Posts Tagged ‘yozlaşma’

Ey göbeğini kaşıyan Adam!

Ey göbeğini kaşıyan Adam!

Senin de yanlışın çoktur ama şimdi olay başka.
Seninle göbeğini kaşıyor diye alay eden kokanalar,
yemek yeyip, kilo almayayım diye yemekten sonra kendilerini parmaklayıp kusuyor.

Kokana dediysem, hakeret değil. Kokana olduklarından…

Göbeğini kaşıyan adam! Sana da iki çift sözüm var ama ve lakin sen bizim kültürümüzün yozlaşmasından kaynaklısın kokanalar başka kültürün yoz hali…
Bu sebeple belirtmek isterim ki,

Koysalar önüme ikinizi seç deseler, her defa seni seçerim bilesin!

[a.k]

Ahlaki-Vicdani tükeniş

subat75_lale

İslam toplumları; emperyal siyasal/kültürel/entelektüel gerçekliklere kapalı bir şekilde; hareketsizleştirilmiş zamanlar içerisinde; romantik umutlar taşıyarak; uzun, derin sessizlikler yaşıyor. Romantik önyargılar, abartılı duygusallıklar, abartılı bağnazlıklar, yüzeysel iyimserlikler, kısır ve derişmez yapılar, toplumlarımızı her alanda hareketsiz kılmıştır. İdeolojik sınırlar içerisinde yaşayan, ırkçı sınırlar içerisinde yaşayan, mezhepçi ya da hizipçi sınırlar içerisinde yaşayan ve bu sınırlar dışında neler olup bittiğini öğrenme ihtiyacı duymayan bireyler ve topluluklar buz kesmiş/donmuş bireyler ve topluluklardır. İdeolojik maskeler, ırkçı maskeler, mezhepçi ya da hizipçi maskeler, değişmez, katılıklar halinde, kendi gündemleri dışında cereyan eden hiç bir gelişmeyi umursamadan yaşamayı şiar edinmişlerdir. İdeolojik/ırkçı/mezhepçi/hizipçi dil, dışlamaya dayalı bir dil’dir.

Günümüzde bütün ideallerin/davaların yerini pragmatizmler alıyor. Dini hayatta, helal-haram, hayır-şer, hak-batıl, gibi ayrımlar/sınırlar ortadan kalkıyor, kaldırılıyor. Modern, seküler, geleneksel, batini müdahaleler / saldırılar sonucu, tevhidi temellerin yıkılmasıyla birlikte; toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel sorunlarla ilgilenmeyen; apolitik, sırlar, esrarengizlikler dünyasıyla ilgilenen; popülist figürleri gündeme alan/ “her şey helal” sloganını öne çıkaran bir İslam yaklaşımı üzerinde çalışılıyor. Müslümanların siyasal bir duruş, tarz, tavır, sahibi olmak yerine, romantik/nostaljik bir duruş sahibi olmaları isteniyor. İslam toplumlarında, Türkiyede izlenebileceği üzere, tasavvuf ve hikmet düşüncesi, yaklaşımı, birikimi, pratiği; siyasal hoşgörü / uzlaşı / teslimiyetçilik için bir araç olarak kullanılıyor ve sınırsız bir biçimde sömürülüyor. Gerçekliği bir hikmet zemininde anlatmakla, hikmeti, tek gerçeklik saymak birbirinden çok farklı şeylerdir. Okumaya devam et