok sayan uygulamalar sonucunda Müslüman toplumlar ait oldukları kültürel ve ahlaki değerleri yaşama hakkından yoksun bırakılmış ve kendi değerlerini gelecek nesillere aktaramamışlardır. Balkan toplumları, geliştirilecek etkili sosyal gelişim projeleriyle karşı karşıya oldukları kültürel ve siyasi dejenerasyonla mücadelede yalnız bırakılmamalıdır.
  • Balkan ülkeleri çok sayıda etnik, dini ve kültürel topluluğa ev sahipliği yapmaktadır. Bu toplulukların barış içerisinde bir arada yaşayabilmeleri için ortak paydalar üzerinde durulmalı ve Müslüman halklar arasında anlaşmazlıkların giderilmesi için de “İstişare Kurulu” ihdas edilmelidir.
  • Balkanlarda kimlik ve değerlerin inşasında, mevcut yanlı tarih aktarımı etkili olmaktadır. Oysa ki Balkan tarihinin Osmanlı tarihinden ayrı tutularak anlaşılması mümkün değildir. Balkan halkları arasında ortak bir dil ve aidiyet duygusu oluşturulmalıdır. Tarih yazımı yoluyla ortak tarihi hafızanın diriltilmesi ve yabancılaşmanın önüne geçilmesi elzemdir.
  • Balkan Müslümanlarına hizmet verecek diyanet müesseselerinin geliştirilmesi açısından Türkiye Diyaneti’nin tecrübesinden yararlanılmalı, süreli toplantılar ve sürekli bir iletişimle iş birliği içerisine girilmelidir. Müslüman halkları temsil eden dini liderler belli bir liyakatte olmalıdır. Bu kişiler, Balkan Müslümanlarını temsil eden ehliyet sahibi dini kurumların müzakereleri ile belirlenmelidir.
  • Balkan ülkelerinin Türkiye ve İslam ülkeleri ile iş birliği arttırılmalıdır. İslam ülkelerinde periyodik toplantılar icra edilmeli, Türkiye ve İKÖ bu konuda öncü bir vazife görmelidir.
  • İş birliği ve ortak çalışma merkezli ve STK esaslı bir “Balkan Forumu” oluşturulmalıdır.
  • İş adamlarının bir araya gelebileceği ortak platformlar yoluyla Balkan ülkeleri ile Türkiye ve İslam dünyası arasında ekonomik iş birliği arttırılmalıdır.
  • Balkan gençliği; aile yapısındaki zayıflık, kimlik bunalımı, misyoner çalışmaları vb. sebepler sonucunda uyuşturucu, alkolizm gibi zararlı alışkanlıklar edinmekte, fuhuş batağına sürüklenmekte, dini ve milli kimliklerini hızla kaybetmektedir. Bu durumun sebeplerine odaklanılarak gençlere yönelik müesseseler oluşturulmalıdır.
  • Gelecek nesillerin yetiştirilmesinde önemli rolü olan hanımlara yönelik faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları desteklenmelidir.
  • Bölgede ilahiyat fakülteleri ve İslam enstitüleri açılmalı, ortak araştırma müesseseleri kurulmalı, öğrenci değişim programları tesis edilmeli, gençleri buluşturabilecek uluslararası toplantılar düzenlenmelidir.
  • Bölgenin kültürel dokusuna uygun yayın yapacak kitle iletişim araçlarının sayısı arttırılarak radyo, televizyon, dergi, kitap, gazete vb. neşriyat desteklenmeli ve ilgili alanlarda tercüme çalışmaları yapılmalıdır. Bölgedeki tüm gelişmeleri gün gün takip edecek bir “Balkan Takip Kurulu” oluşturulmalıdır.
  • Balkan halkları, misyonerlerin bölgeyi yeniden Hristiyanlaştırma projelerinin hedefindedir. Yerli STK’lar misyonerlik çalışmalarına karşı desteklenmeli; bilimsel araştırmalar yapılmalı; sivil toplum kuruluşlarını ve diğer ilgili kurumları konu ile ilgili olarak yönlendirecek Müslüman entelektüellerden bir heyet oluşturulmalı; akademisyenleri, eğitimcileri, sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek bir sekreterya kurulmalı; Müslüman mütefekkirler, şairler, sanatçılar ve siyasetçiler desteklenmelidir.
  • Bu toplantının ikincisi 2009 yılında Balkanlarda icra edilecektir.